WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

A.Ş deki alacağına İİK 89/1. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi göndererek 12.01.2007 tarihinde ihtiyati haciz uyguladığını, şikayet edilenin ise borçlu hakkında yaptığı icra takibinde borçlunun 3. kişideki alacağına haciz koymak için gönderdiği haciz ihbarnamesinin alo post yöntemiyle 15.01.2007 tarihinde 3. kişiye ulaştığını, 3. kişinin borç miktarı itibariyle haczi koymadığını belirttiğini, bunun üzerine şikayet edilenin talebi üzerine 3. kişiye tekrar müzekkere yazıldığını, tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkili bankanın kamu bankası olması nedeniyle ilk hacze iştirak ettirilmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelindeki sıralarına itiraz etmiştir. Şikayet edilen vekili, müvekkil bankanın haczinin kesin haciz, şikayet edenin haczinin ise ihtiyati haciz olduğunu, tebligatın usulüne uygun olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde şikayetçi üçüncü kişi banka, İİK'nun 89/1. maddesi uyarınca gönderilen birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmesine rağmen, icra müdürlüğü tarafından 15.12.2014 tarihli yazı ile borçlulara ait haczedilen hesaplar üzerinde bulunan rehinlerin sebepleri, diğer haciz ve takyidatlara ilişkin ilgili kurum ve icra dosyaları bilgileri, borç miktarları ve haciz tarihlerinin dosyaya bildirilmesinin talep edilemeyeceğinden bahisle icra müdürlüğünün işlemini şikayet ettiği, mahkemece, şikayetin reddine karar...

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazının kısmen kabulü ile ....İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.04.2015 tarih ve 2014/459 E., 2015/363 K. sayılı kararının hüküm bölümünün (2). bendinde yer alan ''davacının icra kefaletine ve maaş üzerine haciz konmasına yönelik şikayetinin kabulü ile icra kefaletinin ve davacının maaşı üzerindeki haczin iptaline'' bölümünde yer alan ''icra kefaletine'' ve ''icra Kefaletinin'' sözcüklerinin hüküm metninin çıkarılarak yerine ''icra emrine'' ve ''icra emrinin'' sözcükleri eklenerek 2.bendin ''davacının icra emrine ve maaş üzerine haciz konmasına yönelik şikayetinin kabulü ile icra emrinin ve davacının maaşı üzerindeki haczin iptaline'' şeklinde düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. L.B....

nin İİK.nun 89/1 haciz ihbarnamesi sonucu tahsil ettiği paranın Kimyasu Paker Ltd.Şti'ne ödenmesi gerektiği, anılan şirketin de bu alacağın davacıya temlik ettiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 25.000.00 YTL asıl alacak, 7.937.50 YTL işlemiş faiz üzerinden istemin iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 5.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Genel Müdürlüğü'ne muhtıra yazılarak haciz konulacak malların bildirilmesi için süre verildiği, İski'nin haciz konulacak mal bildirmemesi nedeniyle alacaklı tarafından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesinin talep edildiği, icra müdürlüğünce İski'nin mallarının haczedilemez olması nedeniyle talebin reddine karar verildiği, bunun üzerine, alacaklının anılan kararın iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayetin kabulü ile müdürlük kararının iptaline karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 18/3. maddesi gereğince; aksine hüküm bulunmayan hallerde, duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır. Şikayetin mahiyeti göz önüne alındığında, İİK'nun 18. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince duruşmalı olarak incelenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmaktadır....

Davalı vekili, taraflar arasında henüz mutabakat sağlanmadığı ve borç muaccel olmadığı halde temlik eden hakkında başlatılan icra takibinde müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin hesaplarını kontrol ettiğini ve 120.155,93 TL borcu olduğunu yasal olarak bildirmek zorunda kaldığını, durumun temlik edene bildirildiğini, ancak temlik edenin bildirim dahi yapmadan müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkili haciz ihbarnamesine uymak zorunda olduğu için bu davaya konu icra takibine itiraz ettiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir....

K A R A R Borçlu vekili; 6352 sayılı Kanunun 58. maddesi ile değişik, 2577 sayılı Kanunun 28. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen, idari başvuru yolu kullanılmaksızın, yargılama gideri ve avukatlık ücreti için ilamlı icra takibi başlatılmasının kanuna aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca 12.03.2014 tarihli haciz ihbarnamesinde talep edilen miktarın fazla olduğunu ileri sürerek, icra emrinin ve haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, alacaklı vekilinin takipten önce 04/12/2012 tarihinde takip konusu alacakların ödenmesi için davacı ......

şikayetinin kabulüne, ödeme emri tebligatının iptaline, dava tarihi olan 25.05.2015 tarihinin tebliğ tarihi olarak tespitine, taşkın hacze ilişkin şikayetinin reddine karar verildiği, borçlunun temyiz başvurusu üzerine “yapılan şikayetin kısmen kabul edilerek, ihtiyati haczin infazına ilişkin haciz işlemlerinin 20.000 TL yönünden geçerli olmasına karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak “ şikayetin kısmen kabulü ile, ... 6....

Yukarıda yazılı yasal düzenlemelere göre; tebligat yapılan şikayetçinin elektronik posta adresi bulunduğu nazara alındığında, Tebligat Kanunu’nun 7/a-2. maddesi gereği borçluya tebligatın tebligatın elektronik yolla yapılmasını zorunlu olup, posta yolu ile yapılan tebligat yok hükmünde olduğundan, şikayetçi de kendisine yapılan tebligatın iptalini talep ettiğinden şikayetin kabulü ile ödeme emri tebligatının iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir... '' gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile borçluya çıkarılan ödeme emrinin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir....

Başka bir ifadeyle davacı taraf olmadığı icra takip dosyasında kendisine gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığından menfi tespit talep etmiş olup davacı 3.şahıs ile davalı alacaklı arasındaki ilişki ticari iş niteliğinde de değildir. TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı ise de İİK'nın 89/3. maddesine dayalı menfi tespit davaları alacak davası mahiyetinde olmadığından davacının arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Dava, İİK'nın 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davası olup bu davalarda görevli mahkeme genel mahkemelerdir....

UYAP Entegrasyonu