Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; intifa hakkı devrinin karşılığında tahsil edilen bedelin kiralama bedeli olduğundan ve bu kiralama bedelinin de gayrimenkul sermaye iradı olarak beyan edilmediğinden bahisle Gelir Vergisi Kanunu’nun gayrimenkul sermaye iratlarının tespiti hükümlerine göre hesap edilen matrah farkı üzerinden davacı adına cezalı gelir vergisi tarhiyatı yapılmışsa da, Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde mal ve hakların sadece kiraya verilmesi karşılığında elde edilen bedeller gayrimenkul sermaye iratları olarak tahdidi biçimde sayılmış olup, bu mal ve hakların intifa hakkına konu edilmesi gibi kiraya verilmesi dışında başka bir muameleye tabi tutulması karşılığında elde edilen bedelin gayrimenkul sermaye iradı sayılacağı yolunda yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi intifa hakkının mahiyeti itibarıyla kira hakkına benzediğinden bahisle intifa hakkının devri karşılığında elde edilen bedelin de kiralama bedeli olduğu şeklinde yapılacak bir yorumun,...
Davacı kurum vekili, davalı Hazineye ait taşınmazlarda 49 yıl süreyle tesis edilen 14.10.1998 günlü intifa hakkı uyarınca taşınmazlarda tasarrufta bulunduklarını, davalı Hazinenin 26.11.2009 ve 19.03.2010 tarihli yazılarıyla davacının intifa hakkı sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek hasılat payı ödenmesini ve intifa hakkının terkinini istemek suretiyle muaraza yarattığını ileri sürerek hasılat payı ile gecikme zammı nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, irtifak hakkı sözleşmesinin aynen ifasını ve 26.11.2009 ile 19.03.2010 tarihli işlemlerle haksız, hukuka aykırı olarak yaratılan muarazanın giderilmesini ve tahliyeye kalkışılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Davalı Hazine, Sincan Mahkemelerinin yetkili olduğunu, tarafına husumet yöneltilemeyeceğini, davacının irtifak hakkı sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir....
Şirketi tarafından düzenlenen ve açıklama kısmında ivaz bedeli yazılan 21.900,00 TL+ KDV bedelli faturanın 15 yıllık intifa hakkının karşılığı olarak ödendiğine karar vermesi halinde intifa bedelinin kullanılmayan kısmının 9.093,36 TL olduğu, taşınmaz üzerinde 15 yıllık intifa hakkı mevcut iken taşınmazı bu yükümlülükle almış bulunan malik tapu kaydında tescilli bulunan intifa hakkının getirdiği yükümlülükleri de üstlenmiş olduğu davacının taşınmazı kullanma ve semerelerinden istifade etme hakkına sahip olduğunu bildiği heyetimizce değerlendirilmekte ve bu kapsamda, intifa hakkı bedelinin kullanılmayan süreye isabet eden kısmının davacıya karşı borcu devraldığı için malikten talep etme hakkının bulunduğu, önceki bayi ve kefillerin borcu devrettikleri için sorumlulukları bulunmadığı kanaatine varılmıştır....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı kurum vekili, davalı Hazineye ait taşınmazlarda 49 yıl süreyle tesis edilen 14.10.1998 günlü intifa hakkı uyarınca taşınmazlarda tasarrufta bulunduklarını, davalı Hazinenin 26.11.2009 ve 19.03.2010 tarihli yazılarıyla davacının intifa hakkı sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek hasılat payı ödenmesini ve intifa hakkının terkinini istemek suretiyle muaraza yarattığını ileri sürerek hasılat payı ile gecikme zammı nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, irtifak hakkı sözleşmesinin aynen ifasını ve 26.11.2009 ile 19.03.2010 tarihli işlemlerle haksız, hukuka aykırı olarak yaratılan muarazanın giderilmesini ve tahliyeye kalkışılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir....
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıya intifa hakkının devredildiği, bu nedenle emlak vergisinden sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, Daire kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY:Davacı şirket adına 2013 ila 2018 yıllarına ilişkin olarak re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı emlak (bina) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir....
Tarım'ın Bayilik Sözleşmesi tahtındaki yükümlülüklerine garantör sıfatı ile kefil olduklarını, intifa bedeli olarak 1 nolu davalı ...Tarım'ın kestiği, 25.07.2006 tarihli, KDV dahil 100.000,00 TL bedelli ve 12.09.2006 tarihli, KDV dahil 100.000,00 TL bedelli iki adet fatura müvekkilince ödendiğini, Rekabet Kurulu 12.03.2009 tarihli duyuru ile 18.09.2010 tarihine kadar dağıtım şirketleri ile bayiler arasında imzalanan bayilik, işleticilik, kira ve intifa gibi sözleşmelerin süresinin 5 yılı aşamayacağına karar verdiğini, bu duyuru ile gerek Bayilik Sözleşmesi gerekse de intifa hakkı 5. yılın sonu olan 20.07.2011 itibariyle sona erdiğini, müvekkili Beyoğlu ...Noterliğinin 26.07.2011 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 20.07.2011 tarihinde sona erdiğini davalılara bildirmiş ve ekinde intifa hakkının terkini için gerekli vekaletnameyi davalılara verdiğini, davaya konu alacakları için Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ......
Ltd Şti tarafından davacının intifa hakkının 4054 sayılı kanunun ... sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin 5. Maddesi gereği 5 yıllık süre olan 17/06/2017 tarihi itibariyle son bulduğunun belirtildiği ancak Rekabet Kurulunun kesinleşmiş 08/08/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararındaki ihbar olunan ..., dava dışı ... Ltd Şti, davalı ... Ltd Şti ve davaca ... arasında muhtelif sözleşmeler ile kurulmuş olan dikey ilişkinin daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yapılmayan arazi üzerinde kurulmuş yeni bir istasyona ilişkin olması sebebiyle 06/06/2012 tarihinden itibaren 10 yıla kadar bireysel muafiyet tanınması gerektiğine ilişkin tespit göz önüne alındığında davacının intifa hakkının 06/06/2022 tarihine kadar geçerli olduğu ve davacının intifa hakkı doğrultusunda davalıların müdahalelerinin önlenmesini talep edebileceği ,davalı ... AŞ, tarafından intifa hakkının kaldırılması / terkinine yönelik İzmir ......
Karar sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarına göre davalının, davacıya ödemiş olduğu intifa hakkı bedelinin intifa hakkının kullanılmayan kısmını talep etme hakkının bulunduğu, yani davalının intifa hakkının 10 yıllık kısmının kullanılmaması nedeniyle davacıdan alacaklı olduğu anlaşılmakta olup davacının halen davalıya borçlu olması nedeniyle ipoteğin kaldırılmasını talep etme hakkı bulunmamaktadır. Davacı, istinaf dilekçesinde kendisinin davacıya borçlu olması halinde davalıya olan borcunun depo ettirilerek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ise de; davacı, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında böyle bir talepte bulunmamış olup HMK 357 inci maddesinin 1 inci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf incelemesi sırasında dikkate alınması mümkün değildir....
Ancak, uyuşmazlık konusu gayrımenkulun satışından elde edilen gelir hesaplanırken taşınmazın alış bedeli olarak sadece çıplak mülkiyetin alış tutarı esas alınmış, gayrımenkulün maliyetinin hesaplanmasında davacı tarafından daha sonra satın alınan intifa hakkının bedeli dikkate alınmamıştır. Gayrımenkul alış maliyetinde intifa hakkın bedeli de dikkate alındığında 102.000.000.000 TL maliyeti olan taşınmazın 3.5.2004 tarihinde 110.000.000.000 TL bedelle satılması karşısında elde edilen gelirin 2004 yılı için geçerli olan 12.000.000.000 TL'lik değer artışı kazancı istisna haddi içinde kaldığı görülmektedir. Bu durumda, anılan Kanunda yer alan istisna tutarı dikkate alındığında ödenecek vergi çıkmadığı anlaşıldığından davacı adına yapılan tarhiyatta ve tarhiyatın kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle ......
Şti arasında 29/07/2008 tarihinde bayilik sözleşmesi düzenlendiği, ayrıca davacı ile davalı ... arasında istasyon olarak kullanılacak taşınmaz üzerine 200.000 USD bedel karşılığında 15 yıl 4 ay süreli davacı lehine intifa hakkı kurulmasına ilişkin sözleşmenin yapıldığı, rekabet kurumunun düzenleyici işlemi sonrası davalı tarafça bayilik sözleşmenin feshedildiği ve davacı tarafça 01/10/2013 tarihinde tapu sicil müdürlüğüne "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehdarı olduğum/olduğumuz intifa hakkının tamamından bedelini aldığımda/bedelsiz olarak, çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim/ederiz." şeklindeki tescil istem belgesi ile intifa hakkı sonlandırılmıştır. İntifa hakkının kalan süreye yönelik bedelinin istenebilmesi için dava tarihinden önce intifa hakkının Tapu Sicil Müdürlüğü'nden terkininin yapılması gereklidir. İntifa hakkının bedelsiz terkin edilmesi halinde artık bakiye intifa bedelini istenemez....


