Ltd.Şti'nin iflasına karar verildiği anlaşılmakla İİK 194 maddesi gereğince iflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplantısı yapılması beklenilmiş, .... sayılı iflas dosyasında 10.05.2022 tarihli ikinci alacaklılar toplantısı yapıldığına ilişkin tutanak örneği temin edilerek yargılamaya devam olunmuş, birleşen .... esas sayılı davalarda davacılara, davalı ... ... ... ltd.Şti iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunmak üzere verilen süre gereğince yapılan başvuru üzerine her iki birleşen davaya konu talep hakkında nizalı alacak olarak iflas masasına kaydına karar verildiğine ilişkin iflas masası karar örnekleri .... Dairesinden temin edilmiştir. Asıl davada ve bir kısım birleşen davada davacı ... İnş. ve Tic....
İflas davası 13/01/2023 tarihinde ... Gazetesi'nde ilan edilmiş ise de Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilana ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. İİK 160. maddesi uyarınca davacı tarafından iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 158.maddesinde "Alacaklının iflas takibi kesinleştiğinde l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. İflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde diğer alacaklılar davaya müdahele veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler. Mahkeme, icra dosyasını celbeder ve basit yargılama usulüne göre duruşma yaparak, gerek iflas talebini gerek itiraz ve defileri umumi hükümler dairesinde tetkik ve intac eder....
nin Bakırköy ...İflas Dairesi ... sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, Kayıt kabul davasına dönüşen dava nedeniyle yasal dayanağı kalmayan icra inkar tazminatı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
Dolayısıyla, kooperatifin iflasına karar verilmesi halinde, kooperatifin iflas masasına kaydedilmesini isteyemezler. Zira üyelerin kooperatif sermayesi mahiyetinde ödedikleri meblağlar öncelikle ''kooperatif borçlarının'' ödenmesi için kullanılır. Şayet iflas tasfiyesi sonucunda artan meblağ kalırsa, kalan bu meblağ üzerinde kooperatif üyeleri payları oranında hak sahibi olurlar. Bu nedenlerle iflas sıra cetvelinin düzenlenmesi aşamasında üyelik aidatı olarak kooperatife konulan sermayenin masaya kayıt-kabulü mümkün değildir. Yukarıda açıklandığı üzere, davacının kooperatif üyesi olduğu ve ödediği bedelin sermaye payı olduğu, bu nedenle davacının sermaye payını iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyeceği dikkate alınarak davanın tazminat yönünden de reddi gerekirken bedelin iflas masasına kaydı doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkememizce verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir....
Yargılama sürer iken davacı şirket iflas etmiş ve yargılamaya davacı müflise izafeten iflas idaresi devam etmiştir. Hukuki Yarar Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür. Bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü de yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamışken, itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira, itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır....
Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra, aynı Kanun`un 226 ncı maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, İİK`nin 219 uncu maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2 nci maddesinde öngörüldüğü şekilde kayıt kabul ve sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. (Kuru Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2013, sayfa 1235) 5....
Belirtilen bu hükümler ışığında, iflastan dava konusu yapılmış olan alacaklar hakkında, iflas idaresi kabul veya ret şeklinde bir karar veremez. Bu davalara, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonra devam edilebileceğinden (İİK m.194/1), dava konusu alacağın kabul veya reddi kararı da ikinci alacaklılar toplantısında verilecektir. Bu nedenle iflas idaresi dava konusu yapılmış alacaklar hakkında kabul veya ret şeklinde karar vermeden, bu alacakları çekişmeli alacak olarak sıra cetveline geçirmekle yetinir. Buna karşılık, iflâstan sonra müflise karşı alacak davası açılması hâlinde, bu davaya iflâs idaresine karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davası (İİK m.235/2) olarak devam edilmesi gerekir. Ancak bunun için alacaklının alacağını iflâs masasına yazdırmış ve iflâs idaresinin alacağın reddine karar vermiş olması gerekir (Kuru,B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İstanbul 2004, s.1124)....
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 23/11/2022 KARAR TARİHİ : 23/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin .......
belirlenmesinin söz konusu olmayacağı, yine apostile şerhli iflas kesinleşmiş iflas tablosunun alacağın ispatına yarar kesin delil olduğu, mahkeme gerekçesinin aksine eldeki dava itirazın kaldırılması davası değil, genel nitelikteki itirazın iptali davası olduğundan kesinleşmiş iflas tablosunun İİK'nun 68 maddesinde sayılan itirazın kaldırılmasını gerektirir belgelerden olup olmadığının değil, bu delilin alacağın varlığını ispata elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, sadece davacıları farklı konusu ve davalısı aynı olan seri dosyalarda alınan raporlarda hem olaya uygulanacak hukuk, hem ceza davasının mahiyeti hem de iflas tablosunun delil kuvveti bakımından yapılan değerlendirmeler sonucu mahkemelerce davaların kabulüne karar verildiği, mahkemenin yetersiz gerekçe ile davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğu yönündedir....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/562 Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucu 06.07.2010 tarihinde iflasına karar verilmesi nedeniyle Kadıköy İflas Müdürlüğü'nün 2010-54 İflas masasınca 05.08.2010 tarihli 1.alacaklılar toplantısında alınan karar gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin devam etmesi nedeniyle dava dışı .... Şti. ile yapılan ve iş sahibi ...'ye bildirilen sözleşmenin ifası aşamasında .......


