nın borçlu olduğu takip dosyasından müvekkiline İİK'nun 89'uncu maddesi uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, haciz ihbarnamelerinin müvekkili şirkete tebliğ edilmeyip yanlış adrese tebligat çıkarıldığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın İİK'nun 89/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, haciz ihbarnamesinin 04.01.2013 tarihinde tebliğ edildiği, 15.04.2013 tarihinde açılan davanın 15 günlük yasal süre geçtikten sonra ikame edildiği, tebligatların usulsüzlüğünün şikayet yoluyla icra mahkemesinde ileri sürülebileceği, şikayetin kabulü halinde haciz ihbarnamesi hükümsüz olacağından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir....
Şikayetçi vekili her ne kadar usulsüz tebliğ işleminden 19.10.2015 tarihinde haberdar olduklarını belirtip 22.10.2015 tarihinde mahkemeye başvurmuş ise de, şikayetçiye gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesinde "...ikinci ihbara rağmen müddeti içinde itiraz etmemeniz sebebiyle borç zimmetinizde sayılmıştır..." açıklaması yer almakla artık 89/2 haciz ihbarnamesi ile ilgi kurulmuş olup, şikayetçi taraf 26.08.2015 tarihinde tebliğ edilen 89/3 haciz ihbarnamesi üzerine 89/2 haciz ihbarnamesinden haberdar olmuş ve bu öğrenme tarihine göre de İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreyi geçirdikten sonra 22.10.2015 tarihinde 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesine yönelik olarak usulsüz tebliğ şikayeti ile icra mahkemesine başvurmuştur. O halde mahkemece 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamesine yönelik istemin süre aşımından reddi gerekirken, bu hususun gözetilmemesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu itibariyle doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir....
Limited Şirketi’ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmadığını, doğmamış ve mevcut bulunmayan hak ve alacaklar üzerine haciz konulamayacağından doğmamış hak ve alacak haczi yönünden itirazda bulunduklarını, belirtilen nedenlerle tüm haciz ihbarnamelerine itiraz ettiklerini, gönderilen tüm haciz ihbarnamelerinde belirtilen borç miktarlarının farklı yazıldığını, belirtilen nedenle ihbarnamelerin geçersiz olduğunu, haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini, davalı tarafın posta memurlarının hukuku bilmemesinden faydalandığını ve usulsüz tebligatlara rağmen davacı hakkında işlem yapmaya devam ettiğini, 89/1 Birinci haciz ve 89/2 İkinci haciz ihbarnamelerinin tebliğ mazbatalarından da görüleceği gibi posta memurunun bina yöneticisi, bina görevlisi ya da komşularına sormadan şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün sağlayacak şekilde gerekli araştırmayı yapmadan doğrudan muhtara tebliğ edildiğini, yapılan tebliğlerin usulsüz olması nedeniyle tebligatların iptalinin gerektiğini...
Hukuk Dairesince 18.06.2015 tarihli ve 2015/10311 E., 2015/17068 K. sayılı kararı ile; “…Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takipte; borçlulara örnek 13 numaralı ödeme emrinin tebliği ve takibin kesinleşmesinden sonra, alacaklı, kendisine İİK'nın 89/1 ve 89/2 maddeleri kapsamında birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri gönderilen 3. kişi...'e İİK'nın 89/3 maddesi uyarınca üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep etmiş, icra müdürlüğünün şikâyete konu 07.01.2015 tarihli kararı ile "3. kişiye ikinci haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği'nden bahisle istemin reddine karar verilmiştir....
Şti. firmasının müvekkili banka nezdinde hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkili bankanın takip borçlusuna hiçbir borcunun bulunmadığını belirtilmek suretiyle menfi tespit davası açılmasının zorunluluğunun hasıl olduğunu, ayrıca söz konusu haciz ihbarnamelerinin iptali amacıyla Erzurum İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde de şikayet başvurusunda bulunulduğu belirtilmekle, Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyasından müvekkili bankaya gönderilen haciz ihbarnamelerinin iptali ile müvekkili bankanın takip borçlusuna borcu olmadığının, takip borçlusunun müvekkili bankada hiçbir alacağının bulunmadığının tespitine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İİK'nun 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamesinin muhatabı olan adi ortaklığın ayrı bir tüzel kişiliği olmadığından, adı geçenin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Ehliyetsizliğe ilişkin bu durum kamu düzeni ile ilgili olup re’sen dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu hususu adi ortaklığı oluşturan ortaklardan herbiri şikayet konusu yapabilir. Bu nedenlerle İİK'nun 89. maddesine göre çıkartılan haciz ihbarnameleri yok hükmünde olup, iptaline yönelik başvuru da süreye tabi değildir. O halde mahkemece, şikayetin kabulü ile haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ : Şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, İİK 89/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamında İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1344 E.-2021/167 K.sayılı dosyasında şikayet nedeniyle takip dosyasındaki haciz ihbarnamelerinin iptal edildiği, davanın konusuz kaldığının gözetilmediği ve vekalet ücreti ve yargılama giderleri noktasında toplandığı görülmektedir. HMK'nun 331. maddesine göre davanın konusuz kalması halinde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Ancak mahkemece; İstanbul 15.İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/1344 E.-2021/167 K.sayılı dosyasında şikayet nedeniyle takip dosyasındaki haciz ihbarnamelerinin iptal edildiği nedenle davanın konusuz kaldığının gözetilmemesi doğru olmamıştır....
. - K A R A R - Şikayet eden vekili, müvekkil bankanın borçlu hakkında yaptığı icra takibinde borçlunun 3. kişi Tesco ... AŞ’deki alacağına İİK 89/1.maddesi uyarınca haciz ihtarnamesi göndererek 12.01.2007 tarihinde ihtiyati haciz uyguladığını, şikayet edilenin ise borçlu hakkında yaptığı icra takibinde borçlunun 3.kişideki alacağına haciz koymak için gönderdiği haciz ihbarnamesinin Alo Post yöntemiyle 15.1.2007 tarihinde 3.kişiye ulaştığını, 3.kişinin borç miktarı itibarıyla haczi koymadığını belirttiğini, bunun üzerine şikayet edilenin talebi üzerine3. kişiye tekrar müzekkere yazıldığını tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkil bankanın kamu bankası olduğunu ileri sürerek sıra cetvelindeki sıralarına itiraz etmiştir. Şikayet edilen vekili, müvekkil bankanın haczinin kesin haciz, şikayet edenin haczinin ise ihtiyati haciz olduğunu tebligatın usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın 89/2 haciz ihbarnamesine yönelik usulsüz tebliğ şikayetinin reddine, davacı tarafın 89/3 haciz ihbarnamesine yönelik usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile icra dosyasında davacıya yapılan 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ işleminin iptaline, davacının 89/3 haciz ihbarnamesine ıttıla tarihinin 24.02.2021 tarihi olarak düzeltilmesine ve davacı tarafın taraflarına haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceğine ilişkin şikayetinin reddine karar verilmiştir. Kararın 3. kişi/şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
yönelik taleplerinin reddine ilişkin icra müdürlüğünün 01.04.2014 tarihli kararının ve haciz ihbarnamelerinin iptalini talep etmiş, mahkemece, Denizli 1....


