Az yukarda da açıklandığı gibi davalı ...’in, asıl işveren davacı Belediyeye karşı sözleşmeden doğan sorumlulukları devam ettiğinden, kendi dönemine ilişkin işçilik alacağı yönünden davacı Belediyeye karşı sorumludur. Bununla beraber davalı ...’in, davacı Belediye ile imzalamış olduğu hizmet sözleşmesinde, işçilik alacakları nedeniyle sorumluluğun tümüyle kendisine ait olacağına ilişkin açık bir hüküm mevcut olmadığından, kendi dönemine isabet eden işçilik alacakları nedeniyle %50 oranda sorumlu olduğunu, kalan %50 sorumluluğun ise davacı Belediye’ye ait olduğunu kabul etmek gerekir....
İnceleme konusu karar, işçilik alacakları ile birlikte hizmet tespiti istemine ilişkin olup mahkemece hizmet tespiti talebinin tefrik edildiği ve davacının işçilik alacağı talebine ilişkin olarak karar verildiği, kararı temyiz eden davalının da temyizinin işçilik alacağına yönelik bulunduğu ve böylece temyiz incelemesinin işçilik alacakları ile sınırlı olduğu anlaşılmakla temyiz incelemesini yapma görevi Dairemizin iş bölümü alanı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin iş bölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dosyasının Yargıtay 9. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 19/12/2013 gününde oybirliği ile karar verildi....
K A R A R Mahkemece taraflara 09.10.2007 tarihinde Tefhim olunan kısa karada işçilik alacakları ile ilgili hüküm kurulduğu halde gerekçeli kararda işçilik alacakları ile ilgili hüküm kurulmayarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki doğmuştur. Bu nedenle gerekçeli karar örneğinin davacıya tebliğ edilmesi, tebligat parçasının konulduktan ve temyiz süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahalli mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 05.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi....
Davanın kısmen kabulüne dair önceki kararda, davacı tarafından dosyaya sunulan ... 2004 yılı maaş listesinde belirtilen miktar esas alınarak hüküm kurulması ve 01.01.2004-05.04.2006 tarihleri arasında brüt 1.031.98 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesi üzerine Dairemizin 05.02.2018 tarihli ilamı ile davacı tarafından sunulan belgede işverenin kaşe ve imzası olmadığından yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, işçilik alacakları davasında davacının 05.04.2006 tarihinde ücretinin 725.00 TL olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de işçilik alacakları davasında esas alman ücretin son ayın primi ve kazancına esas alınabileceği yönünden bozulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Y A R G I T A Y K A R A R I Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 günlü ve 1 sayılı kararı ile iş kazaları ve meslek hastalığından kaynaklanan işveren ve işçi arasındaki maddi ve manevi tazminat ile birlikte işçilik alacakları taleplerinin temyiz incelemesi Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'ne verilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2013 tarih ve 2013/22269 – 25078 sayılı kararı ile inceleme konusu kararın işçilik alacaklarına ilişkin olduğu gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir. Ancak dava dilekçesi ile meslek hastalığından kaynaklanan maddi tazminat ile kıdem ve ihbar tazminatı işçilik alacakları birlikte talep edilmiş ve mahkemece talepler kısmen hüküm altına alınmıştır. SONUÇ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın meslek hastalığından kaynaklanması ve yukarıda açıklanan nedenle temyiz incelemesinin yapılması için dosya Yargıtay 21....
Kriminal rapor, davacı ve diğer işçilerin davalı şirket aleyhine işçilik alacakları için açtıkları dava dosyası, bu davanın bitmesi aşamasında diğer gerçek kişi davalı tarafından işçilik alacağı miktarına yakın miktar içeren senetle icra takibi yaptığı dosya ve işçilik alacağına haciz uygulanması ile tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacı aleyhine icra takibine konu edilen senedin işe girerken, ad ve adres hanesi doldurulmuş, diğer kısımları boş bırakılmış şekilde davalı işveren şirket tarafından teminat amacı ile alındığı anlaşılmaktadır. İşçilik alacakları ile ilgili davadan sonra senedin diğer kısımları doldurularak ve alacaklı diğer davalı gerçek şahıs gösterilerek icra takibi yapılmıştır. Senet teminat senedi olduğundan geçersizdir. Davacı ile davalı şirket arasında iş ilişkisi bulunmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereği iş mahkemesi görevlidir....
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile, dAvacının davalı işyerinde 8.7.2005-15.1.2006 tarihleri arasında 187 gün çalıştığının tespitine ve işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesi yerinde ise de ; davalı Kurumun işçilik alacakları davasının tarafı olmaması nedeniyle işçilik alacakları üzerinden hesaplanan nisbi avukatlık ücretinden sorumlu olmadığı halde, davalı işveren ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması, yine tespit isteminin kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre, davalılar yararına 450.00 TL avukatlık ücretine hükmolunmaması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır....
"İçtihat Metni" Davacı ... ile davalı ... aralarındaki işçilik alacakları davası hakkında Kayseri İş Mahkemesinden verilen 02.07.2008 gün ve 92-108 sayılı hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Yargıtay 21.ci Hukuk Dairesinin İş Bölümü alanı, özel Kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde, "Yargıtay Kanunu" nun 14'ncü maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı Yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak İş Mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür. İnceleme konusu karar, işçilik alacakları ilişkin olup belirgin şekilde 14'ncü maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin işbölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dosyasının Yargıtay 9....
aralarındaki işçilik alacakları davası hakkında Bursa 1. İş Mahkemesinden verilen 24.07.2008 gün ve 840-703 sayılı hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu. K A R A R Yargıtay 21.ci Hukuk Dairesinin İş Bölümü alanı, özel Kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı taktirde, "Yargıtay Kanunu" nun 14'ncü maddesiyle sınırlıdır. Anılan madde hükmünde ise, Dairemizin hasren 506 ve 1479 sayılı Yasalardan doğan uyuşmazlıklara ilişkin olarak İş Mahkemelerinden verilen hüküm ve kararları inceleyeceği öngörülmüştür. İnceleme konusu karar, işçilik alacakları ilişkin olup belirgin şekilde 14'ncü maddenin kapsamı dışında bulunmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin işbölümü alanı içine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dava dosyasının Yargıtay 9....
Somut olayda, mahkemece, davacının asgari ücretin 1.81 katı ücret aldığı kabul edilerek işçilik alacakları ile ilgili verilen mahkeme kararında Kurum taraf olmadığı ve Kurum açısından bağlayıcı olmadığı, ayrıca kararda Kuruma bir yükümlülük getirilmediği gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir. Oysa, 11 yıl kepçe ve dozer operatörü olarak çalışan davacının asgari ücretin üzerinde ücretle çalışacağının kabulü hayatın olağan akışına uygundur. Bu nedenle ücret yönünden güçlü delil niteliği taşıyan işçilik alacakları ile ilgili kesinleşmiş mahkeme ilamıda tespit edilen ücrette dikkate alınarak gerçek ücretin tespit edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir....


