Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse, malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır....
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava tarihi itibariyle tapudan ipoteğin kaldırılmadığı, davacının hizmet bedelini isteyebilmesi için dava tarihinde intifa hakkının kaldırılması gerektiği, davacının dava tarihinden sonra 18.04.2014 tarihinde intifa hakkının tamamından bedelsiz olarak feragat ettiği ve taşınmaz üzerinde tesis edilen intifa hakkının terkin edildiği, bu nedenle davacı yanca bakiye intifa bedeli talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, sözleşme süresince davalının eksik mal alımları sebebiyle davacının bir uyarı ve itirazının olmadığı, bu durumda eksik alım müeyyidesi olarak cezai şart uygulanamayacağına dair taraflar arasında haklı bir güven oluşturulduğu, davacının cezai şart talep etmesinin çelişkili davranış yasağı oluşturduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü: Dava; davacı Belediye tarafından, mülkiyeti Maliye Hazinesine ait, Van ili, Gürpınar ilçesi, …Mahallesi, … Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında Bayındırlık ve İskan Bakanlığı lehine tesis edilen intifa hakkının kaldırılması yolundaki başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır....
konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayacağı, 795. maddesinde, intifa hakkının, taşınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulacağı, taşınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ilişkin hükümlerin uygulanacağı, 796. maddesinde, intifa hakkının, konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini, yasal intifa hakkının, sebebinin ortadan kalkması ile sona ereceği, sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebeplerinin, taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi vereceği, 797. maddesinde ise, intifa hakkının, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü, tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona ereceğinin hüme bağlandığı, davacının maliki olduğu taşınmaz üzerinde ......
(TMK.m.796) Kanuni intifa hakları hariç (TMK.m.495 vd.) intifa hakkının tesisi daima bir sözleşmeye dayanır. Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşmeyle intifa hakkı sahibi ile malik hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın nasıl sürdürüleceği kararlaştırılabilir. Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı malike yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini ileri sürerek hakimden sözleşmeye müdahale edilmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu gibi durumlarda intifa hakkı sahibinin hakkın sürdürülmesini istemesi hakkın kötüye kullanılmasıdır....
Taraflar arasındaki intifanın kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacılar vekili, müvekkillerinin maliki olduğu taşınmaz kaydında 28.06.1995 tarihinde davalı lehine intifa tesis edildiğini, intifa tesisine ilişkin resmi senette ...’ın davalı ile akdettiği işleticilik sözleşmesi gereği intifa hakkı tesis olduğunun belirtildiğini, bu intifa hakkına dayanak olarak aynı tarihte de bayilik sözleşmesi imzalandığı halde bu sözleşmenin feshedilerek davalının 28.05.1997 tarihinde dava dışı şirkette bayilik sözleşmesi imzaladığını, davacı ile yapılan sözleşmenin fesih olması nedeniyle intifa hakkının da sona ermesi gerektiğini, resmi senette intifa hakkının dayanağı işleticilik sözleşmesinin feshi halinde dahi intifa hakkının geçerli olacağı belirtildiği halde, kanuna aykırı olarak bir...
Karşı davada davalı-davacı, bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, intifa hakkı sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bayilik sözleşmesi feshedildiğinden intifa hakkının da kaldırılması gerektiğini, kaldı ki 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun ve Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı tebliği gereğince intifa hakkının 5 yılı aşkın süre ile tesis edilemeyeceğini ileri sürerek intifa hakkının terkinini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davalı- davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Yapılan yargılamaya toplanan delilere ve dosya içeriğine göre davalı-davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Dava intifa hakkına elatmanın önlenmesi, karşı dava ise intifa hakkının terkini istemine ilişkindir. Davanın konusu intifa hakkı olduğuna göre dava değerini de bu hakkın değeri belirler....
Maltepe Şubesi'ne verildiğini, Davalıların sözleşme ile intifa hakkını devretme vaadinde bulunması, intifa hakkının ise devri ve temliki mümkün olmayan haklardan olması sebebiyle taraflar arasında kurulan 01.02.2023 tarihli sözleşmenin söz konusu intifa hakkının devrini içeren unsurlarının mutlak butlanla sakıt olduğunu, davalıların sözleşme konusu intifa hakkının devrine ilişkin vekaletnameyi noter yasaya aykırı bularak düzenlemediğinden davacı müvekkiline intifa hakkının kaldırılması yetkisini içerir Kadıköy ... Noterliği'nin 2445 sayılı 07.02.2023 tarihli vekaletnamesini çıkartmak suretiyle dolanlı işlemlerine devam ederek müvekkilinin iradesini fesada uğratma saiki ile hareket ettiklerini, ihtarname ile teslim alınan teminat senetlerinin iadesi istenerek sözleşmenin feshi bildirildiğini, davalıların yönlendirmesi neticesinde davacı müvekkili ile Av. ... 20.02.2023 tarihli sözleşme akdettiklerini, davacı müvekkili adına Av. ...'...
İntifa hakkı o malın zatına taalluk etmeyip sadece faydalanmayı temin edeceğinden, İİK. 94 ve 121. maddelerine göre gayrimenkulün aynına yönelik olmayarak menfaat ve gelirinin haczi, satışı mümkündür. Nitekim Dairemizin 13.11.1950 tarih ve 1890-5090 sayılı kararı da bu yöndedir. Somut olayda intifa hakkının hak sahibince şahsen kullanılması gerektiğine yönelik sözleşmede hüküm bulunmadığı gibi durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda, intifa hakkı şahsa bağlı olmadığından haczedilmesinde bir usulsüzlük yoktur. Ancak ücretlerde olduğu gibi İİK.nun 83. maddesi gereğince intifa hakkının da kısmen haczi caizdir. Mahkemece, intifa hakkının 3/4'lük bölümü üzerine konulan haczin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken, tamamının kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir....
İntifa hakkı o malın zatına taalluk etmeyip sadece faydalanmayı temin edeceğinden, İİK.nun 94 ve 121. maddelerine göre gayrimenkulün aynına yönelik olmayarak menfaat ve gelirinin haczi, satışı mümkündür. Nitekim Dairemizin 13.11.1950 tarih, 1890-5090 sayılı kararı da bu yöndedir. Somut olayda intifa hakkının hak sahibince şahsen kullanılması gerektiğine yönelik sözleşmede hüküm bulunmadığı gibi durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda, intifa hakkı şahsa bağlı olmadığından haczedilmesinde bir usulsüzlük yoktur. Ancak ücretlerde olduğu gibi İİK.nun 83. maddesi gereğince intifa hakkının da kısmen haczi caizdir. Mahkemece, intifa hakkının 3/4'lük bölümü üzerine konulan haczin kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken, tamamının kaldırılmasına karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'...


