İhtiyati hacze itiraz eden ... Ltd. Şti. vekili; teminat sunulmadan ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, TTK'nın 1363. Maddesi gereğince teminat yatırılmadan ihtiyati haciz talebinin incelemeye dahi alınamayacağını, belirsiz alacak davası niteliğinde ikame edilmiş işbu davada, yaklaşık olarak dahi ispat edilemeyen alacaklar için tesis edilen ihtiyati haciz kararının hatalı olduğunu, davacıların manevi tazminat alacaklarının deniz alacaklarından olmadığını, bu alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirterek 25/10/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, mahkemece aksi kanaat hasıl olması halinde, fahiş miktarda verilen 810.000-TL tutarlı ihtiyati haciz miktarının mahkeme tarafından bu aşamada 110.000-TL’ye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ihtiyati haciz kararına istinaden başlatıldığı ve İİK'nun 261. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazının istenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle yetki itirazının reddine karar verildiği görülmektedir....
iddiasında bulunulması neticesinde söz konusu kararın verilmesi mümkün olmamakla birlikte hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haciz kararı alınabilmesi için davacı tarafın elinde muaccel ve alacaklı olduğunuzu kuvvetle muhtemel gösteren bir belgenin bulunması gerekmekteyken söz konusu belgeler sağlanamadan ve yalnızca banka dekontuna dayanarak ihtiyati haciz kararı alınması usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gibi, yalnızca banka dekontu da alacağın varlığına ilişkin kanaat oluşturması bakımından yeterli sayılmayacağını, mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, izah edilen ve mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenler uyarınca, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/07/2016 tarih ve 2016/1934-2016/1934 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İtiraz eden ( borçlular) vekili, talebe konu bono üzerinde tahrifat yapıldığı, tanzim yerini haiz olmadığından geçersiz olduğunu, müvekkillerinin adreslerinin ... olması nedeniyle ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemece verildiğini, keşide tarihinde borçlu şirketin henüz tüzel kişilik kazanmamış bir firma olduğunu, bir şirket borcundan söz edilemeyeceğini, şirket adına kaşe bulunmadığını ve imza atılmadığını ayrıca borçlulardan ...'un da karşı tarafa borcu bulunmadığını, teminata da itiraz ettiklerini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir....
Mahkemece, yasal şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "ihtiyati tedbir" kenar başlıklı 391. maddesinin (3) numaralı fıkrasında "İhtiyati tedbir talebinin reddi hâlinde, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır" hükmüne yer verilmiştir. HMK'nin "İhtiyati tedbir kararına karşı itiraz" başlıklı 394. maddesinin (5) numaralı fıkrası ise "İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz" şeklindedir....
ın şahsi malları üzerine konan ihtiyati haciz kararının İİK 281/2-3.cümlesi gereğince kaldırılmış olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 4.kişi Mustafa Kula vekilinin dava konusu taşınmaz üzerine İİK 281/2 madde gereğince konulmuş ihtiyati haciz kararına bir itirazının bulunmamasına göre davalı ... Kula vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 0,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 25.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise mahkemece verilen 14/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına yöneliktir. HMK'nın 341/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ile karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları ile karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itirazlar üzerine verilen kararlar istinafa tabidir Somut olayda mahkemece verilen 14/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı dosya üzerinden verilmiştir. Bir başka ifade ile karşı tarafın yani davalı tarafın yokluğunda verilmiştir. Dolayısıyla söz konusu karar istinafa tabi olmayıp HMK'nın 394/1.maddesi uyarıca itiraza tabi kararlardandır....
hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir....
nun 264. maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz ile icra takibi ayrı ayrı düzenlemeler olup, ayrı ayrı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle ihtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.'nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlemdir. Dolayısıyla, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, icra takibinin durdurulması, ihtiyati haczin infazına mani teşkil etmez. Öte yandan, İİK'nun 264/2. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibi yapan alacaklı, borçlunun ödeme emrine itirazını gidermek için, itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek veya mahkemede iptalini sağlamak üzere dava açmak zorundadır....
İlk Derece Mahkemesince itiraz duruşmada değerlendirilerek verilen kararda özetle, İİK'nın 257/1. maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu yerine getirildiğinden ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğunu, davalılar vekili tarafından ileri sürülen nedenlerin mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir nitelik ve mahiyette olmadığını, ileri sürülen sebep ve itirazın İİK'nun 265 maddesindeki sebeplerden de olmadığından bahisle ihtiyati hacze itiraz eden davalının ihtiyati haczin kaldırılmasına dair talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalılar ... ve .... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sundukları sigorta poliçelerinin davacının tüm zararının sigorta limitleri dahilinde davalı ve dava kendisine dava ihbar edilecek olan .......


