WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı belediye, davalı şirketin elemanı olan dava dışı işçinin emekli olması nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili için iş mahkemesinde açtığı dava sonunda hükmedilen miktarı işçiye ödemek zorunda kaldıklarını, oysaki işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 18.435 TL.nın davalı şirketten tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince, davada Ticaret Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....

plakalı aracın hatalı sevki ile arkasındaki aracın tampona sürtmesi ile kazaya uğradığı, sigortalıya ödeme yapıldığı, çarpan sürücünün olay yerinden kaçtığı bu itibarla zararın rücuen tazmini talep edilmiştir. Dava ile ilgili Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Aydın Asliye Ticaret mahkemesi arasında karşılıklı görevsizlik kararı verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle dava rücuen alacak davasıdır. Dava dışı sigortalı gerçek kişiye ait özel araç trafikte seyir halindeyken davalıya ait aracın çarpması sonucu oluşan maddi hasar dava dışı sigortalıya ödendiğinden sigorta şirketince tahsili istemli dava ikame edilmiştir. Burada uyuşmazlık sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Dava dışı sigortalı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Dayanağı haksız fiil olan rücuen alacak davasının belirtilen yönler karşısında genel mahkemece bakılıp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, Söke 1....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali, tescil ve alacak istemine ilişkin olup yargılama aşamasında taşınmazın üçüncü kişiye devri sebebiyle dava alacak davasına dönüşmüştür. Uyuşmazlık, ipotek akdinin geçerli olup olmadığı, ipoteğin kapsamı, borcun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Taşınmaz rehninin temel ilkelerinden biri belirlilik ilkesi olup, bu ilke ipoteğin kurulmasında alacak ve taşınmaz bakımından kendisini göstermektedir. İpoteğin alacak bakımından belirli olması, taşınmazın ne miktar alacak için güvence teşkil edeceğinin tapu kütüğünde açıkça gösterilmesidir. Bu husus, TMK’nın 851. maddesinde "Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir" şeklinde ifade edilmiştir. Çeşitli borçların teminat altına alınması için ipotek tesis edilmesi mümkünse de kural olarak, söz konusu hüküm gereği, alacağın belirli miktar üzerinden Türk Lirası ile gösterilmesi gerekir. 26. İpotek, hâlen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına alır (TMK m. 881)....

alacaklısının ----- olduğu, 1.500.000TL. ipotek tesis edildiği, 20.03.2017'de davalı --- devredildiği, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğu görülmüştür....

İcra Müdürlüğünün 2011/432 E. sayılı takip dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davacı hakkında 28.01.2011 tarihinde takip başlatıldığı, takip nedeniyle davacıya ait taşınmazın açık artırma usulüyle satışı aşamasına gelindiği, davacı tarafça iş bu takip nedeniyle davalıya borçlu olmadıkları, borcunu nakden ve malen ödediğini belirterek iş bu menfi tespit davasını açtığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili,dava dilekçesinde ve aşamalarda dava konusu ipotek borcunu elden, kredi kartı ile bazen fiş karşılığı ve müdür odası takımını davalıya bırakmak şeklinde ödediklerini iddia etmiş, davalı Asil alacağını garanti altına almak için önce ipotek verildiğini ve daha sonra da 28.08.2008 tarihli belgede yazılı senet verildiğini savunmuştur....

Petrol AŞ. ile davalı arasında yapılan akaryakıt bayilik sözleşmesinin teminatı olarak diğer müvekkilinin taşınmazları üzerinde ipotek tesis edildiğini, ancak istasyonun bulunduğu yerin dava dışı belediye tarafından tahliye ettirildiğini, bayilik sözleşmesinin devam etmesinin mücbir sebep nedeniyle fiilen ve hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece taraflar arasında imzalanan protokolün 3.6 maddesinde mülkiyeti dava dışı belediyeye ait olan istasyondan bayiinin belediye tarafından tahliye edilmesi durumunda ödeyeceği tazminat miktarlarının gösterildiğini, müvekkilinin bu nedenle davacı şirket aleyhine açtığı tazminat davasının sonuçlanması beklenmeden ipoteklerin fekkine karar verilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur....

Somut olayda, alacaklı banka tarafından keşidecisi ..., lehtarı ... olan bonoya dayanılarak örnek 10 takibe geçildiği, şikayet dilekçesinde bahsi geçen ipotekli takibin incelenmesinde, asıl borçlunun ..., ipoteğe konu taşınmaz malikinin ... olduğu, takip dayanağı ihtarnamede şikayetçi borçlu ...'ın müşterek müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, örnek 6 takipte sadece şikayetçi Borçlu ...'ın takip edildiği görülmektedir. Örnek 6 takipte takip dayanağı ipotek resmi senedinin incelenmesinde; ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine alacaklı lehine ...'ın her türlü kredi, ..., bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere 862.500 TL bedelli ipotek tesis ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, ipotek asıl kredi borçlusunun borçlarının teminatı olarak tesis edilmiş olup, ihtarnamede geçen kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olan örnek 10 takibin diğer borçlusu ...'...

ün vefatından sonra 10/05/2013 tarihli sözleşme ile ipotek konulduğunu ve bunun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, ... ile ...'ün müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları 10/05/2013 tarihli sözleşme ile herhangi bir taşınmaz üzerine ipotek konulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davacı murisi tarafından Isımatik Dayanıklı Tük. Mal. Ltd. Şti'nin doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını teşkil etmek üzere ipotek tesis edildiği, sözkonusu ipoteğin lehine ipotek verilen Isımatik Dayanıklı Tük. Mal. Ltd. Şti'nin ipotekli taşınmaz malikinin ölümünden sonra doğan borçları yönünden de teminat teşkil ettiği, mahkemece bu husus dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan "... ile ...'...

Davacı, teşvik belgesi sahibi olan dava dışı şirkete, indirimli tarife yerine normal tarife uygulanması nedeniyle bu şirketin açtığı dava sonunda, normal tarife ile indirimli tarife arasındaki farktan dolayı haksız yere ödemek zorunda kaldığı bedelin davalıdan rücuen tahsilini istemiştir. Haksız ödemenin söz konusu olduğu, rücuen tazminat istemlerinde mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1 maddesi uyarınca işlem yapılması gerektiğinden, dava konusu istem, anılan Kanunun 60/1 maddesi uyarınca bir ve on yıllık zamanaşımı sürelerine tabi bulunmaktadır....

UYAP Entegrasyonu