Somut olayda davacı, kendisine usulen tebliğ edilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine süresi içinde itiraz etmemiş ve İİK 89/3 maddesine göre üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesine neden olmuştur. Bu durumda davalı taraf, dava açılmasına sebebiyet vermemiş ise de; yargılamanın ilk duruşmasında davayı kabul etmeyerek, davanın devam etmesine yol açmıştır. O halde mahkemece HMK 312/2 ve 331 maddesi dikkate alınarak davalının yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalının yargılama giderleriyle sorumlu tutulmaması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
hakkında başlattığı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde; adı geçen borçlu şirketin şikayetçi 3. Kişi Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerine haciz konduğuna dair 89/1 haciz ihbarnamesinin gönderildiği görülmektedir. Haciz konulan bir mal veya hakkın haczedilemezliğine yönelik iddia, ancak borçlu tarafından ileri sürülmesi halinde icra mahkemesince incelenebilecek bir husustur. Bu konuda 3. Kişinin borçluya ait bir mal veya hakkın haczedilemeyeceğini ileri sürerek 89/1 ihbarnamesine dayalı haczin kaldırılması ve ihbarnamenin iptali istemi ile yaptığı şikayetin dinlenilmesi olanağı yoktur. O halde, Mahkemece, 3. kişinin isteminin bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, istemin kabulü ile 1.haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi isabetsizdir....
ihbarnameleri tüm sonuçları ile birlikte kaldırılamaz ve tedbir kararında açıkça hacizlerin kaldırılması belirtilmediği sürece hacizlerin kaldırılmasına karar verilemez ise de 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliğinin bir muhafaza tedbiri niteliğinde olması karşısında, 89/1 haciz ihbarnamelerinin tebliği ile ilgili memur işlemlerinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, şikayete konu 03.12.2020 ve 05.12.2020 tarihli İcra Müdürlüğü kararları gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesinin sözkonu olmadığını, ancak 10.12.2020 tarihli İcra Müdürlüğü kararına dayanılarak..., ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı vekili tarafından bir adet bonoya dayalı olarak yapılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emrinin borçluya 09.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu icra mahkemesine yaptığı 24.07.2014 tarihli başvurusunda kambiyo şikayeti yanında zamanaşımı itirazı ile borca itirazda bulunduğu, mahkemece takibin iptaline karar verildiği görülmektedir. Borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK.nun 170/a madde kapsamında şikayet ile aynı yasanın 168/5.maddesi kapsamında itiraz olup, İİK'nun 168/3 ve 168/5 maddeleri gereğince 5 günlük süreye tabidir....
- K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı şirketin takip dosyasından çıkartılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, tebligatı alan kişinin borçlunun işçisi olmadığını; ihtiyati haczin 20.000,-YTL. üzerinden konmasına rağmen garame hesabının tüm dosya alacağı üzerinden yapılmasının doğru olmadığını; müvekkilinin alacaklısı olduğu diğer takip dosyasının da garameye dahil edilmesi gerektiğini ve diğer davalı Hasan Kılıççı’nın takip dosyasından yapılan ödeme emrinin usulünce tebliğ edilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili müvekkilinin takip dosyasından yapılan ödeme emri tebligatında usule aykırı yön bulunmadığını, dosya hesabında ihtiyati haciz miktarının önemli olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
- K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı şirketin takip dosyasından çıkartılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, tebligatı alan kişinin borçlunun işçisi olmadığını; ihtiyati haczin 20.000,-YTL. üzerinden konmasına rağmen garame hesabının tüm dosya alacağı üzerinden yapılmasının doğru olmadığını; müvekkilinin alacaklısı olduğu diğer takip dosyasının da garameye dahil edilmesi gerektiğini ve diğer davalı ...’nın takip dosyasından yapılan ödeme emrinin usulünce tebliğ edilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili müvekkilinin takip dosyasından yapılan ödeme emri tebligatında usule aykırı yön bulunmadığını, dosya hesabında ihtiyati haciz miktarının önemli olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
- K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı şirketin takip dosyasından çıkartılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, tebligatı alan kişinin borçlunun işçisi olmadığını; ihtiyati haczin 20.000,-YTL. üzerinden konmasına rağmen garame hesabının tüm dosya alacağı üzerinden yapılmasının doğru olmadığını; müvekkilinin alacaklısı olduğu diğer takip dosyasının da garameye dahil edilmesi gerektiğini ve diğer davalı Hasan Kılıççı’nın takip dosyasından yapılan ödeme emrinin usulünce tebliğ edilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili müvekkilinin takip dosyasından yapılan ödeme emri tebligatında usule aykırı yön bulunmadığını, dosya hesabında ihtiyati haciz miktarının önemli olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
- K A R A R - Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan davalı şirketin takip dosyasından çıkartılan ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu, tebligatı alan kişinin borçlunun işçisi olmadığını; ihtiyati haczin 20.000,-YTL. üzerinden konmasına rağmen garame hesabının tüm dosya alacağı üzerinden yapılmasının doğru olmadığını; müvekkilinin alacaklısı olduğu diğer takip dosyasının da garameye dahil edilmesi gerektiğini ve diğer davalı ...’nın takip dosyasından yapılan ödeme emrinin usulünce tebliğ edilmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili müvekkilinin takip dosyasından yapılan ödeme emri tebligatında usule aykırı yön bulunmadığını, dosya hesabında ihtiyati haciz miktarının önemli olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
Kulübünün futbolcusunu diğer davalı taraf kiralamasından dolayı alacaklı olduğunu, davalı ... kira alacağını alamadığından dolayı diğer davalı ... aleyhine takip yağıldığını, takibin bir kısmına itiraz edildiğinden geri kalan kısmına devam edildiğini, söz konusu takip dosyasına müvekkilinin alacağı için birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalılar tarafça kiralanan futbolcu nedeniyle muaccel hale gelmiş tüm alacaklar konusunda anlaşma sağlayarak 25/03/2015 tarihli ibraname düzenlediklerini anlaştıkları bedele karşılık iki adet bono verildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/514 Esas sayılı dosyası ile diğer davalı ... Kulübü tarafından davalı ... aleyhine karşı menfi tespit davası açıldığını, diğer davalı ... Kulübü’ne haciz ihbarnamesi gönderildiği halde davalı ... Kulubüne ödeme yapmaması halde müvekkiline zarar verecek şekilde ibraname düzenlendiğinden bahisle davalılar tarafınca akdedilen ibranamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ......
belirtildikten sonra, İİK’nun 14. ve İİK Yönetmeliğinin 42. maddeleri gereğince haciz ihbarnamelerinde, kendisine haciz ihbarnamesi gönderilen 3. kişi ile takip borçlusunun adreslerinin ve haczin hangi miktar için yapıldığının yazılı olması gerekmesine rağmen şikayete konu 89/1 haciz ihbarnamesinde 3. kişinin adres bilgilerinin bulunmadığı ve her üç haciz ihbarnamesinde yazılı miktarların da birbiriyle uyumlu olmadığı gerekçeleriyle , İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yerine; şikayetin kabulü ile 89/1 haciz ihbarnamesinin iptaline, söz konusu ihbarname iptal edilmekle 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin de geçersiz olacağı belirtilerek bunların da iptaline karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edildiği anlaşılmaktadır....


