WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya proje ve danışmanlık hizmeti verildiğini ve bu hizmetin karşılığında müvekkili tarafından davacı adına toplam 495.600,00 TL bedelli iki adet faturanın düzenlendiğini, bu ticari ilişkiyle ilgili yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını ancak tarafların defterleri incelendiğinde ya da BA-BS formları getirtildiğinde bu faturaların düzenlenmesini gerektirir bir ticari ilişkinin bulunduğunun anlaşılacağını, davacı tarafça yapılan 1.077.934,00 TL tutarındaki ödemenin de söz konusu bu ticari ilişki sebebiyle müvekkiline yapılmış bir ödeme olduğunu, müvekkiline finans sağlamak amacıyla verilmiş bir paranın söz konusu olmadığını, aksi halde TBK'daki ödünç sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dava ve takibin konusu olan çeklerin de müvekkili tarafından verilen hizmetin teminatı olarak düzenlenip verildiğini ancak üzerlerindeki imzanın sehven atılmadığını belirtmiştir....

Suçun oluşumu için ayrıca aracı kurumda gerçekleştirilen ödünç işlemlerinin irdelenmesi gerekmektedir. Aracı kurum ile yatırımcılar arasında ödünç menkul kıymet sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediğinin tespit edilmesinden sonra sözleşmede yazılı kurallar çerçevesinde işlem yapılmışsa suçun maddi unsuru gerçekleşmeyecektir. Ödünç sözleşmesi olmayan müşteriler için yapılan işlemlerin ise, müşterilerin hesabından ödünç olarak alınan hisse senetlerinin kendileri tarafından verilmiş herhangi bir yetki bulunmaksızın alınmış olduğu göz önünde bulundurulduğunda suçun unsurları gerçekleşmiş sayılacaktır. 2499 sayılı Kanun'un 47/1-B-(1). maddesi ile 6362 sayılı Kanun'un 111/1. maddesinde tanımlanan suçların oluşması için ise ... veya bu kurul tarafından görevlendirilen kişilere istenen bilgilerin gerçeğe aykırı olarak verilmesi veya istenen şekliyle verilmemesi yeterlidir....

Mahkemenin Davacı tarafından davalıya gönderilen havale dekontlarda gönderilme nedeninin ödünç verme, sözleşme, borç para vb. İbarenin olmadığı, taraflar arasında düzenlemiş ödünç veya borç verme ödünç sözleşmesi olmamasından dolayı havale dekontların Mahkemece kabul edilmemesi durumunda 1.039.198,96 TL alacağının bulunmadığı...." belirtildiği görülmüştür. Davacı vekiline yemin deliline dayanılıp dayanılmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere mahkememizin 25/11/2020 tarihli 3 numaralı ara kararı ile kesin mehil verilmiş,davalı vekiline tebliğine rağmen yemin deliline dayanıldığına ilişkin beyanda bulunulmadığı görülmüştür....

Bu itibarla anılan sözleşmelerin bundan sonraki uyuşmazlıklarda Yargıtay 6.HD.nin anılan kararı dikkate alınnarak hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4)....

Bu itibarla anılan sözleşmelerin bundan sonraki uyuşmazlıklarda Yargıtay 6.HD.nin anılan kararı dikkate alınnarak hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4)....

Bu itibarla anılan sözleşmelerin bundan sonraki uyuşmazlıklarda Yargıtay 6.HD.nin anılan kararı dikkate alınnarak hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4)....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/876 Esas KARAR NO : 2021/1410 DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 17/12/2021 KARAR TARİHİ : 23/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dav dilekçesinde özetle; Davalı, müvekkili bankadan kredi kullanan -----müteselsil kefil sıfatıyla Genel Kredi Sözleşmesi imzaladığını, dava dışı---- sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, asıl borçlu ve kefiller üzerindeki müvekkil banka alacağı--- yevmiye nolu ihtarnamesiyle kat edilerek muaccel hale geldiğini, devam eden süreçte davalı aleyhine---takibi başlatıldığını ve zamanaşımının kesildiğini, davalı borçlu vekili tarafından takibe ve borc itiraz edildiğini ve söz konusu itiraz neticesinde takibin durduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini, davalı...

İle davalı arasında imzalanan ikrazat sözleşmesine istinaden iki adet icra takibine konu iki çeki kırdırmak için davalıya gittiğinde çekleri teslim edebilmesi için cirolamasının istendiğini, Bankaya çek ibraz ettiğini düşünerek çekleri ciroladığını, müvekkili ile davalı arasında ikrazat sözleşmesi bulunmayıp, elemanı olduğu Ç...Ltd. Şti. İle davalı arasında ikrazat sözleşmesi bulunduğunu, paranın da Ç..Ltd. Şti.ye aktarıldığını, müvekkilinin çeklerde gerçek anlamda ciranta olmadığını, çalıştığı Ç.....ltd. Şti. Adına çekleri kırdırmak için davalının cirolamasını istemesi üzerine çekleri ciroladığını ileri sürerek, müvekkilinin icra takip dosyalarından ve bu takiplerin dayanağı çeklerden borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; talebe konu kredi sözleşmesinin "Nakdi Tarım Kredisi sözleşmesi" olduğu, işbu niteliği gereği görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. Uyuşmazlık, Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebine yönelik olup, mahkemece yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir. Ancak; 6102 sayılı TTK 4/f bendi uyarınca bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle, bu istem ve davaları çözümlemekte aynı Kanun'un 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemesi görevlidir....

Ticaret Mahkemesi; "Davanın dava dışı banka ile davalı arasında imzalanan kredi sözleşmesi sonucu kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle itirazın iptali davası olduğu davanın mutlak ticari davalardan olmadığı davalının tacir olup olmadığının belli olmadığı" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 19....

UYAP Entegrasyonu