"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.11.2003 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davada 9.3.1998 tarihli görev verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesi hükümlerine dayanılarak, davalı yararına tesis edilen intifa ve irtifak haklarının kaldırılması ve Hazine adına yazılması istenmiş, mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davacı idare temyiz etmiştir. 1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı, ......
, ayrıca intifa hakkının da 29.5.2007 tarihinde sona ermesiyle davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....
borcuna mahsup edildiği iddiasının da doğru olmadığını, taraflar arasında yapılan intifa sözleşmesinde ve tapuya tescil edilen intifa senedinde kesinlikle bu şekilde iadeye ilişkin bir hüküm bulunmadığını, intifa senedinde de görüleceği üzere intifa hakkının süresinden önce kaldırılması halinde davacının iddia ettiği gibi sadece ve müvekkilinin intifa hakkının terkinini talep etmesinin durumuna hasretilmiş olmadığını, intifa sözleşmesi ve intifa senedi hükümlerine göre davacı yanında süresinden önce intifa hakkı kaldırma hak ve yetkisinin bulunmadığını, açıklanan nedenlerle hukuka ve usule aykırı olan davanın reddine, davacı tarafın %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
İntifa hakkı, üzerine yüklendiği mülkiyet hakkını içi boşalmış bir hak durumuna sokar. İntifa hakkı varken bir mülkiyet hakkının sahibine verdiği mutat kullanma yetkilerinden mülkiyet hakkı sahibi mahrum kalmış olur. Kuru mülkiyet hakkı sahibinin sadece bu mülkiyet hakkını başkasına devretme yetkisi vardır. “Ayni haklar, kütüğe tescil ile doğar, sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır” (TMK m.1022/1). “Kurulması kanunen tescile tabi ayni haklar, tescil edilmedikçe varlık kazanamaz” (TMK m. 1021/1). Değinilen yasa hükümlerinde öngörüldüğü üzere, hukukumuzda ayni hakkın doğumu veya ortadan kaldırılması tescil işleminin yapılmış olmasına bağlıdır. Başka bir deyişle bir hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini kazanamaz. İntifa hakkı süresi gerçek kişiler için intifa hakkı sahibinin ömrüyle sınırlanmışken tüzel kişilerde TMK’nın 797. maddesi gereğince 100 seneyi aşamaz....
parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı lehine 49 yıllığına üst hakkı tesis edilerek bu durumun tapuya tescil edildiği, davacı adına anılan taşınmaza ilişkin olarak 2015-2020 yılları için bina vergisi ve kültür varlıkları katkı payı tarhiyatları yapılması üzerine, bu tarhiyatların kaldırılması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda bina vergisini binanın malikinin ödeyeceği, maliki bulunan taşınmazlarda intifa hakkı tesis edilmesi halinde emlak vergisini taşınmazın maliki yerine intifa hakkı sahibinin ödeyeceği, ancak taşınmazın maliki ve intifa hakkı sahibinin bulunmaması halinde taşınmaza malik gibi tasarruf edenlerin ödeyeceğinin görüldüğü, mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkilerin kullanılmasına imkan veren irtifak hakkının çeşitlerinden olan intifa hakkı ile üst hakkının hüküm ve sonuçlarının birbirinden farklı olduğu, intifa hakkı ile üzerinde hak tesis edilen taşınmazdan tam bir yararlanma yetkisi elde edilmekte iken, üst...
Davalı, intifa hakkının bayilik sözleşmesinin temini amacıyla verildiğini, taşınmazın hala boş olduğunu ve davacıya ait demirbaşların da taşınmazda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı-karşı davacı ise; kooperatifin 30.05.2005 tarihli genel kurulunda dava konusu taşınmazda akaryakıt istasyonu açmak ve işletmek üzere yönetim kuruluna yetki verildiğini, bu yetkiye istinaden taşınmazda işletilecek akaryakıt istasyonu ile ilgili bayilik sözleşmesinin ön koşulu olarak 06.06.2005 tarihinde intifa hakkı tesis edildiğini, davacı tarafından intifa bedelinin ödenmediğini, sözleşmenin imzalanması amacıyla gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, davacı lehine tesis edilen ipoteğin de kaldırılmadığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan ipoteğin kaldırılması ve intifa hakkının iptali isteğinde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK, TERKİN -KARAR- Dava, bayilik sözleşmesine dayalı çekişmenin giderilmesi, cezai şarttan kaynaklanan alacağın tahsili, intifa hakkının terkini ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 19.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine,10.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2011 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini ile trafonun kaldırılması mümkün olmazsa baz istasyonunun kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.03.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 08.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Öte yandan intifa hakkı sınırlı ayni haklardan olup, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 794. ve devamı maddelerinde intifa hakkının, taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabileceği, aksine düzenleme olmadıkça bu hakkın sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayacağı, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulacağı, taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkının tapu kütüğüne tescil edilmiş ise herkese karşı ileri sürülebileceği ve hak sahibinin ölümü ile sona ereceği düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda ....09.2014 tarihinde başlatılan takipte aynı gün ihtiyaten haczine karar verilen meskeniyet şikayetine konu ... parselde tapuya kayıtlı ... nolu bağımsız bölüm üzerinde, 99 yıllığına .... .....lehine kurulan intifa hakkının 09.09.2011 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmektedir....
Şti. arasında imzalanan 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesine ve protokole istinaden davalılardan ...’ya ait taşınmaz üzerinde 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edilmiş ve bu hak davacının talebiyle 26.10.2010 tarihinde terkin edilmiştir. Davacı, Rekabet Kurulu’nun 2003/3 sayılı tebliği gereğince intifa hakkının kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek, sona erme tarihinden itibaren karşılıksız kalan intifa hakkına ilişkin yapılan ödemenin iadesini talep etmiştir. İntifa hakkının bakiye bedelinin talep edilebilmesi için öncelikle intifa hakkının tapudan terkin edilerek kaldırılmış olması ve sonrasında intifa hakkı bakiye bedelinin talep edilmiş olması gerekir. Somut olayda davanın açıldığı 11.03.2010 tarihinde intifa hakkının tapu kayıtlarından terkin edilmemiş olduğu ve intifa hakkının dava açıldıktan sonra 26.10.2010 tarihinde terkin edildiği anlaşıldığından davacının bakiye intifa hakkı talebi yerinde değildir. Davalılardan ... ve Petrol San. Petrol Turizm İnş....


