Ortak Girişimi tarafından üstlenildiği, adi ortaklıklarda sözleşme konusu işle ilgili gelir ve giderlerin takip edilebilmesi için Adi Ortaklık adına ticari defter tasdik edilmesi gerekir iken ortaklarca vergi mükellefiyeti tesis edilmediği gibi Adi Ortaklık adına da ticari defterlerin tasdik olunmadığının anlaşıldığı, davacı ......
in Kartal 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/699 E.-2002/885 K.sayılı kararı ile lehine hükmedilen tasfiye alacağı da bu tasfiye hesabında dikkate alınarak tasfiye gerçekleştirilmelidir. Kira alacağına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; BK.530 (TBK. 630) maddesinde; “ortaklığı idare eden ortak ile diğer ortaklar arasındaki ilişkinin vekalet hükümlerine tabi olduğu, ortaklardan biri yönetim hakkına sahip olmadığı halde ortaklık hesabına hareket eder, yahut ortaklığı yöneten ortak yetkisini aşarsa vekaleti olmadan başkası namına tasarruf edenler “ hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Ortaklık geliri henüz taksim edilmeden onun üzerinde bütün ortakların iştirak halinde mülkiyet hakları vardır....
Davacı vekiline, 13/03/2024 tarihli 2 nolu celsede davacı tarafın icra takibinde alacağın sebebi olarak bakiye fatura alacağı, ödenmemiş işçilik alacağı, kar payı ve ek iş- işçilik bedelleri şeklinde yazarak toplam 938.000,00-TL asıl alacak talebinde bulunduğu, ancak hangi alacak kalemi için hangi bedelde talepte bulunulduğunu ayrı ayrı gösterilmediği, bu hususun açıklanmasının gerektiği, ayrıca davalı şirketlerin aralarında adi ortaklık bulunup bulunmadığı, husumetin her iki şirkete birlikte yöneltilmesinin sebebinin ne olduğu, bahsi geçen 12 adet yapıda davalıların ayrı ayrı işveren mi olduğu, yoksa birlikte mi işveren oldukları, davalılar arasında adi ortaklık bulunup bulunmadığı hususlarının da muallak olduğu anlaşılmakla davacı vekiline takibe konu yaptığı alacak miktarının ayrı ayrı kalemler halinde açıklanması, yargılamaya yapmaya elverişli halde bildirmesi, davalılara birlikte husumet yöneltmesinin sebebi hususlarında açıklamada bulunmak (somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmek...
Bozmaya uyan mahkemece; taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine, davacıların toplamda 2.765.703,14 TL tasfiye payının olduğunun tespitine; asıl davada, davacının talep ettiği 300.000 TL yönünden, davacının tasfiye payı alacağı faizi ile birlikte 29/06/2017 tarihinde ödenmiş olması sebebiyle konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına; birleşen 2019/351 Esas sayılı davada talep edilen 2.465.703,14 TL yönünden tahsilde tekerrüre yer vermeyecek şekilde davanın kısmen kabulü ile bakiye 954.600,04 TL'nin bu dava tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine; davalıların faiz ödemesi adı altında 29/06/2017 tarihinde protokolle fazladan ödediği 1.401.734,41 TL’nin 954.600,04 TL'nin faizinin tahsili sırasında nazara alınmasına, birleşen 2013/355 Esas sayılı davanın reddine dair verilen karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş...
TL alacaklı olduğu kayden tespit edilmişken davacı şirketin ,,,,,,,,, TL kar payı alacağı olduğundan bahsedilemeyeceğini, bilirkişi......TL kar payı alacağını nasıl neye göre hesapladığını açıklanmadığını ve gerekçelendirmediğini, kar payı alacağının tek cümlelik bir tespit ile ........ TL olduğuna yer verildiğini, hüküm altına alınan miktara avans faizi işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl Dava; taraflar arasındaki adi ortaklık kurulmasına ilişkin sözleşme gereğince davacı tarafından davalıya devri yapılan ... ve ... nolu bağımsız bölümlerin tapu iptal ve protokol gereğince taşınmazları davalıya devreden davacı adına tescili istemlidir. Birleşen Dava; aynı sözleşme gereğince cezai şart ve kira kaybı alacağı, mermer ocağının davalıya devredilen %50 hissesinin iptali ile yeniden müvekkili adına tescili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, karar asıl dava davalıları vekili tarafından istinaf edilmiştir....
HD. 6.5.2010 T. 2010/10087 E, 2010/11314 K). 30.11.2006 tarihinde haciz yapılan iş yerinin davacılar ile borçlu tarafından adi ortaklık şeklinde işletildiği dolayısıyla haczedilen malların adi ortaklık malı olduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklıkta, ortaklık malı, ortaklardan birinin şahsi borcu dolayıyla haczedilemez. BK.nun 534. maddesine (6098 s. TBK. m.638) göre bir ortağın alacaklıları haklarını ancak ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler (21. HD. 1.12.2008 T: 2008/3210 E,. 2008/18587 K). Somut olgu şöyle bir örnekle de açıklanabilir; Eşler anlaşmalı yada diğer boşanma sebeplerinden biriyle boşanma davasını açabilirler. Ne var ki, yargılama devam ederken henüz açılan boşanma davası herhangi bir biçimde sonuçlanmadan eşlerden birinin ölümü halinde ve mirasçılar yada mirasçılardan biri TMK'nun 181. maddesindeki hakkı kullanmadıkları takdirde, artık evliliğin boşanmayla değil, ölümle sona erdiğinin ve mal rejiminin de ölüm tarihinde son bulduğunun kabulü gerekir....
den düşen miras payı açısından reddine, 3-Şirket tablosunda davacının annesi muris ... ... ...'...
akdedilen hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesinin hukuki niteliği itibariyle bir adi ortaklık olduğu Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları ile sabit olduğundan, taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiye payı üzerinde olacağını, bununla beraber müvekkili şirketin davacı şirketten alacağı ve davacı şirket tarafından haksız bir şekilde açılan dava nedeniyle uğranılan zararın çok daha yüksek tutarda olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiyesine ilişkin olarak davacının sahibi olduğu şirket ile dava dışı ......
Dava dilekçesine ekli ön proje incelendiğinde; şirketi adına çekilen kredilere şahsi kefaletinin bulunduğu, 3.kişilerden alacağının bulunmadığı, kendi şirketinden 112.719,96 TL alacağı olduğu bildirilmiştir. Ön projede tedbir olarak aylık net 5.000,00 TL huzur hakkı aldığı, şirketin dönem sonlarında kar elde etmesi durumunda ortaklık kar payı alacağı bildirilerek şahsi malvarlığında yer alan taşınmaz ve araçlarında satışının yapılarak borçların ödeneceği bildirilmiştir. Ön projede davacının borçlarını 6 ay ödemesiz, 12 ay vadelendirilerek ödeneceğini teklif ettiği, yani vade konkordatosu talep ettiği, tenzilat talebinde bulunmadığı görülmektedir. Ön projeden davacının 5 tane alacaklıya toplam 1.723.521,64 TL kefilliği bulunduğu anlaşılmaktadır....


