-TL'yi davalının talebi üzerine kendisine geri verilmek üzere ödünç verdiğini, TBK md. 386'ya göre; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir miktar paranın veya tüketilebilen misli bir şeyin kullanılmasını sağlamak üzere mülkiyetini ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda geri vermeyi üstlendiği bir sözleşmedir." bu anlamda taraflar arasındaki ilişkinin tüketim ödüncü sözleşmesi olduğunu, yine TBK md.387/2'ye göre; "Ticari tüketim ödüncü sözleşmesinde taraflarca kararlaştırılmamış olsa bile faiz istenilebilir." denildiğini, somut olayda tarafların tacir olup aralarındaki tüketim ödüncü ilişkisi ticari işletmelerini ilgilendiren ticari nitelikte bir işlem olduğunu, bu nedenle borcun muaccel olduğu tarihten itibaren işlemiş olan kanuni faize ilişkin haklarının saklı olduğunu, müvekkilinin 30.000,00.-TL tutarındaki bu alacağına karşılık olarak davalıdan .../.../... keşide ve .../.../... vade tarihli bono aldığını, davalı ...'...
Borçlar Kanunu'nun 379. maddesinde düzenlenen "Kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.", aynı Kanunun C. Sona ermesi, Amacı belirlenmiş kullanma başlıklı 383. maddesinde de "Kullanma için belirli bir süre öngörülmemişse, ödünç alanın, ödünç konusunu sözleşme uyarınca kullanmış olmasıyla veya kullanabilecek kadar bir zaman geçmesiyle sözleşme sona erer. " hususları düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların murisi ile davalı arasındaki protokolün, davalıyı koruma amaçlı imzalandığı, imza tarihinden itibaren, bir ... binası yapılması yönünden makul sürenin de geçtiği gözetilerek; buna göre ihtar çekilip dava açılmakla muvafakatin geri alındığı ve 6098 sayılı TBK'nun 384. maddesi gereğince de akdin feshedildiği kabul edilmelidir....
Bu itibarla anılan sözleşmelerin bundan sonraki uyuşmazlıklarda Yargıtay 6.HD.nin anılan kararı dikkate alınnarak hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekmiştir. Bu itibarla, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 01/07/2022 tarihli ve 1047 sayılı kararı ile belirlenen iş bölümüne göre, "6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun ikinci kısmında (Özel Borç İlişkileri -Akdin Muhtelif Nev’ileri) yer alan ve diğer dairelerin görevine girmeyen sözleşmelerden kaynaklanan davalar sonucu verilen hüküm ve kararların (satış sözleşmesi:taşınır ve taşınmaz satışı, ödünç sözleşmeleri:ariyet (kullanım ödüncü) - karz-ödünç (tüketim ödüncü), ölünceye kadar bakma sözleşmesi, vedia (saklama) sözleşmesi, hizmet sözleşmesi, kefalet sözleşmesi, vekalet sözleşmesi)” istinaf incelemesinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4). Hukuk Dairesi tarafından yapılması gerektiğinden, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (4)....
25/2. maddesi doğrultusunda haklı sebeple feshedilmediği, aynı yasanın 17. maddesine göre fesih yapıldığı, iş sözleşmesinin özel şartlar bölümünün 6. bendinin bu suretle uygulanma olanağının bulunmadığı, davalı işçinin pozisyonuna göre lehine cezai şart konulduğu yönünde yorum yapılmasının da hakkaniyete uygun olacağı sonuç itibari ile takibe konu alacağın taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesi doğrultusunda cezai şart olarak nitelendirilmesi gerektiği ve fesih şekline göre davacı işveren tarafın bir alacağının bulunmadığı kanaatiyle, davalı işçinin aleyhine başlatılan takibe yapmış olduğu itirazın usul ve yasaya uygun olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiştir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete herhangi bir borç vermediğini, davacının, davalıya 12.000.000-TL borç para verdiğini iddia etmekte ise buna ilişkin yazılı delillerini de dava dosyasına sunmuş olması gerektiğini, davacı ile davalı şirket arasında ödünç sözleşmesi veya başka bir nedenle borç ilişkisi kurulmamış olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davacıdan herhangi bir şekilde borç para almayan davalının sebepsiz zenginleştiğinden de söz edilemeyeceğini, davacının, davalı şirket aleyhine icra takibini, kambiyo senedine verilen "kefalet" iddiası ile başlattığını itiraz edilen icra takibine mesnet kambiyo senedinde, davalı şirketin kefil olarak gösterildiğini, ancak senetin şirket yetkililerince imzalanmadığını, 22/05/2018 gün ve 9583 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile, .......
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Tefecilik yapma Hüküm : Sanık hakkında; TCK’nın 241, 62/1, 52, 53/1, 53/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet (5 kez) Dosya incelenerek gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması karşısında; dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanıkların, vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması, icra müdürlükleri nezdinde alacaklı olduğu takip dosyalarının araştırılıp varsa borçluların faiz karşılığı sanıktan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, faiz karşılığı borç para verip vermediği hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılması sonrasında, tüm dosya kapsamı...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Tefecilik yapma Hüküm : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılmasından, ilgili icra dairelerinden...
Tefecilik suçunda; tefecilik yapan failden faiz, komisyon veya başka adlar karşılığında ödünç para alan kişiler, suçun doğrudan mağduru olmadıklarından, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasında bu kişilerin maddi zararlarının göz önüne alınamayacağı açıktır. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun "Kesin hükümsüzlük" başlıklı 27. maddesi karşısında yasanın emredici normlarına aykırı olarak düzenlenen bir tefecilik sözleşmesi nedeniyle, sözleşme taraflarının doğrudan veya dolaylı olarak hukuki korumadan yararlanmaları olanaksızdır. Tefecilik suçu nedeniyle kamunun zararına ilişkin olarak ise; yukarıda vurgulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.05.2015 tarih ve 2013/3-546 Esas, 2015/163 Karar ve 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararları karşısında, tefecilik fiili nedeniyle oluşan kamunun maddi zararının, kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığından CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasında göz önüne alınamayacaktır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/774 Esas KARAR NO : 2024/162 DAVA : İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/11/2023 KARAR TARİHİ : 28/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ... tarihinde masa tamiratı, lake kapı yapımı vs. İşleri kapsayan sözleşme imzalandığını, davalıya sözleşme tarihinde 35.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının sözleşmede belirtilen edimleri yerine getirmediğini, ödemeleri de iade etmediğini, davalıya 28.08.2023 tarihinde Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptalini, davalıya aleyhine %20 oranından icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1008 Esas KARAR NO : 2021/1185 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA :Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile ........ SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (VKN: .....) arasında 09.12.2019 tarihli 2.000.000,00-TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış ve kredi kullandırıldığını, İş bu sözleşmelere.........San Ve Tic. A.ş., Rsg Gölgelendirme Sistemleri San. Ve Tic. A.ş.,.........., müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, Bornova .........


