-- için yaşamış olduğu üzüntü ve uğradığı manevi zararın tazmin amacıyla ----manevi tazminat, Müvekkil ----- yaşamış olduğu üzüntü ve uğradığı manevi zararın tazmin amacıyla ----- manevi tazminat, Maddi-Manevi Tazminat Alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
ın maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından, maddi ve manevi tazminata ilişkin istemin bir bölümünün reddedildiği,davalılar yararına reddedilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmediği ve eksik takdir edilen vekalet ücretinin de davacılar vekili ile temsil edilmediği halde sehven davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10 ve 12/2 maddesi uyarınca davalılar yararına her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir....
Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zarara dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. 1-6100 sayılı HMK’nin belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesinde” (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir....
Türk Anonim Şirketi aleyhine 05/01/2015 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; itirazın iptaline ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 28/01/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, davalı banka tarafından bloke konulan maaşın tahsili için yapılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptaline ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Yaralanmanın niteliği, davalının kusur durumu, kaza tarihi, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi...
, davacı sayısı ve dosya kapsamı karşısında davacı için 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir....
Davacı vekili 17/06/2022 tarihli feragat dilekçesinde özetle; Her ne kadar belirsiz alacak konulu maddi tazminat talep etmiş iseler de maddi zararlarının, dava açıldıktan sonra sigorta şirketi tarafından karşılandığını bu nedenle belirsiz alacak davası olarak açtıkları 400,00 TL'lik maddi tazminat taleplerinden feragat ederek davalarının manevi tazminat yönünden devam etmesini talep etmiştir. Davalı ------ tarihli beyan dilekçesinde özetle; Feragat veya kabul beyanıda bulunan tarafın yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesi gerekeceğini, 03/10/2017 tarihinde meydana geldiği iddia edilen davaya konu kaza ile alakalı olarak davacı tarafın açmış olduğu usul ve yasaya aykırı manevi tazminat davasını da kabul etmediklerini, reddini talep ettiklerini, davacının hukuka ---- fahiş ve haksız tazminat taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiş olup, aynı tarihli celsede feragat edilen maddi tazminat davası yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinde bulunmuştur....
Kurumu raporuna göre müteveffanın olay nedeni ile %60 oranında ve yolun yapım-bakım onarımını üstlenen kuruluşun da %40 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı ......nin olay nedeni ile kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacı anne ve babanın Borçlar Kanununun 47. maddesi uyarınca uygun bir manevi tazminat talebi hakkının bulunduğu gerekçesi ile davacı babaya maddi ve manevi tazminat, davacı anneye manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiş, davacı kardeşlerin ise manevi tazminat taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmuştur. 818 sayılı BK'nun 47. maddesi gereğince ölüm halinde, ölenin ailesi veya bu kavram içinde yer alacak olan yakınları dava açma hakkına sahiptir. BK'nun 47. maddesindeki "ölünün ailesi" kavramını dar anlamda ele almamak gerekir. Ölümün acısını derinden hissedecek yaşta olan her kardeşin manevi tazminat isteme hakkı vardır....
Davacı; meslek lisesi öğrencisi iken, davalı şirkete ait işyerinde staj eğitimi yaptığı sırada geçirdiği iş kazası nedeni ile, sağ el 2-3 parmağının uç kısmının kesildiğinden dolayı,bu olaydan kaynaklanan iş gücü kaybı ile manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı; görev, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının ıslah dilekçesini kabul etmediklerini, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımının dolduğunu beyan etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından ıslah ile artırılan maddi tazminat talebinin ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmaksızın 600,00 TL maddi ve 750,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. 02/04/2014 tarihli bilirkişi raporunda davacının maddi tazminat miktarının 19.538,37 TL olarak hesaplandığı, davacının 30/04/2014 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını, davanın çeşidi yönünden belirsiz alacak davası olarak ıslah ettiği ve alacak miktarını da artırmıştır....
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu CD çaların ayıpsız misli ile değiştirilmesine, maddi tazminat talebinin reddine, 2000 TL manevi tazminat talebinin dava tarihinden faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmişitir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının aracının ayıplı olması tek başına B.K 49 maddesindeki manevi tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Manevi tazminat talep edilebilmesi için davacının kişisel haklarına hukuka aykırı bir şekilde tecavüzün varlığından sözetmek gerekir. Somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek mahkemece manevi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....


