WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğunu ileri sürmesinin haksız olduğunu, davacı tarafın böyle bir itirazının olması durumunda öğrenme tarihinden itibaren en geç 7 gün içerisinde icra hukuk mahkemesinde şikayet davası açması gerektiğini, davacının dava dışı borçlu şirketin ortağı olduğunu, şirkete getirmeyi taahhüt ettiği sermaye borcunun ödenmediğini ve ayrıca şirket mal varlığını kendi uhdesine geçirdiğini bu nedenle borçlu şirketle aralarındaki alacak - borç ilişkisine dayanılarak davacıya haciz ihbarnamesi gönderildiğini, dosya kapsamında davacıya, borçlu nezdinde tahakkuk etmiş bir borcu olup olmadığının sorulduğunu, buna ilişkin haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini ancak davacı tarafından haciz ihbarnamelerine itiraz edilmediğini, ödemeye dair bir belge de sunulmadığını, bu aşamada menfi tespit davası açması halinde borçlu olmadığını ispat külfetinin kendisine düştüğünü, tüm bu nedenlerle haksız...

Esas sayılı şikayet dosyasını da açmış iken işbu davayı da açtığını, bu nedenle davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, menfi tespit davasının açılabilmesi haciz ihbarnamelerinin mevcudiyetine bağlı olduğundan, haciz ihbarnamelerinin dava şartı olduğunu, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan da reddi gerektiğini beyan ile tüm bu yönlerden ve esastan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava dilekçesi diğer davalı ... A.Ş ne de usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından İİK 89.madde kapsamında davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı ... vekilince görev itirazında bulunulmuş ise de, dava konusu uyuşmazlık mahkememizin görevine girdiğinden itirazın reddine karar verilmiştir. ... 23. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının bir örneği celp edilmiş, incelenmesinde; ... tarafından ...A.Ş aleyhinde, davacısı ...'...

Şikayetçi vekili her ne kadar takipten 28.10.2015 tarihinde haberdar olduklarını belirtip 03.11.2015 tarihinde mahkemeye başvurmuş ise de, şikayetçiye gönderilen 89/2 haciz ihbarnamesinde "...birinci ihbara rağmen müddeti içinde itiraz etmemeniz sebebiyle borç zimmetinizde sayılmıştır..." açıklaması yer almakla artık 89/1 haciz ihbarnamesi ile ilgi kurulmuş olup, şikayetçi taraf 31.3.2015 tarihinde tebliğ edilen 89/2 haciz ihbarnamesi üzerine 89/1 haciz ihbarnamesinden haberdar olmuş ve bu öğrenme tarihine göre de İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreyi geçirdikten sonra 03.11.2015 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesine yönelik olarak usulsüz tebliğ şikayeti ile icra mahkemesine başvurmuştur. O halde mahkemece istemin süre aşımından reddi gerekirken işin esasının incelenerek kabul kararı verilmesi isabetsizdir....

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın her ne kadar usulsüz tebligat iddiasında bulunmuş ise de bu hususta İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikayet yoluna gitmediği gibi tebligatı öğrendiğini iddia ettiği tarihten sonra süresi içerisinde icra dosyasına herhangi bir itiraz da sunmadığını, haciz ihbarnamelerinin usulsüz olduğu iddiasının ise gerçeğe aykırı olduğunu, İcra dosyasından gönderilen haciz ihbarnamelerinin davacının mernisde kayıtlı adresine gönderildiğini, tebliği mümkün olmadığında bu kez T.K. 21/2 hükmüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davacının aksi yöndeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafa her üç haciz ihbarnamesinin de tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde itiraz etmeyen davacının davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, İcra dosyasının borçlusu şirketin ortağı ve yetkilisi olan davacı tarafa haciz ihbarnamesi gönderilmesinin olağan olduğunu, şirket ortaklarının şirket sözleşmesiyle koymayı taahhüt ettiği sermayeden dolayı...

Haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulsüzlüğü ancak ilgilisi tarafından İİK'nun 16.maddesi uyarınca yasal sürede icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürülmesi halinde değerlendirilebilecek bir husus olup, icra müdürlüğünce kendiliğinden nazara alınıp tebligatın usulsüz olduğu değerlendirilerek alacaklının haciz isteminin reddine karar verilemez. O halde mahkemece icra müdürlüğünün, alacaklının haciz isteminin reddine dair 28.10.2014 tarihli işleminin yukarıda açıklanan gerekçelerle iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, üçüncü kişiler tarafından icra mahkemesine getirilmiş usulsüz tebligat şikayeti olmadığı halde, tebliğ işlemi denetlenip haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulsüz olduğundan bahisle şikayetin reddi şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir....

İnş ve Orman Ürünleri San ve Tic AŞ aleyhine 1.03.2020, 01.04.2020 ve 01.05.2020 tarihli senetler nedeniyle icra takibi başlatıldığı, devamında asıl borçlu/davalı ... firmasının adreslerine hacze gidildiği, sonrasında ise davalı alacaklı ... tarafından üçüncü sahışlara 89-1 ihbarnamesi gönderilmesi talep edildiği ve davacı ...' a sırasıyla 89-1 , 89-2 ve 89-3 haciz ihbarnamesi gönderildiği, davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinden 89/1 birinci haciz ihbarnamesinin 19/01/2020 tarihinde, 89/2 ikinci haciz ihbarnamesinin 11/12/2020 tarihinde, 89/3 üçüncü haciz ihbarnamesinin 15/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, icra dosyası alacaklısı ... tarafından 11/06/2021 tarihinde davacı ......

Defterdarlığı ve Bankalara birinci haciz ihbarnameleri gönderilerek müvekkil idarenin bu kurumlardaki hak ve alacaklarına haciz uygulandığını, uygulanan haciz işleminin 5393 sayılı Kanunun 15.maddesi son fıkrasının emredici hükümlerine aykırı olduğunu belirterek hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 11/08/2015 tarihinde Defterdarlığa ve...'ye haciz ihbarnamesi gönderilmesi talebinin kabulüne karar verildiği, talep doğrultusunda 89/1 haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, 19/08/2015 tarihinde ... Defterdarlığı'ndan 346.900,00 TL paranın yatırıldığı ve yatırılan bu paraya ilişkin 24/08/2015 tarihli reddiyat makbuzu ile alacaklı tarafa ödeme yapıldığı, 28/08/2015 tarihinde 10.790,85 TL ve 31/08/2015 tarihinde 732.53 TL'nın borçlu tarafından ödendiği, 31/08/2015 tarihinde .... ve ......

Esas sayılı dosyasında 27.09.2022 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile müvekkilinin malvarlığına araçlarına haciz konulmuş olup bankalara 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesine karar verildiğinin, haciz ihbarnameleri incelendiğinde muhteviyatının hatalı olduğu ve İcra İflas Kanunu ve Yönetmeliği'nin emredici hükümlerine aykırı olarak düzenlendiği, müvekkil şirketin ticaret unvanı ve adresi haciz ihbarnamelerinin tamamında hatalı olarak yazıldığının, ancak müvekkile gönderilen ve ekte sunulan üç haciz ihbarnamesinde de kanuna ve yönetmeliğe aykırı olarak haciz ihbarnamelerinde doğru bir biçimde bulunması gereken ticaret unvanı, adres ve miktar bilgileri hatalı yazıldığının, yalnızca ticaret unvanı değil,müvekkil şirketin adresi de haciz ihbarnamelerinde yanlış bir biçimde "... Mah. ... Cad. ......

İcra Müdürlüğünün 2016/8165 Esas sayılı dosyasından kendilerine gönderilen 1. haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmelerine rağmen 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, bunlara da itiraz ettiklerini, iptalleri için icra hukuk mahkemesinde açılan şikayet davası hakkında henüz karar verilmediğini, 15 günlük sürenin geçtiğini belirterek bahsekonu 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptaline, icra takip dosyası nedeni ile borçlu bulunmadıklarının tespitine, davacı lehine tazminat verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince, dava açıldıktan sonra Kocaeli 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/73 Esas sayılı dosyasından 18.05.2017 tarihinde şikayetin kabulü ile Kocaeli 4....

Dava, İcra İflas Kanunu 89. maddesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Denizli 2. İcra Dairesinin 2012/4479 esas sayılı dosyası üzerinden kendisine İİK.'nın 89. maddesi gereğince 1. ve 2. haciz ihbarnameleri gönderildiğini, tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, itirazın süresinde yapılmaması nedeniyle İİK'nın 89. maddesi gereğince 3. haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, icra dosyasında borçlu şirkete sermaye borcunu yerine getirdiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalılardan takip alacaklısı ... haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun biçimde davacıya tebliğ edildiğini, davacının süresinde itirazda bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, onbeş günlük hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu