Limited Şirketi unvanlı, ... ticaret sicil no.lu, ... vergi numaralı ticari işletme, 13.03.1998 tarihinde babası ... tarafından kurulup tescil ettirildiği, babası ... tarafından şirket kurulduğunda 2 yaşında olduğunu ve bu şirkete ortak edilmiş olduğunu bilmediğini, 14.06.2021 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaatı neticesinde şirket ortağı olduğunu ve borcunun olduğunu öğrendiğini, bu borcu için yapılandırma talebini de aynı gün kuruma verdiğini, ......
Somut olayda, şirket ortağı olan davacının Bağ-Kur sigortalılığının 5510 sayılı yasanın 9/b-3.bendi uyarınca şirketin mahkeme kararı ile tasfiyesinin açılmasına karar verildiği tarihten itibaren sona ereceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ya satacağının açıkça anlaşıldığı, davacının yönetim kurulu kararının iptali sonrasında sahip olacağı hisse oranını saptayıp bunun parasal değerini hisse devir sözleşmesi kapsamında hissesini satın alan Atilla'dan talep edebileceği, hisse devir sözleşmesinin bütünüyle iptalini isteyip olmadığı taktirde kendi yaptığı hesaplamaya göre %1,89 oranında şirket hissesine sahip olduğunun tespiti ile tescilini talep etmesinin hisse devir sözleşmesinin içeriği de gözetildiğinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Holding A.Ş Yönetim Kurulu’nun 16/08/2002 tarihli 99 sayılı kararının iptaline, müvekkilinin şirket nezdindeki hissesi adetinin 2099 adet olduğunun tespitine ve pay defterinin tespit edilecek duruma göre düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davayı kabul ettiklerini, hatalı olan yönetim kurulu kararının iptaline ve davacının şirket nezdindeki hisse adedinin 2099 adet olduğunun tespitine ve şirket pay defterinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, bu şekilde davacının hisse adedi çoğalırken, kardeşi olan ...’ın hissesinin azalacağını bildirmiştir. Davalı ..., davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davalı......
hisselerinin ------ arasındaki ara dönemde iradeleri dışında sahte imza kullanılmak suretiyle el değiştirildiğinin tespiti üzerine, söz konusu hisse devrinin mutlak butlanla hükümsüz ve geçersiz olduğunun tespitine ilişkin olarak-------- Tespit Davası açıldığını, davalı şirket kayıtları incelendiğinde, şirket ortaklarını temsilen şirket genel kurul toplantılarında bulunan ve oy kullanan kişiler adına noter onaylı vekâletname ibraz edildiğini, davacı ----- temsil ettiğini gösterir noter onaylı hiçbir vekâletnamesi olmayan davacı müvekkili ---- tarihli şirket ---- bulunmadığını, toplantı tutanağını imzalamadığını beyan ederek; davacıların hissesine tekabül eden ancak bugüne kadar ödenmeyen kar payını, faizi ile birlikte fazlayı talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere, davalı firmanın ------- mutlak butlan nedeniyle geçersiz ve hükümsüz olduğunun tespitini, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle sayın Mahkemenizde açılan işbu davanın------ dosyası ile tensiben birleştirilmesini...
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının, davalılar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca yetkilendirilen davalı şirketin işlemi ile kooperatif ortaklığını kazandığı, akçalı yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin 1999 yılında kurulduğunu, dava dilekçesinde iddia olunduğu gibi 2015 yılında verilen bir hükmün sonucundan kurtulmak üzere kurulan bir şirket olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davalı şirket ile davacı alacaklı arasında diğer davalı ...’ın borçlarının üstlenildiğine dair herhangi bir sözleşme de akdedilmediğinden, davalı ...’ın diğer davalı şirketin ortağı veya yöneticisi olmadığından ve davalı şirketin davacının alacağına konu borcun doğumundan önce tüzel kişilik kazandığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; davalı şirketin muvazaalı olarak ... tarafından yönetildiği, aslında davalı borçlu ...’e ait olduğunun tespiti ve alacakları nedeniyle bu şirketin de borçlardan sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir....
a ait imzaların sahte olduğunu, buna ilişkin Cumhuriyet Savcılığı'nca yürütülen soruşturma bulunduğunu, ayrıca toplantıda TTK 390. maddesindeki nisaplara da uyulmadığını ileri sürerek pay devrinin geçersizliğinin tespiti ve 4.000,00 TL tutarındaki 4 payın davacı B.. D..'na 4 payın ise davacı S.. T..'a ait olduğunun tespitine ve yönetim kurulu kararının yokluğu ve butlanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar Z.. Ö.. ve T.. B.. vekili; öncelikle davada yetkisizlik kararı verilmesini, şirket merkezinin bulunduğu Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, ayrıca müvekkillerine husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya cevap vermemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1249 Esas KARAR NO : 2022/200 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 21/11/2019 KARAR TARİHİ : 16/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin 09/09/2019 tarihli genel kurul toplantısı için .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E.- 2019/... K. Sayılı kesinleşen ilamı ile TTK.140/2 maddesi doğrultusunda şirket ortağı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, 30/09/2008-29/05/2012 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun ve 29/05/2012 tarihli talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 30.09.2008-29.05.2012 tarihleri arası iptal edilen dönemde ... sigortalısı olduğunun ve 29.05.2012 tarihli talebini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir....


