şirketin müdürsüz bırakıldığını ileri sürerek, davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, şirket müdürünün görevinden azline, dava sonuna kadar müdürlük görevinin tedbiren durdurularak şirkete kayyum tayinine ve şirketin tüm ticari defterlerine el konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup, mahkemece 2013/495 Esas sayılı tapu iptal ve tescil davasında, tarafların ortak olduğu şirkete ait taşınmazların davalı tarafça kurulan dava dışı şirkete düşük fiyatla satıldığı gerekçesi ve limited şirket müdürlerinin azline ilişkin TTK 630/2. md. yerine kollektif şirket müdürlerine uygulanması gereken TTK 219. md hükmüne göre davanın kabulüne karar verilmiş ve bu hususta mahkemece yapılan araştırma yeterli olmayıp, bu gerekçe ve uygulanan kanun hükmü yerinde değil ise de, mahkemenin dosya kapsamına göre yerinde olan diğer gerekçelerine ve TTK 630/2. maddesine göre sonucu itibariyle doğru olan kabul kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL -KARAR- Dava, şirket ortağı ve müdürünün şirket mallarının tasurrufundan kaynaklanan tapu iptal tescil tazminat isteğine ilişkindir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 11.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 20.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
n kendisi gibi İstanbul'da ikamet eden diğer ortaklarla çoğunluk pay sahibi (15 pay) olmasına güvendiğini, davacının davalı şirket müdürü ile görüşmesi sonucu şirketin ticari ve mali durumuna, geleceğine ilişkin bilgi alamadığını, davacının 1942 doğumlu olduğunu, sağlık sorunlarının bulunduğu, TTK m.630 ve m.636 gereği şirketin feshi ve tasfiyesi ile davalı müdürün azli için maddi ve yasal unsurların bulunduğunu, şirketin gayri faal olduğunu, şirket sözleşmesi ve kanun hükümlerine göre amacından uzaklaştığını, 2015 yılından bu yana davalı şirketin genel kurulunu icra edilmediğini, davalı müdürün özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettiğini davalı şirketin tek varlığı olan taşınmazı niteliği belirsiz biçimde 3. kişinin kullanımına bıraktığını, davalı şirketin ve ortakların (davacının) zarar görmesine neden olduğundan bahisle davalı şirketin feshini ve tasfiyesini ve davalı şirket müdürünün azlini talep ve dava etmiş, Davalı -karşı davacı vekili davaya cevap dilekçesinde ve cevap dilekçesi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık; Limited şirket müdürünün temsil yetkisinin kötüye kullanımından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup, şirket yetkilisi aleyhine verilen hüküm yine bu bakımdan temyiz edilmiştir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine 26/02/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, limited şirket müdürünün haklı nedenle azli talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı şirket müdürünün haklı nedenlerle azli için gerekli yasal koşulların bulunmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....
Kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararları engellemek adına Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmesine, TTK 626/2 hükmüne açıkça aykırı olarak aynı iştigal alanında faaliyet gösteren, aynı sanayi sitesinde başka bir şirkete ortak ve hatta müdür olan, müvekkili ile birlikte ortak olduğu şirkete karşı sermaye koyma borcunu ve şahsi borçlarını ifa etmeyerek şirketi maddi açıdan zarara uğratan, kanuna, iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olarak şahsi menfaatlerini şirket menfaatlerinin önünde tutacak biçimde şirketi sevk ve idare şirket müdürünün azline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
'ın 26/10/2021 tarihinde kalp krizi geçirdiğini, halen tedavisinin yoğun bakımda devam etmekte olup bilincinin kapalı olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkette yönetim ve temsil yönünden fiilen organ boşluğu oluştuğunu, dava dilekçesinde belirttiği ve müvekkili şirketin kısa vade de ödemekle yükümlü olduğu çeklerin bulunduğunu beyanla şirketin yetkilisi temsilcisi ...'ın azli ile öncelikle müvekkilinin aksi takdirde şirketin mali müşaviri .... 'in TMK 426/3 ve 427/4 m.gereğince tedbiren yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA : Davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi sunmadığı gibi kendisini vekil ile de temsil ettirmemiştir. DELİLLER : -Davalı şirketin ortak yapısı ve temsil durumuna ilişkin ticaret sicil kayıtları, -Dava dışı ...'ın vefat belgesi DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, anonim şirket yetkili temsilcisinin azli istemine ilişkindir....
olmadığı ve denetime müsait olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davalı şirket yönünden özen ve bağlılık yükümlülüğüne uyulmadığı, şirket müdürünün azli davasının azli istenen müdüre karşı açılması gerekli ve yeterli olup davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, davalı şirket yönünden ise adı geçen şirkette organ boşluğu bulunmadığı, ortaklar kurulu yerine geçilerek müdür (yönetim kayyumu) atanamayacağı, şirkete kayyum atama davasının da yalnızca davalı şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle azil davsı bakımından davalı ... yönünden davanın kabulü ile ......
(Yargıtay HGK, T.16.05.2019, E.2016/22-1166 K.2019/576) Davacının iki ortaklı olan şirkette %99 pay sahibi olması itibariyle bu dava ile amaçladığı müdürün azlini bu gündemle yapılacak genel kurul toplantısında sahip olduğu oy nisabı ile temin edebileceği, şirket müdürünün genel kurulu toplantıya çağırmaya yanaşmaması ihtimalinde TTK nun 411 ve 412 maddelerine göre genel kurul yapılmasını mahkemeden isteme imkanının olduğu, bu haliyle TTK nun 630/2 maddesine dayanan müdürün azli davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmekle; davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 11....


