Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. HMK’nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanun’un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir (Bkz. HGK’nun 19.03.2014 tarihli 2013/11-630 Esas 2014/332 Karar sayılı kararı). Az yukarıda anılan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince, para alacağının tahsili amacıyla açılan eldeki davada, Batman Mahkemeleri de yetkilidir. Kaldıki davalılardan K... P......
Bu genel bilgilerden sonra somut olaya gelince; Arsa sahibi ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunan yüklenicinin şahsi hakkını üçüncü kişiye temliki halinde üçüncü kişinin ifa talep edip edemeyeceğinin saptanmasında öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. HMK'nın 165. maddesine göre bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına kadar yargılama bekletilebilir. Davalı arsa sahibi ....avalı yükleniciye karşı kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle alacak davası açıldığını beyan etmiştir. Bu nedenle görülmekte olan ... 3....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1028 KARAR NO : 2024/509 DAVA : Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 28/06/2024 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; takibe konu 08/05/2018 düzenleme tarihli 1.125.415,98 TL tutarlı alacağın temliki sözleşmesi incelendiğinde müvekkili ...'...
Buna göre temliki öğrenen borçlu temlik olmasaydı önceki alacaklıya karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defiler yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye) karşı da ileri sürülebilir hale gelir. Bir bakıma denilebilir ki, temlik işleminin öğrenildiği ana kadar temlik sözleşmesinin dışında olan ve işlemin tarafı olmayan arsa sahibi temlik işleminden haberdar olunca temlik işleminin tarafı olur ve arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan haklarını ona karşı (üçüncü kişiye) ileri sürer hale gelir ve ifa isteğini reddedebilir. Örneğin, karşılıklı borç yükleyen ... sözleşmesinden kaynaklanan borç kısmen veya tamamen yüklenici tarafından yerine getirilmeden yüklenici şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmiş ve üçüncü kişi ifa istemişse arsa sahibi yüklenicinin öncelikli borcunun varlığını bildirerek temlik yoluyla kazanılan borcunu ifadan kaçınabilir. Burada BK m.81 borçluya (arsa sahibine) ödemezlik defini kullanma yetkisini vermektedir....
avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın, kısmen alacağın temliki sözleşmesiyle devri nedeniyle ve kısmen davalı tarafından ödeme güvencesi verilerek borcun üstlenilmesi nedeniyle açılmış alacak isteminden ibarettir. Mahkemece davalı şirket yönünden davadan davanın geri alınması (atiye bırakılması) nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davada ise davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı; davalılar arasında ... Orman İşletme Müdürlüğü'nün ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/1006 KARAR NO : 2022/194 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2016 KARAR TARİHİ : 03/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 8. İcra Müdürlüğünün .. Esas (eski ...ı dosyası ile davalılar hakkında ilamsız takip başlatıldığını, dosya borçlularının ise takibe itiraz ettiğini, dosya borçluları tarafından yapılan itirazın usul, yasa ve hukuka aykırı olduğunu, takibe konu edilen alacak borçlu asıl borçlu şirket ... Ltd. Şti.'nin ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredinin Genel Kredi Sözleşmesine dayandığını, davalıların krediyi kefil (müşterek ve müteselsil) olarak imzaladıklarını, ... A.Ş.'nin ...'ye devri ile icra takip dosyasının ... tarafından takip edildiğini, alacağın fon alacağına dönüştüğünü, müvekkili şirketin bu alacağı ...'...
. - K A R A R - Davacı vekili, davalılardan alacağın temliki nedeniyle alacaklı olduğunu, temlik eden bankanın alacağın tahsili için başlatmış olduğu takibe davalıların itiraz etmiş olduklarını, davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, temlik edilen alacak yönünden geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmadığını, müvekkililerinin kefil oldukları sözleşme limitinin bilgileri dışında artırıldığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini .... Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların genel kredi sözleşmesi nedeniyle dava dışı bankaya temlik tarihi itibariyle borçlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Esas sayılı dosya kapsamında başlatılan ve işbu davaya konu takibe de muhatap tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itirazın dayanaktan yoksun ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla; Davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar sözleşme başlığında "alacağın temliki" dense de alacaklının değişmemesi, tam aksine borçlunun değişmesi nedeniyle alacağın temliki değil borcun naklinin söz konusu olduğunu, borcu nakleden ... AŞ'nin tasfiye sürecinin devam ettiğini, tasfiye halindeki ......
Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir. Bununla beraber alacaklının, alacağını üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, “alacağın temliki”, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. Alacağın temlikinde alacaklı, halen sahip olduğu bir hakkını devredebileceği gibi, henüz mevcut olmayan, müstakbel bir alacağını da devredebilir. Temlik edenin, temlik anında sahip olduğu bir hakkını devrettiği durumlarda, yapılan bu tasarruf işlemi ile alacaklı, malvarlığının aktifindeki mevcut haklarda, başkası lehine bir azalmayı kabul etmektedir. Böylece, temlik akdi yapılır yapılmaz alacak, alacağa bağlı olan bütün imtiyazlar ve fer’i haklarla beraber devralana geçmektedir....
Yüklenici, kazandığı şahsi hakkını doğrudan arsa sahiplerine ileri sürebileceği gibi bu hakkı alacağın temliki suretiyle üçüncü kişilere de temlik edebilir. Davadaki istemin dayanağı yüklenicinin davacılara yaptığı temlik işlemidir. Ancak, temlik işleminin öğrenildiği ana kadar temlik sözleşmesinin dışında bulunan ve işlemin tarafı olmayan arsa sahibi temlik işleminden haberdar olunca temlik işleminin tarafı olur ve arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan haklarını ona karşı da (üçüncü kişiye) ileri sürebilir hale gelmek suretiyle ifa isteğini reddedebilir. Örneğin, karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmesinden kaynaklanan borç kısmen veya tamamen yüklenici tarafından yerine getirilmeden yüklenici şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmiş ve üçüncü kişi ifa istemişse, arsa sahibi yüklenicinin öncelikli borcunun varlığını ileri sürerek temlik yoluyla kazanılan borcu ifadan kaçınabilir....


