Mevduat, ödünç sözleşmesi ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. ----uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. ---- uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir....
Bu itibarla anılan sözleşmelerin bundan sonraki uyuşmazlıklarda Yargıtay 6.HD.nin anılan kararı dikkate alınnarak hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4)....
Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (...). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (...). Hukuk Dairesine gönderilmesine.." ve Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas; ... Karar sayılı ilamı ile"... Bu kapsamda Belediyenin asli işleminden olan temizlik işi ile ilgili taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığı ve uygulandığı anlaşılmıştır....
Bu itibarla anılan sözleşmelerin bundan sonraki uyuşmazlıklarda Yargıtay 6.HD.nin anılan kararı dikkate alınnarak hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4)....
Limited Şirketi işçisi olarak 07/01/2013 tarihinde çalışmaya başladığı, daha sonra davalı şirketler arasında imzalanan 07/06/2013 tarihli ödünç iş sözleşmesi kapsamında ve davacının yazılı muvafakatı alınmak suretiyle diğer davalı N.. O.. A.Ş.de çalışmasına devam ettiği ve davacının iş akdinin bu davalı tarafından 27/09/2013 itibariyle feshedildiği, davacının davalı N.. O.. A.Ş'de ödünç iş sözleşmesi kapsamında 07/06/2013 ile 27/09/2013 tarihleri arasında geçen hizmet sürelerinin önceki işvereni Davalı .. Limited Şirketi nezdinde geçen 07/01/2013 ve 06/06/2013 tarihleri arası döneme dahil edilmesinin mümkün olmayacağı,davacının davalı N.. O.. A.Ş de yeni bir iş ilişkisi ile işine devam etmesi karşısında davacının son işvereni olan davalı N.. O.....
Bu bağlamda, havale dekontunda yazılı ibarelerin, havalenin ödünç amacıyla yapıldığını ispatlamaya yönelik olması gerekir.Somut olayda davacı, davalıya gönderdiği iki adet ödeme dekontunda yazılı bulunan "borç olarak verilen/borç tutarı olarak gönderilen" açıklamaları ile bu havalelerin ödünç amacıyla yapıldığını ispatlamış olup davacı iddiasını ispat ettiğine göre, borçlu olmadığı ya da borcun söndürüldüğü konusundaki ispat yükü davalıya ait olacaktır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında evlilik öncesine ilişkin ödünç (karz) sözleşmesi yapıldığı hususunun her bir tutar yönünden ya da baştan itibaren hukuki ilişkinin ispatının gerektiği, somut olayda, bahsi geçen tutarlar nazara alındığında taraflar arasındaki ilişkinin ancak yazılı delille ispat edilebileceği, alınan bilirkişi raporuna istinaden, davacı tarafından gönderilen banka havalelerinde ödünç açıklamasının bulunmadığı, dinlenen tanığın ise tarafların sevgili olduğu dönemde davacının ödünç olarak para gönderdiği yönünden beyanının olmaması, yine icra takibi yapılmadan davalıdan ödünç verildiği iddia olunan paranın istendiğinin ispatına yarar bir delilin sunulmaması hususları dikkate alındığında, davacının ödünç sözleşmesini ve akabinde ödünce bağlı gönderilen paranın altı haftalık süre sonrasında istendiği hususlarının ispat edilemediğini, taraflar arasında görülen Ordu 2....
Davacı, davalıya 25.000 TL yi ödünç olarak gönderdiğini iddia etmektedir. Yani davanın dayanağı tüketim ödüncüdür. TBK nun 386. Maddesinde; " Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde , TBK nun 392. Maddesinde; "Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. " şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Somut olayımızda ; davacı tarafça, ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağını kararlaştırdıklarına dair bir delil sunulmamış, davalıdan icra takibinden önce bir istemde bulunduğuna dair de bir delil sunmamıştır....
KARAR Davacı, davalılar ile kardeş olduklarını ve aralarında 19.11.2003 tarihinde miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme ile tarafların derdest davalardan feragat edecekleri ve birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti istemiyeceğinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmenin imzalanmasından sonra davalıların isteği ile ve sonradan iade edilmek üzere 6.000.00 TL.nı davalıların avukatına avukatlık ücreti olarak ödediğini, ayrıca davalı ...'ye tapudaki intikal işlemleri sırasında elden 1500 TL ödünç verdiğini, bu paraların iade edilmediğini ileri sürerek 7.500.00 TL.nın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar davaya cevap vermemişler, duruşmada ise davanın reddini dilemişlerdir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/727 Esas KARAR NO : 2022/661 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2022 KARAR TARİHİ : 03/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 03/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletme Rehninden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı tüzel kişilik ... İnşaat Beton Emlak Otomotiv San. ve Tic. Ltd Şti ile davacı banka arasında 21.04.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalı ....'ın bu sözleşmeyi 150.000,00 TL bedelli olarak müşterek müteselsil borçlu kefil sıfatıyla imzaladığını, imzalanan iş bu sözleşmeye istinaden borçlulara; 01310TT000000016404 referans numaralı ticari kredi kullandırıldığını, borcun ödenmesi adına borçluya ihtar edildiğini ve borcun ödenmediğini, davalı aleyhine Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... E....


