WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İcra Dairesinin ...Esasında icra takibi başlattığını, takip dosyasından müvekkiline haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, ihbarnamelerin tebliği usulsüz olduğu için müvekkilinin süresinde itiraz edemediğini, fakat tebligatların usulsüz olduğunu, ihtarın tebliği yapılan adreslerin müvekkili şirketin ticaret sicilde kayıtlı olan adresler olmadığını, müvekkili şirkete yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, bu nedenlerle öğrenme tarihinin 22.02.2017 olarak düzeltilmesi ve takip dosyasına 23.02.2017 tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğunun tespiti için Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, usulsüz tebligatların öğrenildiği 22.02.2017 tarihinde müvekkil şirketin Antalya ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasında borçlu ... TİC. LTD. ŞTİ. 'ye kesinlenmiş herhangi bir borcu olmadığını, aksine alacağının bulunduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......

İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmasına müteakip, icra dosyasından müvekkiline gönderilen 89/1., 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin, tebligatların usulsüzlüğü sebebiyle iptali talepli ilgili icra hukuk mahkemesi nezdinde şikayet yoluna gidilmiş olsa da, müvekkili şirketin icra dosya borçlularına hiçbir şekilde borcu olmamasına rağmen davaya konu icra dosyasında borçlu sıfatı ile eklenmiş olması ve akabinde müvekkili şirket aleyhine haciz işlemlerine başlanılmış olması nedeniyle müvekkili şirketin telafisi mümkün olmayan zararlar ile karşı karşıya kalıyor olması sebebiyle icra hukuk mahkemesi nezdinde yapmış oldukları usulsüz tebligat şikayetinin sonuçlarını beklemeden mahkememiz nezdinde müvekkili şirketin, işbu davaya konu icra dosyası kapsamında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili şirkete ait tüm taşınır ve taşınmazlara, banka hesaplarına uygulanan hacizler ile başkaca uygulanmış tüm hacizlerin ve/veya haciz işlemlerine ilişkin öncelikle...

nın davacının kardeşi olduğu, müvekkilinden alacağın olduğuna dair hiçbir belgenin bulunmadığı iddialarının soyut olduğu ve bu kapsamda ispat yükünün alacaklı tarafta olduğu belirtilerek İİK 89 gereği müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile haciz ihbarnamelerinin iptali talebinin yanı sıra yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür....

ye adi kira sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus yolla takip başlattığı, davacı şirkete 24/10/2018 tarihinde 1. haciz ihbarnamesinin gönderildiği, haciz ihbarnamelerinin iptali talebi ile açılan davanın kısmen kabulü ile 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile öğrenme tarihinin 06/08/2019 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacı şirket tarafından süresi içinde eldeki menfi tespit davasının açıldığı, yapılan incelemede davacının dava dışı takip borçlularına borçlu olmadığı ve kuruluş yapısı itibariyle de borçlu olmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. İİK 89/3 maddesi ile özel olarak düzenlenen menfi tespit davası kapsamında davanın kabulü halinde ayrıca bir tazminat öngörülmediğinden tarafların tazminat taleplerinin reddine..." de karar verilmiştir....

CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı aleyhine 2014 yılında 1.402.485,99 TL alacak için icra takibini başlatıldığını, alacağın tahsil edilemediğini, davacının haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğu iddiasını şikayet yoluyla icra mahkemesi nezdinde ileri sürmesi gerektiğini, icra takip işlemlerinin haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III....

Bankası A.Ş’nin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi; Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, 3. kişi konumunda olan ... Bankası A.Ş’ye gönderilen haciz ihbarnamelerinin ardından, banka tarafından verilen cevap üzerine alacaklı vekilince banka aleyhine haciz talep edildiği, icra müdürlüğünce ... Bankası A.Ş mallarının haczedilemeyeceği gerekçesi ile istemin reddine dair verilen kararın şikayet konusu yapıldığı, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir. Borçlunun üçüncü kişi bankadaki mevduat alacağı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 106/2. maddesi gereğince menkul hükmündedir. Bankadaki mevduat, menkul haczi gibi icra müdürlüğünce bankaya yazılacak yazı ile haczedilebileceği gibi (HGK'nun 01.12.1999 tarih ve 1999/12-1003/1017 sayılı kararı), İİK'nun 89. maddesindeki uygun olarak düzenlenen haciz ihbarnamesi ile de haczedilebilir. Bu takdirde İİK'nun 89. ve bunu izleyen maddelerde yazılı hukuki sonuçlar doğar....

Dava İİK 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davası olduğu, tarafların tacir olmadığı ve davanın TTK'daki mutlak ve ticari davalardan olmadığı, İİK 89 maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay ......

Muhatabın beyan ettiği tarih tebliği tarihi addolunur." hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda, 11.03.2005 tarihli haciz borçlu Mustafa Turgut huzurunda yapıldığından ve borçlu haciz tutanağını imzaladığından artık bu tarihte takipden haberdardır. Tebligata muttali olduğu 11.03.2005 tarihine göre, yasal 7 günlük şikayet süresi geçirilerek yapılan tebligatın usulsüzlüğü şikayetinin süreden reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.04.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.  ...

Böylece borçlunun 3.kişideki alacağı haczedilmiş olur. 2004 sayılı kanunun 89.maddesinde öngörülen usule göre 3.kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi 3.kişideki borçlunun alacağının borçluya ödenmesini önleyen bir muhafaza tedbiridir. Takibin kesinleşmesi üzerine ve alacaklının talebi ile icra müdürü borçlunun 3.kişideki alacağının haczine karar vererek haciz tutanağı düzenler. İcra müdürü 2004 sayılı kanunun 89.maddesinde öngörülen süreci işleterek 1. Ve 2.haciz ihbarnamelerini düzenler. 3.kişi, ikinci haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde bu ihbarnameye itiraz edebilir....

Her ne kadar dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, şikayet olunanın ihtiyati haciz kararı bulunduğu belirtilmiş ise de, incelenen icra dosyasında herhangi bir ihtiyati haciz kararına ve bu kararın uygulandığına ilişkin haciz müzekkeresine ya da ihbarnamesine rastlanmamıştır. Bu itibarla, sıra cetvelinde belirtilenin aksine, şikayet olunanın 31.12.2013 tarihli bir ihtiyati haczi bulunmamaktadır. Şikayetçinin alacaklı bulunduğu icra dosyasında üçüncü kişiye 02.01.2014 tarihine tebliğ edilen haciz ihbarnamesi, ödeme emrinin 02.01.2014 tarihinde tebliği üzerine yasal on günlük ödeme süresinin sona erdiği 13.01.2014 tarihi itibariyle kesin hacze dönüşmüş olup şikayet olunanın kesin haczi (21.01.2014 tarihli) bu tarihten sonra olduğundan ve ilk kesin hacze iştirak koşullarını da taşımadığından, şikayete konu sıra cetvelinde, şikayet olunana garameten pay ayrılması isabetsiz olmuştur....

UYAP Entegrasyonu