WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

tarihli protokol ve 31.07.2014 tarihli taahhütname ile dava konusu taşınmaz üzerinde hiçbir hak ve alacağının kalmadığını beyan ettiği, davalıyı ibra ettiği, hatta taahhütnamenin asıl dava açıldıktan sonra verildiği, iradenin sakatlandığı bir hâlin bulunduğunun da davacı tarafça kanıtlanamadığı, söz konusu belgelerin tarafları bağlayacağı gerekçesiyle asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, karar kesinleştiğinde davacı tarafça depo edilen 9.068,66 TL’nin davalı tarafa ödenmesine, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir....

Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payını eşi olan davalı ...'...

Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davacının davalıdan alacağı olup olmadığının araştırılarak tespit edilmesi ve varsa asıl alacak ve faiz miktarlarının kaçar TL olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir. Mali Müşavir Bilirkişi *** tarafından düzenlenen 11/01/2024 tarihli raporda özetle; "Dava itirazın iptali davasıdır. Davacı ilamsız takip başlatmıştır. Davalı itirazı ile takip durmuştur. Davacı bunun üzerine huzurdaki itirazın iptali davasını açmıştır....

Şti.nin yetkilisi, ortağı ya da birinci derece yakınlarına devredildiğini, taşınmazın devrinin hile ile sağlandığını, 24.11.2015 tarihinde ihtar gönderdiğini ve ardından 14.12.2015 tarihinde İdeal GYO Ltd. Şti. ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiklerini, 6 adet taşınmazın devir ve temlikinin aynı gün ve saatte yapıldığını ileri sürerek hile nedeniyle tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazı satış suretiyle edindiğini, satış bedelinin peşinen ve elden ödendiğini, satışa dair resmi senet ile satış bedelinin tahsil edildiğinin açık olduğunu, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, 14.07.2015 tarihinde aralarında harici satış sözleşmesinin düzenlendiğini, mahsuba ilişkin bir hükmün söz konusu olmadığını, hile iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III....

"İçtihat Metni" mirasçıları ve asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar ... ve ... vekili Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali ve tenkis ile muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2010/246 Esas sayılı davada asıl ve karşı davanın reddine, birleştirilen 2010/595 Esas sayılı davada davanın kabulüne karar verilmiştir....

Arslan ( Balcı ) vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususlarla bağlı olduğunu, davayı değiştirme yasağı gereği talep sonucunun ve dava sebebinin değiştirilmesini peşinen kabul etmediklerini, taşınmazların davacı tarafından davalıya hibe edildiğini, Akın Caddesindeki taşınmazın üçüncü şahıs adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, tapu iptali ve tescil istendiğinden kayıt malikinin de davada yer alması gerektiğini, bu nedenle bu istek yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istediklerini, bu taşınmazın vekil edeninin babası tarafından kredi çekmek suretiyle alındığını, halen kredi borcu ödemesinin devam ettiğini, vekil edeninin evlilik süresince çocuklara baktığını, eşi gibi vekil edeninin de çalıştığını, diğer taşınmazın arsa niteliğinde bulunduğunu, Akın Caddesindeki taşınmazın daha önce vekil edeni tarafından biriktirilen para ile alındığını, Akyurt’daki arsanın ise evlilik öncesi çalışması sırasında biriktirdiği para ile edinildiğini...

Bu nedenledir ki, bir kısım kazandırmalar, bağışa benzese de kazandırmanın salt bağışlama amacıyla yapılmaması nedeniyle bağışlama olarak nitelendirilemez. Ahlaki bir ödevin yerine getirilmesi de bağışlama sayılmaz (TBK m. 285/3). Evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancının hakim olduğu düşünceyle, ortak yaşamı ve geleceği güvence altına almak amacıyla, beraberlikten doğan dayanışmayla ve karşılıklı güvene dayanarak, örf ve adete uygun olarak eşlerin birlikte yatırım yapmaları bağış olarak değerlendirilemez. Eşler arasında dayanışma, güven ve sadakat esastır. Gelecekte aile üyelerinin yararlanacakları beklentisiyle birlikte malvarlığı edinme çabaları, eşlerden birinin sebepsiz zenginleşmesiyle sonuçlanmamalıdır. Bu açıklamalar nedeniyle, devredene ağır yükümlülük getiren kazandırmanın bağış olarak değerlendirilmesi için, bağış amacını taşıyan davranış ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde olması gerekir....

Noterliğinin ... yevmiye numaralı 12/09/2014 tarihli Konut Satım Sözleşmesi imzalandığını, alacaklı müvekkilinin sözleşmede belirtilen satış bedeli olan toplamda 333.600,00-TL'nin tamamını eksiksiz şekilde müflis şirkete ödediğini ve sunulan dekontlardan ve evraklardan da anlaşılacağı üzere müflis şirketten mevcut taşınmazı fiilen teslim aldığını, müvekkilinin mevcut taşınmaz için tüm ödemeleri gerçekleştirmiş olsa da taşınmaza ilişkin tapuda mevcut ipotek nedeniyle müvekkilinin taşınmazın tapusunu teslim alamadığını, müvekkilinin taşınmaza ilişkin tapusunu kendi adına tescili amacıyla tapu iptal ve tescil davası açmış olup, Bakırköy .... Tüketici Mahkemesinin .......

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptal ve Tescil, Katılma Alacağı, Altın Alacağı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.10.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av......ve karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: ......

ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli dava sonunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 18.03.2022 tarihli ve 2021/1020 Esas, 2022/453 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde tereke temsilcisi vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vasisi dava dilekçesinde, davacının 03.11.2016 tarihinde kısıtlanmasına karar verildiğini, alzeheimer ve demans hastası olduğunu, yanında kaldığı kızı davalı ...’ün davacıya ait 743 ve 744 parsel sayılı taşınmazların çıplak mülkiyetini kendi üzerine aldığını, devrin irade fesadı ile hileli bir şekilde yapıldığını, davacının yaklaşık 100 yaşında olduğunu, temlikin bedelsiz gerçekleştiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada davacının ölümü üzerine terekesine atanan temsilci aracılığıyla yargılamaya devam edilmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu