Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/557 Esas sayılı dosyasında 29.07.2009 tarihinde davalı ... yönünden intifanın kaldırılması hususundaki istemin tefriki üzerine İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/945 Esasına kaydı yapılan davada davalı ... ve dahili davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tefriken gelen intifa hakkının iptali isteminden ibaret olan davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine dairemizce; sair temyiz itirazları reddedilmiş davacıların paydaşlığın giderilmesi talebi yönünden olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Davacılar vekili tashihi karar isteminde bulunmuştur. 1-HUMK’nun 440/III-2 maddesine göre, istisnaları hariç olmak üzere, sulh hukuk mahkemesi kararları karar düzeltmeye tabi değildir....
ın sahibi bulunduğu payların tümü üzerinde, şirket pay sahiplerinden ... lehine intifa hakkı tesis etmiş olduğunu ve bu hususun şirket pay defterine tescil edilmesine ilişkin şirket Yönetim Kuruluna başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirket Yönetim Kurulu tarafından 26.11.2021 tarihinde alınan karar ile; ... lehine tesis edilen intifa hakkının kabulü ile bu hususun TTK 198 vd. hükümleri gereğince Ticaret Sicilinde ilanı için başvuru yapılmasına, Pay üzerindeki intifa hakkının tesisi ile ilgili ciro işlemin gerçekleştirildiği pay senedinin fotokopisinin saklanmasına, İlgili intifa hakkı tesisinin pay defterine kaydına, Katılanların oy birliği ile karar verdiğini, müvekkilinin şirket tarafından 02.12.2021 tarihinde de......
ileri sürerek işleticilik sözleşmesinin 18. maddesi uyarınca 100.000,00 USD ceza koşulu alacağından şimdilik 5.000,00 USD'sinin, işleticilik sözleşmesinin 12. maddesi uyarınca taşınmazın teslim edilmemesi nedeniyle 390 gün için hesaplanan 199.000,00 USD'den şimdilik 5.000,00 USD'lik kısmının ve haksız işgal nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 15 yıl süreli intifa hakkı şerhinin kaldırılmadığını ve müvekkilinin mağduriyetine neden olduğunu, bu nedenle intifa hakkının kaldırılması istemiyle dava açıldığını, ardından da bu dava devam ederken Rekabet Kurulu kararına dayanılarak da dava açıldığını, açılan davanın kabul edilerek usulünce kesinleştiğini ancak buna rağmen davalının intifa hakkını kaldırmadığını, ilk açılan dosyadaki taleplerinin sadece ilk davanın...
ye geçmiş olup, davacının ortaklık hakkının kalmadığı, davalı bankaya kanunla devredilen ...bank...A.Ş.'nin kurucu intifa senedinden doğan davacının ortaklık hakkı sona erdiğinden aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, kurucu intifa senedinden kaynaklanan kar payı alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde ...bank...A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin ...'ye devredildiği, ... ... kurulu kararı ile ...bank...A.Ş.'nin tamamının mülkiyetinin ...'ye geçmiş olup, davacının ortaklık hakkının kalmadığı ve bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, Kurucu intifa senetleri 6102 sayılı TTK'nın 502-503 (6762 sayılı TTK'nın 402- 403) maddelerinde düzenlenmiş olan intifa senetlerinin özel bir türünü oluşturur....
Mahkemenin gerekçeli kararının hüküm kısmında intifa hakkının iptaline karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlık maddi hatadan kaynaklanmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasın gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bent uyarınca davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca mahkeme kararının hüküm kısmının 2.paragrafının ikinci satırındaki "... intifa hakkının..." sözcüklerinin çıkarılarak yerine "irtifak hakkı kaydının..." sözcüklerinin konulmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 02.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davacıların dava dilekçesindeki istemleri, sözleşme gereğince verilen intifa şerhinin kaldırılması, intifa hakkı alacağı, karşılıksız hibe alacağı, karşılıksız hibe motorin ve kar mahrumiyeti talebine ilişkindir. Mahkemece öncelikle sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedilip edilmediği incelenerek davacının her bir talebi hakkında kabul ve red nedenleri açıkça tartışılarak karar verilmesi gerekirken, Anayasanın 141, HMK'nun 297/c ve 27/c maddelerine aykırılık teşkil edecek nitelikte karar verildiğinden, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
sınırlamaların müvekkili ile davacı arasında akdedilen 02.06.2007 tarihli sözleşme için de geçerli olacağından tapuda müvekkili lehine kurulan intifa hakkının süresi 24.02.2012 tarihli işlem ile kısaltıldığını, ancak belirtildiği gibi tarafların akdettiği 02.06.2007 tarihli sözleşmede söz konusu intifa hakkının 15 yıllık süre ile sınırlandırıldığını, müvekkil tarafından ödenen intifa bedelinin de 15 yıllık olarak belirlendiğini, dolayısıyla ...bakımından geriye kalan 10 yıllık intifa bedeli ve ayrıca kalıcı teknik yatırım bedeli sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, zira müvekkilinin 02.06.2007 tarihinde yapılan sözleşmede belirlenen 15 yıllık intifa hakkı bedeli olarak davacıya ödemede bulunduğunu ve nitekim akaryakıt ilişkisinin 15 yıl süreceğine güvenerek söz konusu akaryakıt istasyonunda kalıcı teknik yatırımlar yaptığını, bahsedilen sebepsiz zenginleşme oluşturan bu bedellerin iadesi bakımından müvekkili tarafından ...aleyhine İstanbul ....Asliye Ticaret Mahkemesi ...E.sayılı sebepsiz...
Belediye Encümen kararı ile 99 yıllığına Anadolu İmam Hatip Lisesi Derneği lehine intifa hakkı tesisine karar verildiğini, intifa hakkının tapuda tescil edildiğini belirterek... ilçesi, 3185 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davalı Dernek adına hukuka aykırı, yolsuz ve yok hükmünde olan intifa hakkı tescilinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; intifa hakkı süresinin dolmadığını, lehine irtifak hakkı tesis edilen derneğin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tapu siciline kaydedilmiş ayni hakkın idari işlemle kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III....
da 4.709 adet kurucu intifa senedi olduğu, kurucu intifa senedi sahiplerine değerleme raporunda hesaplanan gerçek değer üzerinden TTK'nın 140/5 maddesi uyarınca satın alınmasına, her bir intifa senedi için 24.750- TL alım bedeli ödeneceği ve intifa senetlerinin iptal edileceği "ne yer verildiğini, kurucu intifa senedi sahiplerinin onayı olmadan kurucu intifa senetlerini ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını, 24.750-TLnin ne şekilde hesaplandığının anlaşılmadığını, 3. maddenin (j) bendinde "birleşme işleminin genel kurulda red edilmesi durumunda ayrılma hakkının doğmayacağı" ifade edilerek, birleşme olmazsa ayrılma hakkının engelleneceğinin belirtilmesi ile pay sahiplerinin iradelerine ipotek konulduğunu, birleşme sürecinde ortaklar ve kurucu intifa senedi sahiplerinin haklarının devralan ve devrolunan şirketler tarafından açık bir şekilde ihlal edildiğini, 5 Ekim 2020 tarihinde yayınlanan ticaret sicil gazetesinde; ......
Davacı yüklenici şirket sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini, 4 ve 5 numaralı bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının adına tescil edilmediğini iddia ederek davayı açmış, mahkemece arsa sahiplerinin payına düşen bodrum kat 1 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin kaldırılmamış olması nedeniyle davacı yüklenici şirketin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyada bulunan 1322 ada 3 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki 1 bağımsız bölüm numaralı dairenin tapu kaydında ... lehine intifa hakkı bulunduğu görülmüştür. ...sözleşmeyi arsa sahibi olarak imzalayan kişilerdendir. İntifa hakkının dayanağı,...'ın kocası ...'ın ölümü üzerine intifa hakkını da seçmiş olmasıdır. Daha sonra ... intifa hakkı tercihinden vazgeçip mülkiyet hakkını seçmişse de, yeniden veraset belgesi alınmaması nedeniyle tapu kaydındaki intifa hakkı şerhinin kaldırılması mümkün olmamıştır....


