(BK 58).TMK 24 ve TBK 58. maddede belirtilen kişisel çıkarlar;kişilik haklarıdır.Kişilik hakkı ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir.Kişisel varlıklar ,insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimdir.(4.H.D. 08.04.1996 tarih,1996/3713 esas ,1996/4111 karar) Somut olayda,davaya konu olayda manevi zararın esaslı unsurunu teşkil eden kişilik değerlerindeki objektif eksilme noktasına ulaştığının kabulü mümkün değildir. Hal böyle olunca, manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği ispat edilemediğinden manevi tazminat yönünden davanın tümden reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davalının manevi tazminat isteminin de kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın manevi tazminat yönünden bozulması gerekmiştir....
Kaskolay Genişletilmiş Ticari Kasko Sigorta Zeyilnamesi incelendiğinde; ... zeyil başlangıcı ve ... bitişi olduğu, ihtiyari mali sorumluluk ölüm malul şahıs başına 250.000-TL, ölüm malul kaza başına 250.000-TL ve 250.000-TL de maddi hasar verildiği, ‘’Manevi Tazminat Klozu; manevi tazminat talepleri bu poliçede tayin edilen İMMS limitlerinin azami %25’i kadar ve maddi/manevi tazminat yekününün İMMS şahıs başına ve kaza başına limitlerini aşmaması kaydıyla hüküm ifade eder’’ şeklinde olduğu anlaşılmıştır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemleri ile eş ve çocuklarının yansıma manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2....
Taraflar arasındaki ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve dahili davalılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacılar vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın, davacıların murisinin kullandığı motorsiklete tam kusurlu olarak çarpmasıyla oluşan kazada, davacılar murisinin öldüğünü, kazada babasını/eşini kaybeden davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada rapor ile belirlenecek maddi tazminat ile davacı ... için 30.000,00 TL, diğer davacılardan her biri için 20.000,00'er TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 05.03.2014 tarihli artırım dilekçesiyle maddi tazminat taleplerini davacı ... için 37.021,73 TL,... için 1.777,82 TL'ye...
dan tahsiline; aynı miktarın iflas masasında davacı adına alacak olarak kaydedilmesine karar verilmiş, hükmün Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2007/7592 esas-2008/939 karar sayılı ilamıyla 'uyuşmazlığın iş akdinden doğmadığı ve İş mahkemesinin görevsiz olduğu' gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, görevli mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile ve taleple bağlı kalınarak 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Sigorta'dan tahsiline; tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Tekstil San. Tic. A.Ş.nden alınmak üzere iflas masasına davacı adına alacak olarak kayıt ve kabulüne; fazlaya dair hakların saklı tutulmasına; manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'...
geçen poliçenin "Açıklamalar" başlıklı kısmında ise manevi tazminat talepleri ek teminatı bu poliçeye kişi başı limitin %50'si ile dahil edilmiş olup her halükarda toplam ödenen tazminat kişi başı limitin %50'si ile sınırlıdır denilerek manevi tazminat ödemelerinde üst sınır belirlendiğini, işbu sınır, davacı vekilinin iddia ettiği şekilde poliçe limitlerine ek teminat olmayıp manevi tazminatlar bakımından ödenebilecek üst sınırı belirlemek amacıyla poliçeye dercedildiğini, bu husus Yargıtay 11....
Mahkemece verilen 16/09/2015 tarihli, 2013/99 esas, 2015/345 karar sayılı ilk kararda: manevi tazminat davasının belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nin 07/03/2016 tarihli, 2015/16988 esas ve 2016/2831 karar sayılı ilamında "Manevi tazminat, niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olarak istenemez ise de, dava dilekçesinde 50.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği belirtildiğine göre belirtilen bu miktar üzerinden işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararın gerekçesinde bu kez asıl alacağa haksız fiil tarihinden itibaren faiz yürütüldüğü belirtilmiş; ancak kısa kararda ve hüküm fıkrasında faize ilişkin talep konusunda herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir....
Şti tarafından alınarak, davacıya ödenmesine, Davacı tarafın fazlaya dair maddi tazminat taleplerinin zaman aşımı itirazları nedeniyle reddine, b-Manevi tazminat alacak bedeli olarak, 10.000,00 TL nin kaza tarihi olan 09/01/2004 tarihi itibariyle, yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Makine Endürstriyel Tesisleri İmalat Montaj Taahhüt İnşaat ve Tic. Ltd. Şti tarafından alınarak, davacıya ödenmesine, Geriye kalan manevi tazminat talebinin reddine, II-Davacı tarafın birleştirilerek görülen ... 8. İş Mahkemesinin 2012/236 E sayılı olarak açılıp, iş bu dava dosyası ile birleştirilen davalı ... San. Tic. A.Ş aleyhindeki davanın kısmen kabul kısmen reddiyle, 1-İş bu kararla davalı ... San. Tic. A.Ş aleyhindeki hüküm nedeniyle mükerrer tahsile meydan verilmeyecek şekilde, a-Maddi tazminat alacak bedeli olarak 1.000,00 TL nin, 09/01/2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı ... San. Tic....
Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/4. maddesinde yer alan “Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda, manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu ve iki talebinin de reddine karar verildiği gözetilerek davalı yararına maddi ve manevi tazminatın reddi bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir....
Mahkemece her ne kadar kararda, “manevi tazminat isteminin de mobbing nedeniyle kısmen kabulü gerektiği” şeklindeki gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, manevi tazminatın istenebilmesi için kişilik haklarının ihlal edilmiş ve buna yönelik bir saldırı gerçekleşmiş olması gerekir. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ile davacı tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylem bulunduğu davacı tarafından yöntemince ispatlanamamıştır. Salt çalışma şartlarındaki değişiklik fesih hakkı verse de manevi tazminata ilişkin olarak kişilik haklarına saldırı sayılamaz. Bu itibarla, şartları oluşmayan manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....


