, şahsına ait çok kıymetli 4-5 taşınmazını yarı fiyatına satmak durumunda kaldığını ve şirketin kamu borçlarını şahsen ödediğini, davalıya ortaklık payı oranınca ödenen kamu borçlarının bir kısmının tahsili amacıyla müvekkil tarafından Konya ....
Kurumu’ndan 750.000,00 TL + KDV. tahsilat yaptığı, ortaklık sözleşmesine göre bu tutarların yarı yarıya paylaşılması gerekirken, söz konusu bu iki kalem tahsilattan davalı tarafa ödeme yapıldığına dair dosya kapsamında bir dekont veya makbuzun bulunmadığı, davalı tarafın ibraz ettiği harcama belgeleri üzerinde yapılan incelemede belgeli 508.885,00 TL harcama yapıldığının anlaşıldığı, böylelikle adi ortaklığın toplam gelirinin Kültür Bakanlığından alınan 1.054.000,00 TL ile ...’ye eserin mali haklarının satış bedeli olan 750.000,00'nin toplamı olan 1.804.000,00 TL olduğu, davacı ...’in hesabına gelen bu 1.804.000,00 TL. tutardan ...-... tarafından yapılan belgeli harcamaların toplamı 508.885,00 TL düşüldüğünde net gelirin 1.295.115,00 olarak tespit edildiği ve 1.295.115,00 : 2= 647.557,50 TL olarak her bir ortağın alacağı olduğu, bu kapsamda davalı tarafın yapılan belgeli harcamaların toplamının 508.885,00 TL+ ile % 50 kar payı 647.557,50 TL=1.156.442,50 TL olduğu, davacı ... tarafından...
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Ret kararının yasal mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkeme tarafından davalı şirket yönünden açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden ise pasif husumet yokluğuna karar verildiğini, ancak davanın sadece şirket pay alacağı davası olmayıp müvekkilinin ortak olduğu, ticari işletmenin karının paylaşılmamasından kaynaklı alacak davası olduğunu, müvekkilinin davalı limited şirkete ortak olamayacağı kabul edilse dahi tarafların iradesinin bir ticari ortaklık kurma konusunda birleştiği gözetildiğinde en azından adi ortaklığın varlığından kaynaklı olarak müvekkilinin kar payı davası açması önünde yasal engelin olmadığını, birçok Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere gizli ortaklık sözleşmesine dayanarak gizli ortağın iç ortaklıkta talepte bulunma hakkına haiz olduğu, kar payının tahsili davasının açılabilmesi için ortaklığın sona ermesine gerek olmadığını, mahkeme tarafından iddiaları ve taleplerine...
ortaklığın tasfiyesinden kaynaklanan işbu dava yönünden, zamanaşımı gerçekleştiğini, taraflarca adi ortaklığın sona erdirilmesi hususunda sözleşme akdedildiğini, buna yönelik talep ve davanı yerinde olmadığını, arz ve izah ettiğimiz nedenler ve gerekse Mahkemenin resen nazara alacağı diğer nedenlerle; Adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı işbu dava, yasal süre içinde açılmamış (zamanaşımı gerçekleşmiş) olmakla, bu yönden davanın reddini; gerçekleri yansıtmayan iddialara ve maddi vakıalara dayanan ve yasal koşulları gerçekleşmeyen davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettikleri görüldü....
Uyuşmazlığın çözümü, davacı tarafından dayanılan adi ortaklık sözleşmesinin hukuki tanımı, kurulma aşaması ve ispatında toplanmaktadır. Adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK md 620/1). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (katılım paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur. Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının UYAP sisteminden incelenmesinde uyuşmazlık konusunun; taraflar arasında münakit 10/11/2020 tarihli sözleşme nedeniyle gelir alacağı bulunup bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ve adi ortaklık olarak kabulü halinde adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı, hak kazandıysa miktarına ilişkin olduğu anlaşıldı. Mahkememizde açılan dava ve mahkememiz dosyası ile birleşen ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı ile ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......
a devrine ilişkin 03.01.2020 tarihli şirket hisse satış vaadi sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapıldığı, söz konusu sözleşmenin yasanın öngördüğü şekil şartına uyulmadan yapılmış olduğu, dolayısıyla hisse devrini taahhüt eden bu protokolün geçersiz olduğu, protokolde hisse bedelinin devrinden başka olarak belirlenen davacının talep ettiği ve takibe konu cayma tazminatı ile avukatlık ücretinden kaynaklı masrafların bu protokole, diğer bir deyiş ile devre bağlı talepler olduğu, adi yazılı şekilde yapılan sözleşmenin geçerlilik kazanamayacağı dolayısıyla geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak cayma tazminatı talep edilemeyeceği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
isimlendirmesi ile bağlı olunmayacağını ve adi ortaklık unsurlarını tek tek irdeleyerek tipik bir gelir paylaşımlı inşaat sözleşmesinin adi ortaklık akdi olarak nitelendirileceğine hükmetmiş olduğunu, tüm unsurları eksiksiz bir şekilde mevcut olan adi ortaklığın yok sayılıp hatalı bir şekilde taraflar arasındaki ilişkinin Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesine ve hatta onun bazı hükümlerine indirgemenin ve bu çerçevede hüküm kurmanın hukuka aykırı olacağını, velev ki taraflar arasında basit bir Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi var olduğu varsayımında dahi; davacı tarafın sözleşmeye konu 187 adet villanın 104 adedine karşılık gelen kısmını bedelleri ödendiği halde davalı şirkete devretmek yerine neden 3. kişilere devretmiş olduğunu, davacının haksız bir şekilde feshedilen sözleşmeyi tamamen haklı bir feshe çevirme çabası ile bir takım mesnetsiz ve gerçeklikten yoksun iddialar öne sürmekte olduğunu, işbu asılsız iddiaların aksine, davacının sözleşmenin kurulmasından itibaren sözleşme hükümlerine...
Adi ortaklık sözleşmesi ise iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bu sözleşmenin unsurlarını sözleşme, kişilerin bir araya gelmesi, katılım payı olarak emek yahut mal konulabilme ve ortak amaç oluşturur. Kişinin mal veya emek koyarak ortak olması, aynı yerde iş ilişkisi kapsamında çalışmasına da engel değildir. Özellikle emeğini ortaklığa koyan kişi, ortaklık adına işlem yapmadan hukuki ve kişisel olarak ortaklığa bağlı çalışıyor ise arada iş ilişkisi olduğu kabul edilmelidir. Diğer taraftan Deniz İş Kanunu kapsamında deniz taşıma işinde faaliyete bulunmayan geminin, işvereni gemi sahibi olabileceği gibi gemiyi işleten de olabilir....
nın kira alacağı dahil edilmediğinde 0,4495), ...'ın alacağının ise 0,4653 (...'nın kira alacağı dahil edilmediğinde ise 0,5505) oranına tekabül ettiği, belirtilmiştir. Yani adi ortaklık davaya konu projenin gerçekleştirilmesi sırasında tüm öz varlığını yitirerek zarar etmiştir. Ortaklara dağıtacak herhangi bir pay bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkememizce adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. Davacının tazminat talepleri yönünden; davacı, davalıların haksız eylemleri nedeniyle adi ortaklığın tüm öz sermayesini yitirdiğini ve ortaklığın zarar etmesi nedeniyle tazminat talebinde bulunmuştur. Bu durumda davacı ancak adi ortaklığa koyduğu sermaye ve adi ortaklığın gerçekleştireceği proje sonucu elde edebileceği kar payını talep edebilir. ...-... İş Ortaklığı Sözleşmesinde de anlaşılacağı üzere davalı ... A.Ş ... ortak, diğer davalı ... ise proje müdürüdür. Yönetimde davacının hiçbir yetkisi yoktur....


