Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı Yasanın 549. maddesinin 2. fıkrasına göre, sözleşmede aksine hüküm bulunmaması halinde, tasfiye kararının esas sermayenin 3/4'üne sahip olan ortakların toplanması ile ve bunların 3/4'ünün alacağı karar ile mümkün olduğu, şirket ana sözleşmesinde tasfiye kararının alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, Şirketin 40 paya bölündüğü, toplantıya katılanların hisse oranının 28 olduğu, bu nedenle toplantı yeter sayısının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin tasfiyesine ilişkin 07.01.2012 tarihli (5) nolu ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir. Kararı, davalı tasfiye memuru temyiz etmiştir. Dava, limited şirketin tasfiyesine ilişkin ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir....
Şirketi ortağı olan babası Muharrem Sinal'ın 29.10.1998 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçı sıfatı ile bu şirketin ortağı olduğu ve şirket ortaklığının 29.11.2004 tarihine kadar devam ettiği, davacının 18.06.2003 tarihli dilekçesi ile bağkur tescilini talep ettiği, kurumun bu dilekçeye istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren davacının Bağ-Kur tescilini yaptığı sabittir. Davacı Bağ-Kur sigortalılığının 29.10.1998 tarihinde başlatılması gerektiğini talep ettiği, davacının sigortalılığını 04.10.2000 tarihinden itibaren başlattığından davacının bu talebinin 29.10.1998-03.10.2000 tarihleri arasında bağkur sigortalı olarak tespit edilmesi olarak anlaşılmasının gerektiği, davacının limited şirket ortağı olduğu bu dönemde zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu..." gerekçesiyle, "1) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-3 maddesi gereğince KABULÜNE, ... 2....
Tic Ltd Şirketi ortağı olan babası Muharrem Sinal'ın 29.10.1998 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçı sıfatı ile bu şirketin ortağı olduğu ve şirket ortaklığının 29.11.2004 tarihine kadar devam ettiği, davacının 18.06.2003 tarihli dilekçesi ile Bağ-Kur tescilini talep ettiği, kurumun bu dilekçeye istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren davacının Bağ-Kur tescilini yaptığı sabittir. Davacı Bağ-Kur sigortalılığının 29.10.1998 tarihinde başlatılması gerektiğini talep ettiği, davacının sigortalılığını 04.10.2000 tarihinden itibaren başlattığından davacının bu talebinin 29.10.1998-03.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalı olarak tespit edilmesi olarak anlaşılmasının gerektiği, davacının limited şirket ortağı olduğu bu dönemde zorunlu sigortalılık koşullarına sahip olduğu..." gerekçesiyle, "1) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, Eskişehir 2....
Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verildiği belirtilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup; mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ortağı olduğu dava dışı.... ile davalılardan .. .... ve ...'in ortağı bulundukları dava dışı .. ... ... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında yapılan 24.03.2009 tarihli sözleşme ile davalıların ortağı bulunduğu şirket tarafından .... bulunan arsa üzerine 7500 m² kaba inşaat işçiliğinin üstlenildiğini, buna karşılık her biri 200.000,00 TL olan toplam 400.000,00 TL bedelli iki adet çeki teminat olarak verdiğini, edimlerin yerine getirilmemesi nedeniyle çekin verilme nedeninin ortadan kalktığı ve iade edilmesi gerektiği halde iade edilmediğini, diğer davalı ...'...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından hisse devrinin yapıldığı, söz konusu hisse devrinini şirket yönetim kurulunda onaylandığı, anonim şirket pay devrinin istisnalar dışında tescile tabi bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlıkta da anonim şirket hissesinin devrinin tescile tabi olmadığı, davacının anonim şirketteki hisselerini dava dışı ...'...
göre şirketin 2005 ve 2006 yıllarında alım yaptığı bilgisinin mevcut olmadığı, alım yapılmadan satış yapılabilmesinin mümkün olamayacağı, KDV beyannamelerini çok yüksek matrahlı verdiği, ödenecek KDV'lerin büyük kısmının ödenmediği; böylece, gerçek anlamda ticari faaliyeti olmadan, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti için kurulmuş şirket yetkilisi olduğunun tespiti karşısında; 2005 takvim yılında 2 adet, 2006 takvim yılında 8 adet olarak düzenlenen faturaların sahte olduğunun kabulü ile atılı sahte fatura düzenlemek suçunun sübuta erdiği ve her takvim yılındaki eylemlerin ayrı suçları oluşturacağı,aynı takvim yılında farklı dönemlerde sahte fatura düzenlenmesi halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilerek hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, bilirkişinin yetersiz raporu esas alınarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden...
Karar sayılı bozma ilamında "2005, 2006, 2007, 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek" suçlarından açılan kamu davasında sanığın; suçlamayı kabul etmeyerek, şirkette sürekli olarak ortağı .....ün bulunduğunu, bu şahsın da 3 sene önce vefat ettiğini, kendisinin herhangi bir mal ve hizmet satışı olmaksızın sahte fatura düzenlemediğini savunması, dosya içinde bulunan Vergi Tekniği Raporundan; sanığın şirkete 1/20 hissse oranında ortak olduğunun ve şirket müdürünün de ...... olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın savunmasında ismi geçen .....ün, kimlik bilgilerinin tespit edilip hangi tarihte öldüğünün nüfus müdürlüğünden sorulması, Vergi Tekniği Raporunda, suça konu faturaları kullandığı belirtilen şirketlerin yetkilileri hakkında bu faturalardan dolayı kamu davaları açılıp açılmadığı sorulup, açılmış ve derdest ise birleştirme hususunun düşünülmesi, değilse bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı birer suretlerinin dosya içine konulması, suça konu faturaları kullandıkları...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet 1-)Sanığın şirketin diğer ortağı olan katılan ... adına, karar defterinde bulunan 06.07.2009 tarihli karara imza atmak suretiyle üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; sanığın suça konu belgenin çıktısını ...’da bulunduğu sırada aldığını ve kendisi evde yokken katılan tarafından imzalandığını, boşanma davası ve bir takım ihtilaflar doğunca imzanın sahteliğinin gündeme geldiğini ve atılı suçu kabul etmediğini savunması, şirket karar defterinin 31.08.2009, 15.09.2010 ve 03.12.2010 karar tarihli belgeleri üzerinde ...'...
ün ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirket aleyhine Bakırköy 47....
Öte yandan, 1479 sayılı Yasa'nın 25. maddesinde sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmiş, d) bendinde şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren, e) bendinde ise iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının, özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği, iflasına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akdi ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği bildirilmiştir. Somut olayda; ... Ticaret Sicil Memurluğu'ndan davacının kurucu ortağı olduğu ... Tuhafiye Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin açık olduğunun, davacının da ortak olarak göründüğünün bildirilmesi karşısında; yukarıda bahsedilen Yasa hükümleri dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur....


