Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalı aleyhine ödünç ilişkisi iddiasına dayalı olarak eldeki davayı açmış; davalı ise bu iddiaya karşı koyarak, davacıdan ödünç almadığını, yapılan ödemenin davacıyla yapılan tellallık hizmet sözleşmesi nedeniyle kapora ve komisyon bedeli olarak ödendiğini savunmuştur. Davacı tarafından dayanılan banka ödeme dekontlarına göre davalıya 15.12.2008 tarihinde 30.000 TL ve 02.02.2009 tarihinde 25.000 TL paranın banka havalesi ile gönderildiği, havalede açıklama olarak “nakit borç” ibaresine yer verildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın savunmasına esas tellallık sözleşmesinin incelenmesinde,sözleşmede düzenlenme tarihi 16.12.2008 tarihi olmakla birlikte sözleşmede yer alan ödemelerin sözleşme tarihinden sonra kaparo olarak 17.12.2008 tarihinde 30.000 TL ve 06.01.2009 tarihinde 20.000 TL alındığı yazılmıştır....
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taraflar arasında düzenlenen alacağın temlik sözleşmesi uyarınca ödenmeyen taksitler nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari ilişkisinden kaynaklanmadığı, temlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararı verilmiştir. İzmir 10....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Tefecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararı verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m. 38/4, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 14/2), sanıkların aşamalarda değişmeyen savunmaları, tanık ...'nun sanık ...'ın kendisine 2300 TL para verdiğine ve geri kalan parayı da sonra vereceğine ilişkin beyanı, haklarındaki beraat kararı temyiz edilmeyen ... ile ...'...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,bankalara,diğer kredi kuruluşlarına,finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu gerekçesiyle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; kredi kartı üyelik sözleşmesinin bir yanının tüketici olup genel kredi sözleşmesi gibi ticari nitelikte bir kredi sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır....
Asliye Ticaret Mahkemesince ; kredi kartı üyelik sözleşmesinin bir yanının tüketici olup genel kredi sözleşmesi gibi ticari nitelikte bir kredi sözleşmesi olmadığı gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi ise ;6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın,bankalara,diğer kredi kuruluşlarına,finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu gerekçesiyle davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır....
Sigorta acentesi olarak çalıştığını, müvekkili davacı ile davalı borçlu şirket arasında 23.10.2020 tarihinde 2738273 poliçe numarasıyla 11.529,35 TL bedelli ticari ve sınai riskler paket sigorta poliçesi sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili davacı ...'ın daha önceden tanıdığı şirket yetkilisi ...'in kendisinden ricası üzerine sigorta poliçe bedelini kendi kredi kartından çektirdiğini, ...'...
HSK'nın anılan kararı şu şekildedir: 1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2)22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969....
Buna göre, mevduat sözleşmesi ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Yine BK’nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile birlikte iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, dolandırıcılık eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirilmekte ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir....
Bu tanımlamaya göre, mevduat sözleşmesi ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Yine BK’nun 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile birlikte iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, dolandırıcılık eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirilmekte ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2026/17 Esas KARAR NO: 2026/32 DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 07/01/2026 KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların bir araya gelerek, ------ tarihli ortaklık sözleşmesi imzalayarak, --------adresinde eğitim faaliyetini sürdüren,----- kampüsünde ----- adlı kafenin birlikte işletilmesini kabul ettiklerini, davalı----- firması ile -----üniversitesi bu hususta kira akdi imzalamışlardı....


