alacaklısı olamayacaklarını, diğer bir anlatımla, ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceklerini, ancak, pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196 ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olduğunu,1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davanın sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesinin de mümkün olmadığı gerekçeleri ile reddedildiğini, yerel mahkemece verilen hükmün eksik inceleme sonucunda oluşmuş olup kaldırılması gerektiğini, taraflarınca üyenin hak etmiş olduğu daire arsa sahibinin kayden mülkiyetinde olup kooperatifin üzerinde kayıtlı olmadığını, iflas idaresi vermiş olduğu yazı cevabında da açıkça kooperatifin herhangi bir malı bulunmadığını...
nin alacaklısı konumunda iken ... Besi Çiftliği Paz. San. Tic. Ltd Şti.’nin, ... Aslîye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/174 Esas, 2011/158 Karar sayılı kararı ile iflas ettiğini, Şirketin iflası üzerine davalılardan ... Kırmızı Et Gıda ve Hayvancılık Tic. ve San. A.Ş.’nin, iflas eden ... şirketinin bütün borçlarını temlik aldığını ve bunun üzerine müvekkili ile aralarında iki adet temlikname sözleşmesi imzalandığını, davalı ... Kırmızı Et Gıda ve Hayvancılık Tic. ve San. A.Ş.’nin iflas eden ... şirketinin müvekkiline olan tüm borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini ve temlik eden alacak miktarının toplamda 1.775.000,00 TL olarak belirlendiğini, belirlenen bu bedel karşılığında ... Kırmızı Et firmasından 10/02/2012 tarihi ile 21/03/2013 tarihi arasında vadesi olan çekler alındığını, müvekkilin, alınan temlikler ve verilen çekler nedeniyle güvenini kazanan ......
“5070 sayılı yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur”...
İflas Müdürlüğünün 2017/9 iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü, tasfiyenin adi tasfiye şeklinde yapıldığı, 22/01/2021 tarihinde ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, davacının dava konusu alacağının iflas masasına kaydının bulunmadığı belirlendiğinden davanın davalı ... ... Ltd Şti yönünden kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmıştır. Davalı ... ... Ltd Şti'nin kesinleşen Mahkeme kararı ile iflas etmesi nedeniyle icra Dairesinden iflasın açıldığı 10/02/2017 tarihi itibariyle kapak hesabı alınmış, alınan kapak hesabına göre Mahkememizce resen yapılan hesaplamada davacının davalı ... ... Ltd Şti'den talep edebileceği tutarın 6.136,00-TL asıl alacak, 736,32-TL vekalet ücreti, 2.548,67-TL takip tarihinden iflasın açıldığı tarihe kadar işlemiş faiz, 121,30-TL masraf olmak üzere toplam 9.542,29-TL olduğu belirlendiğinden davacının toplam 9.542,29-TL alacağının Müflis ... ve Tekstil Sanayi Ticaret Ltd Şti İflas masasına kayıt kabulüne karar vermek gerekmiştir....
İnşaat A.Ş. yönünden açılan dava kayıt kabule dönüştüğünden, davanın kısmen kabulü ile, 5.360.748,89 TL'nin iflas masasına kayıt kabulüne, diğer davalı/kefiller ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile, davalıların ... 5....
Bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamaz. Kategorik olarak, belirli bir tür davanın veya belirli kişilerin açtığı davaların baştan belirli veya belirsiz alacak davası olduğundan da söz edilemez. Belirsiz alacak davası, bu davaya ilişkin ölçütlerin somut olaya uygulanarak belirlenmesi gerekir. Hakime alacak miktarının tayin ve tesbitinde takdir yetkisi tanındığı hallerde (Örn: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu md 50, 51,56), hakimin kullanacağı takdir yetkisi sonucu alacak belirli hale gelebileceğinden, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin imkansız olduğu kabul edilmelidir....
Hal böyle olunca, davalı şirketin konkordato talebi ile ilgili verilen kararın akıbeti araştırılarak; a) Konkordato talebi reddedilmesi halinde çekişmeli alacak davası için “konkordatonun kabulü” ön koşulu ortadan kalktığı için HMK’nın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak işbu davaya genel hükümlere göre alacak davası olarak devam edilmesi gerekir. Zira çekişmeli alacak davasında alacak talebi hakkında yapılacak yargılama genel hükümlere tabi ise de; verilecek hüküm ve sonuçlar konkordatonun yürürlükte olup olmamasına göre farklıdır. Konkordato yürürlükte iken alacağın konkordato projesi kapsamında, tasdik edilen konkordato hükümlerine göre ödenmesi gerekecek, örneğin konkordato faizsiz ise faiz uygulanmayacak, buna karşılık konkordato yürürlükte değil ise faiz de dahil tamamen genel hükümlere göre tahsil hükmü kurulacaktır....
ertelemesi davası görülmekte olduğunu, ---- tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile iflas erteleme kararı verilene kadar ---- takiplerin durdurulması kararı verildiğini ve dava dışı şirketlerinin tüm yönetiminin kayyumda olduğunu, mahkeme harici mahsup adı altında tek taraflı tahsilat ve ödeme yapılamayacağını, zira bu hususun iflas erteleme kurumuna aykırı olduğunu, diğer alacaklıların mağduriyetine sebep olduğunu, davalı ------ şirketlerinden alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de iflas erteleme dosyasından müdahale talep ederek ---- dosyasından talep etmesi gerektiğini, mahsuplaşmanın söz konusu olmayacağını, davalının müvekkili şirket ile ticaret yapmak amacıyla dava konusu çekleri aldığını, bu ----davalının çektiği ihtarnamede yer aldığı üzere ürünleri göndermeyip dava dışı ----- borcuna mahsup ettiği yönündeki savunmasının kabul edilemez olduğunu, bu sebeplerle davalının sebepsiz zenginleşmeyi amaçladığını, hiçbir şekilde iyi niyetli hamil olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkili...
nin yargılama sırasında iflasına karar verilmiş ve verilen iflas kararı 17.12.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda anılan şirket aleyhine açılan alacak davası İİK.m.235'de düzenlenen kayıt kabul davasına dönüşmüş olup, bu tür davalar basit yargılama usulüne göre yürütülür. Diğer davalılar açısından ise yargılamanın yazılı usülde görülmesi gerektiğinden farklı usül ve esaslara ve temyiz sürelerine tabi bu davaların ayrılarak sonuca varılması yerine birlikte, aynı dava içinde hükme varılması usül ve yasaya aykırı olmuştur. Keza, mahkeme kararında...... A.Ş. yönünden verilen tahsil hükmü Dairece verilen düzelterek onama ilamında kayıt kabule dönüştürülmüşse de, " tahsilde tekerrür etmemek üzere" kaydının konulmaması ve ilamın 1. bendinde temyiz eden ... ve ... A.Ş.'nin tüm temyiz itirazlarının reddedildiği belirtilmesine rağmen, itirazların kısmen kabul edilmesi anlamına gelecek şekilde kararın düzeltilmesi cihetine gidilmeside yerinde değildir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, sözleşmenin feshi nedeniyle kesin hesap hak edişinde 56.367,11 -TL bakiye farkın tespit edildiğini, İdarenin alacağının tahsili amacıyla iflas masasına 106 sıra no ile teminat güncelleme istemine dayalı alacak başvurusunda bulunulduğunu, bu alacak istemine dayalı olarak ... Hukuk Mahkemesinin ... sayılı dosyasında dava açıldığını, derdest dava nedeni ile 106 sıra nodaki alacak isteminin nizalı olarak kayıt edildiği değerlendirilerek 107 sıra numarasındaki alacak isteminin de yargılamayı gerektirdiği düşünülmekle alacak istemi reddedilmiş olduğundan, işbu davanın açıldığını, masaya alacak kaydı taleplerinin reddine ilişkin karar yazısının İdareye 20/11/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, açtıkları davanın ... Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında derdest olup davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, ... Müh. İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflas etmesi sebebiyle Ankara İflas (......


