WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Bölge Adliye Mahkemesince, 07.09.2020 tarihli hacze ilişkin olarak İİK'nın 106. maddesinde düzenlenen 6 aylık satış isteme süresinde satış talep edilmediğinden yargılama aşamasında haczin düştüğü, İlk Derece Mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli bir haczin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK 106 ncı maddesine göre, alacaklı haczedilen taşınır malın satışını altı ay içerisinde istemek zorundadır. Aksi halde İİK madde 110’a göre taşınır mal üzerindeki haciz kendiliğinden düşer. Ancak haczedilen mal hakkında, İİK madde 97/8 gereğince istihkak davası açılır ise, satış isteme süresi işlemez. Bu maddeye paralel olarak 99. maddede alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışının yapılamayacağı düzenlemesi yer almaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi ve davalı alacaklı vekilleri ile borçlu şirket tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı (üçüncü kişi) vekili, Sakarya 4.İcra Müdürlüğü’nün 2009/1141 Esas sayılı dosyasında yapılan,02.02.2009 günlü hacze konu menkullerin,müvekkili şirkete ait olduğunu, İcra Müdürlüğünce İİK 99.madde gereğinin yerine getirilmediğini belirterek,istihkak iddiasının kabulü ile menkulerin iadesine,icra Müdürlüğü işleminin şikayet yoluyla kaldırılmasına takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini istemiştir....

Temyiz Sebepleri Alacaklı şikayet dilekçesi içeriğini tekrar ederek, haciz esnasında bulunan belgelerin 3. kişilerde bulunması mümkün olmayan belgeler olduğunu, 3. kişi şirketin kuruluş tarihinin 16.10.2019 olduğunu, borcun doğumuna sebep olan çekin düzenleme tarihinin ise 28.1.2018 olduğunu, 3. kişi şirketin borcun doğum tarihinden sonra kurulduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep, alacaklının açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....

Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde, İcra Müdürlüğünün İİK.’nın 99. maddesi gereği istihkak iddiasının reddi davası açılması için taraflarına süre verilmesi kararının iptalinin yanı sıra, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddini de talep etmiştir. Bu durumda Mahkemece, borçlu ile istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin davaya dahili sağlanıp, takip miktarı veya mahcuzun miktarından hangisi az ise o değer üzerinden nispi harç alınarak ve varsa noksan harç tamamlattırılarak ve tarafların tüm delilleri toplanarak, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan davanın yanlızca şikayet başvurusu şeklinde görülüp yazılı biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

ilişkin şikayet talebine ilişkindir. 1....

Davalı alacaklı vekili dava konusu hacze ilişkin olarak davacı tarafından açılan şikayet davasında istihkak davası açmak üzere kendilerine süre verildiğini, bu nedenle davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını belirterek reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı tarafından haciz şekli ile ilgili açılan şikayet davasında, İİK.nun 99. maddesi uyarınca dava açması için alacaklıya 7 günlük süre verildiği, davacı 3.kişinin bu davayı açmakta hukuki menfaatini bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir....

Müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde sanıklara isnat ettiği eylemlerin ispatlanması halinde haklarında İİK' nun 331.maddesinde düzenlenen alacaklılarını zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltme suçunu oluşturacağı anlaşılmakla, mahkemece atılı suçtan dolayı sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde cezalandırılmalarına karar verilmesi, Kabule göre de; 1- Bozmaya uyulup uyulmadığının denetlenebilmesi için yargılamaya konu Dairemizin 27.11.2007 tarih ve 2007/3331 esas, 2007/4723 karar sayılı ilamımızın dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- 30.07.2003 ... ve 25184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4949 sayılı İİK'nunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 99.maddesi ile İİK'nun 352.maddesine eklenen fıkra uyarınca dava ve cezanın İİK'nun 354.maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi zorunluluğuna uyulmaması, İsabetsiz olduğundan temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, 28.12.2009...

İcra Müdürlüğünün 2009/3544 Esas sayılı dosyasından, 3.kişiye ait işyerindeki malların 03.03.2009 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını ayrıca icra müdürünün İİK’nun 97.maddesi uygulamasının hatalı olduğu ve İİK99. Maddesine göre işlem yapması gerektiğinden bu işlemi de şikayet etmiş, mahkemece her iki dosya birleştirilmiştir. Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu duruşmaya katılmamış ve cevap dilekçesi vermemiştir. Mahkemece, haczin borçlunun işyerinde yapılmadığı, borçlu ile 3.kişi arasında organik bağ bulunmadığı ve hacizli mallarla borçlunun ilgisi ispatlanmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile memur muamelesini şikayete ilişkindir. Her iki dava da süre, harç, yargılama prosedürü yönünden farklı usule tabi olduğundan mahkemece dava tefrik edilerek yargılamaya istihkak ve memur muamalesini şikayet olarak ayrı ayrı bakılması ve sonucuna göre ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 11.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece, borçlu hakkında İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/538 Esas ve 2008/320 Karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiği ve anılan kararın 12.09.2008 tarihinde kesinleştiğinden bahisle İİK’nun 99.maddesi gereğince açılan istihkak davasının konusu kalmadığından reddine karar verilmiş;hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, İİK’nun 99. Maddesi gereğince alacaklı tarafından açılan 3.kişinin istihkak iddiasının reddi davası ile icra müdürünün İİK’nun 99. Maddesini uygulamasındaki hataya ilişkin şikayet niteliğindedir. Mahkemece, davacı alacaklı tarafından açılan iki ayrı dava arasında irtibat bulunduğundan HMUK‘nun 45.maddesi gereğince birleştirme kararı verilmiştir. Birleştirme kararına rağmen davalar bağımsız olma hüviyetini koruduğundan, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken açılan şikayet istemi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır....

UYAP Entegrasyonu