Davalı vekili, başlatılan icra takibi ve davada HUMK.nun 9.maddesi gereğince Çumra İcra Dairesinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının talebinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olup, zamanaşımına uğradığını, davaya dayanak gösterilen bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığını bildirerek davanın reddini, % 100 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre, daha önce taraflar arasında görülüp sonuçlanan aynı mahkemenin 2006/364 Esas, 2007/58 Karar sayılı dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalının davacıdan 7.335.32.-TL. fazla tahsilat yapmış olduğunun belirlenerek davalı ... tarafından açılan alacak davasının reddine karar verilip kesinleştiği, bu hali ile kuvvetli delil ve giderek kesin hüküm halini aldığı, bu bağlamda davacının 7.335.32....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince; davanın ticari dav olduğu gerekçesiyle verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, davalı konumundaki kooperatifin tacir olmadığı ve uyuşmazlığın borçlar kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır....
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin şekil şartına uyulmaması nedeniyle geçersiz olduğu, davacının yok hükmünde olan sözleşmeye dayalı davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen ....02.2011 tarihli adi yazılı inşaat sözleşmesinin resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. Geçersiz bir sözleşmenin ifası istenemez. Ancak geçersiz sözleşmeyi uygulayan yan uğradığı menfi zararları sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre diğer yandan isteyebilir. Mahkemece, işin esasına girilerek, davacının yaptığını ileri sürdüğü giderlerden hangilerinin hüküm altına alınabileceği üzerinde durularak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir....
Bu durumda dava, İcra İflas Kanununun 72.maddesi kapsamında istirdat değil, BK.nun 61.maddesine göre, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak istemidir. Delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek hak düşürücü süreden bahisle istemin reddi doğru görülmemiştir. Mahkemece yapılacak iş; (davalı tarafın zamanaşımı def'i de bulunmadığı gözetilerek) taraf delilleri tümüyle toplanıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA 10.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı hazine temsilcisi; mülkiyeti hazineye ait taşınmazın bir bölümünü davalı belediyenin davalı ...'e ihale yoluyla kiraladığını iddia ederek belediyenin tahsil ettiği kira bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacının davalı ....------- yaptığı havalelerin sebepsiz zenginleşme teşkil edip etmediği ve davalının yatırdığı miktarları ve ------ devredilen taşınmazdan dolayı alacaklı olup olmadığı var ise miktarı noktasındadır. Davanın Hukuki Niteliği: Dava, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak davasıdır. Dava İstanbul Anadolu ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilip mahkememiz ----Esas sayılı dosyası esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Yargı yetkisini, Anayasanın 9....
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde davacının davalı ....------- yaptığı havalelerin sebepsiz zenginleşme teşkil edip etmediği ve davalının yatırdığı miktarları ve ------ devredilen taşınmazdan dolayı alacaklı olup olmadığı var ise miktarı noktasındadır. Davanın Hukuki Niteliği: Dava, sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak davasıdır. Dava İstanbul Anadolu ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ------ Karar sayılı görevsizlik kararı ile gönderilip mahkememiz ----Esas sayılı dosyası esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT : Yargı yetkisini, Anayasanın 9....
Davalı vekili, dava konusu çekle ilgili olarak alınmış bir iptal kararı bulunmadığını, ayrıca söz konusu kararın davacı bankaya ibraz edilip de ödeme yasağı ve çek iptal kararına rağmen çekin bedelinin ödemesinin haksız olduğu ve bu suretle oluşan zararın tazmini talepli bir istem ve davanın bulunmadığını, bu nedenle çek bedelinin sehven ödendiğinden bahisle sebepsiz zenginleşme hükümlerine istinaden davanın açılmasının mümkün olmadığını, davanın aktif husumet nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Görüldüğü üzere uyuşmazlık; vergiyi doğuran olay, mükellefiyet, muafiyet, istisna gibi vergi hukukuna ilişkin konulara ilişkin olmayıp, icra dairesinin yanlış uygulaması sonucu yersiz alındığı mahkeme kararı ile sabit olan paranın, sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Buna göre uyuşmazlığın, özel hukuku ilgilendirdiği ve çözüm yerinin adli yargı olduğu açıktır. Hal böyle olunca mahkemece; davacının talebi fazla tahsil edilen... alacağının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi istemine ilişkin olduğu gözetilerek, işin esasına girilerek, taraf delilleri toplanıp, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu dava dilekçesinin idari yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....
TTK-726 ve TTK-644. madde hükümleri gözönüne alındığında bu çek yönünden sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak en son dava açma süresi 11.1.2010 Pazartesi gününe denk düşmektedir. Birleşen davanın davacısı olan bankaca alacak davası da aynı gün açılmıştır. Bu durumda mahkemece 30.6.2008 keşide tarihli çek yönünden, açıklanan hususlar göz önünde tutularak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı (birleşen davanı davalısı) vekilinin tüm, davalı (birleşen davanın davacısı) banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı (birleşen davanın davacısı) banka vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hüküm davalı (birleşen davanın davacısı) banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....


