C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, taraflar arasında fesih tarihine kadar birden çok iş sözleşmesi yapıldığı, öğretmenlik işinin mahiyeti ve Yargıtay uygulaması da gözetildiğinde taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi olarak kabul edildiği, davalının devamsızlık ve istifa iddiasının dosyada mevcut işten ayrılış bildirgesinde davacının çıkış kodunun (05) olarak işaretlendiği bu kodun karşılığınında belirsiz süreli iş akti gereği işin sona ermesi olduğu bu durum karşısında davalı savunmasına itibar edilemeyeceği, ispat yükü kendisinde olan davalı işveren tarafın geçerli nedenle fesih olgusunu ispatlayamadığ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Ç)İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur....
Dava, davacı şirket çalışanı olan davalının işten ayrıldıktan rekabet yasağını ihlal ettiği ,haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla açılan ,haksız rekabetin tesbiti ve tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 16/07/2015 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi başlıklı sözleşme imzalandığı, hizmet akdinde davalının göreceği işin Eğitim Yöneticisi olarak yazıldığı ve sözleşmenin 16. maddesinde rekabet yasağı hükmünün düzenlendiği tesbit edilmiştir.Davalı -------Dökümüne göre davacı şirkette 16/07/2015 -16/05/2018 tarihleri arasında ------ iş koduna göre eğitim yöneticisi olarak çalıştığı ve davalının 16/05/2018 tarihi itibariyle ------çıkış kodu uyarınca kendi isteği ile işten ayrıldığı sabittir....
Ayrıca davacının işten ayrılma bildirgesinde işten ayrılış kodunun (04)"belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" olarak gösterilmesi ve İşten Çıkartılma İşlem Formunda ve onay formunda 4857-17-18-22 işveren tarafından fesih olarak çıkış nedeninin gösterilmesi ve davacının kıdem ve ihbar tazminatının ödenerek feshedilmesi ikale yapılmadığını da göstermektedir....
ayrılış bildirgesinde davacının işten çıkış kodu olarak da (04) “belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi " olarak bildirildiği gözetildiğinden açıkça davalı tarafından haklı bir neden olmadığının ...'...
Mahkemece, davacı murisinin 01.05.1977-31.12.1977 ile 01.03.1978-03.12.1978 ve 20.04.1979-25.05.1979 tarihleri arasında toplam 357 gün eksik bildirim yapılan sürelerde davalı işverene ait işyerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de, davacı murisinin 01.05.1977-03.12.1977, 01.03.1978-03.12.1978 ve 20.04.1979-25.05.1979 tarihleri tarihleri arası davalı işyerinden hizmet bildirimleri olup, çalışma süresinin aylık 30 güne tamamlanması gerektiği anlaşılmakla, 1977/2. dönemde 40 gün, 1977/3. dönemde 60 gün, 1977/4. dönemde 41 gün, 1978/1. dönemde 20 gün, 1978/2. dönemde 45 gün, 1978/3. dönemde 49 gün, 1978/4. dönemde 45 gün olmak üzere toplam 300 gün eksik bildirilen hizmet süresinin tespitine karar verilmesi gerekirken, 1977 yılında işten çıkış tarihinin hatalı alınması ve bildirilen sürelere göre hesap hatası bulunması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir....
Ancak bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. 3-Ayrıca, davacı taraf davalı işyerinde 22.10.2013 tarihine kadar çalıştığını iddia etmesine rağmen hesaplamaların işten çıkış tarihinin 26.10.2013 tarihi esas alınarak yapılması hatalı ise de temyiz nedenlerine göre bozma konusu yapılmamıştır....
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 79/.... maddesinde, yönetmelikle belirlenen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları, Kurumca saptanamayan sigortalıların, çalıştıklarını, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak ... yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilâm ile kanıtlayabildikleri takdirde, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının göz önünde bulundurulacağı belirtilmiş olmakla hak düşürücü nitelikteki ... yıllık süre uygulamasında, hizmetin ara vermeksizin kesintisiz gerçekleştiği durumlarda, çalışmanın sona erdiği (işten çıkış yapıldığı) yılın sonuna karşılık gelen 31 Aralık gününden başlayarak hesaplama yapılması gerekmektedir....
İş sözleşmesini davacının devamsızlığı sebebiyle haklı olarak feshettiğini iddia eden işveren, bu iddiasının ispatı bakımından 01.09.2009-15.09.2009 tarihleri arasını kapsayan devamsızlık tutanaklarını dosyaya sunmuş, diğer taraftan devamsızlık yapılan günlere ilişkin davacıdan varsa haklı bir mazeretinin bildirilmesi aksi halde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedileceğine ilişkin 15.09.2009 tarihli ihtarnameyi ibraz etmiştir. 02.09.2009 onay tarihli sigortalı hizmet listesinde ise davacının işten ayrılış tarihi 31.08.2009 ve işten çıkış kodunun 04 kodu (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi) olarak bildirildiği anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, davalı işveren kendi belgeleri ve savunması ile çelişkili şekilde sigortaya devamsızlık yerine haklı sebep olmaksızın işveren feshi yapıldığını bildirmiştir....
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacının davalı ile akdetmiş olduğu sözleşme çerçevesinde sözleşme gereğince alt yüklenici olarak davalıya temizlik personeli temin ettiğinin sabit olduğu , davalı şirketin, davacı şirketin işçilerine yapmış olduğu bütün ödemeleri, işçilerin kanundan kaynaklan "emeklilik haklarına" istinaden yapmış olduğu ve taraflar arasında akdedilmiş olan ----tarihli sözleşmenin eki niteliğindeki şartnamenin---- gereği, bu ödemelerden davacı şirketin sorumlu olduğundan, davalının bu ödeme tutarlarını haklı olarak davacının hak edişinden kestiği , en son aldırılan --- bilirkişi 2. ek raporunda bildirilen ---------yapılan kesintinin ne için yapıldığının anlaşılamadığının bildirildiği oysa davalı vekilinin itiraz dilekçesi ekinde sunmuş olduğu belgelerden işçi --- iş akdini feshetmediği, ---- tarihinde emekliye ayrıldığı, bu sebeple kendisine --- kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı , ---- çıkış bildirgesinde işten çıkış kodunun ----- olarak belirtildiği...
Aliağa Limanında meşru olmayan yöntemlerle sökülen gemilerden toplanan asbest parçalarının yeniden işlenerek yalıtım malzemesi olarak kullanılması için davalı işyerinde üretim yapıldığını, davacının son aylık ücretinin net 2.500,00 TL olduğunu, sigorta primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmediğini, davacının davalı yanında kesintisiz çalışmasına karşın 2009 ve 2014 yıllarında kısa süreli giriş çıkış yapmış gibi gösterildiğini, davalı işyerinde hafta içi normal çalışmaların 08.00-17.00 saatleri arasında olup her gün en az 3 saat fazla çalışma yapılarak saat 20.00’ye kadar çalışıldığını, cumartesi günleri normal çalışmanın 08.00-13.00 arasında olmasına rağmen en az 5 saat fazla çalışma yapılarak saat 18.00'e kadar çalışıldığını, davacının haksız yere işten çıkarıldığını, işten çıkarıldıktan sonra davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, yıllık izin, ... bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti ve asgari geçim indirimi...


