Belirtmek gerekir ki, işveren tarafından verilen 05.08.2019 tarihli işten ayrılış bildirgesi ile işten çıkış kodunun 08 (Emeklilik [yaşlılık] veya toptan ödeme nedeniyle) olarak bildirildiği ve davacının sendika üyeliğinin bu sebeple düştüğü anlaşılmaktadır. Söz konusu işten ayrılış bildirgesi geçersizliğine karar verilen fesih işlemine ilişkin olduğundan, davacının sendika üyeliğini sona erdirecek bir gerekçe teşkil etmeyeceği açıktır. Nitekim Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında da davacının yaşlılık aylığı almadığı belirtilmektedir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında, sendika üyeliğinin devam ettiği gözetildiğinde davacının 11.10.2020 tarihinden itibaren amatör yönetici sıfatıyla 6356 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi kapsamındaki güvenceden yararlandığı, davacının yazılı rızası olmaksızın işyerinin değiştirildiği ve bu itibarla davanın kabulü ile dava konusu işyeri değişikliğine dair işlemin geçersiz sayılmasına karar verilmesi gerektiği tartışmasızdır....
Dosya içeriğine göre; davacının alt işveren şirkette çalışmasından önceki dönemde kadrolu olarak davalı asıl işverende kayden çalışmasının bulunduğu, bu çalışmanın kesintisiz olduğu, davalı asıl işverenin davacı ile aynı işi yapan kendi kadrolu işçileri bulunduğu, davalılar arasındaki 12 ay süreli temizlik ve destek hizmetleri alım sözleşmesinde yemek, servis giderleri ile kullanılacak malzemenin asıl işveren tarafından karşılanacağının düzenlendiği ve tanık beyanları dahil tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; mahkemece, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmayıp, iş akdine davacının davranışlarından kaynaklanan nedenler ile son verilmiş olup, fesih bildiriminde davacının hangi görevleri yerine getirmediği açık bir şekilde belirtilmediği gibi işten ayrılışı esnasında çıkış kodunun da ''kod 4: işveren haklı sebep bildirmeden fesih '' olarak belirtilmesi karşısında davacıdan 4857 Sayılı Yasa'nın 19. maddesinin 2. fıkrasında da öngörüldüğü...
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece toplanan deliller,tanık beyanları,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde;davacının davalıya ait işyerinde 15/09/2011-10/06/2013 tarihleri arasında iş sözleşmesi ile çalıştığı, tanıkların maaşın bankaya yatırıldığını ifade ettikleri, bu beyanlardan ve bordrolardan hareketle davacının son ücretinin bordrolarda görüldüğü kadar olduğu, işten ayrılış bildirgesinde ayrılış sebebi olarak 22 kodunun gösterildiği, davalı işverence dosyaya devamsızlık tutanaklarının ve ihtarnamenin sunulduğu, davacı tanığının davacının senelik izin dönüşü işbaşı yaptırılmadığını, çıkış işlemlerinin yapıldığını, davalı tanığının ise davacının izin dönüşü başka uzak bir şubeye gönderilmek istendiğini beyan ettikleri, iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfeti davalı işveren üzerinde olup davalı işverence bu hususun somut ve kesin şekilde kanıtlanamadığı, davacının işine haklı bir sebep olmaksızın son verildiği...
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1984 yılından itibaren 4/1-a sigortalısı olarak çalıştığını, 20.11.2018 tarihinde tahsis başvurusunda bulunduğunu, emeklilik işlemlerinin sonuçlanmaması üzerine yaptığı araştırmada Kurumun 4/a dan ödenen primleri 4/b'ye aktardığını, prim gün sayısının eksilmesi sebebiyle emekli edilmediğini öğrendiğini, işverenliği tarafından 2009/4 ve 10. ayları arasında çıkartıldığı ücretsiz izinlerin işten çıkış gibi algılandığını, Kuruma başvurarak eksik gün bildirimi için 02 kodunun işaretlendiğini belirtmişse de sonuç alamadığını, 05.04.2019'da yaptığı başvurunun da sonuç vermediğini, çalıştığı ve bildirimleri yapılan şirketin aile şirketi olduğunu, 2009 yılında yaşanan ekonomik kriz sebebiyle şirketin 10 dan fazla işçisini ücretsiz izne gönderdiğini belirterek, müvekkilinin re'sen 4/1-b sigortalısı kabul edilmesine dair işlemin iptaline, 4/a sigortalısı olarak kabul edilerek tahsis başvurusunun kabulü ile başvuru tarihinden itibaren işlemiş emeklilik...
Somut olayda davalı işveren tarafından, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği savunulmasına karşın davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği, işverence SGK'ya işten çıkış kodunun kod 4 "Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshi" olarak bildirildiği ve tarafların imzasını taşıyan 08.03.2013 tarihli yazılı fesih bildiriminde davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğinin belirtildiği dikkate alındığında haklı nedenle fesih savunmasına itibar edilmesi mümkün değildir. Davalı işveren fesih bildiriminde gösterilen sebeple bağlı olup, bu sebebi değiştiremez. Dolayısı ile mahkemenin feshin haklı sebebe dayandığı yönündeki kabulü hatalıdır. Yukarıdaki ilkeler doğrultusunda, işçinin iş akdini geçerli nedenle feshetmek isteyen işveren, fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır....
Bu halde, “06/01” kodunun hangi Sosyal Güvenlik Merkezine ait olduğu öncelikle tespit edilmeli, herhangi bir bilgi karışıklığına sebebiyet vermemek için, davacının açık kimlik bilgilerinin belirtilmesi ve yazı ekine de hizmet döküm cetvelinin bir örneğinin eklenmesi suretiyle, ilgili Sosyal Güvenlik Merkezi ile yazışma yapılarak, kayıtlı tescil numaralarının hangi işverenlere ait olduğu hususu tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, işe giriş ve çıkış bildirgeleri dosya kapsamına alınmalıdır. Hizmet döküm cetvelinde kayıtlı işyerlerinin ait olduğu işverenlik bilgilerinin tespit edilmesinin ardından, söz konusu işverenlerin ve davalıların ticaret sicili kayıtları ilgili ticaret sicili memurluğundan celp edilerek incelenmeli, aralarında bir bağlantının olup olmadığı değerlendirilmelidir. Davacının çalışması hakkında bilgisi bulunduğunu beyan eden davacı tanığı B.. G..'nin hizmet döküm cetveli celp edilerek incelenmeli, bordro tanığı olup olmadığı belirlenmelidir....
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacının 08/07/2010 tarihinde işe başladığını ve işten çıkış tarihinin 01/04/2016 olduğunu, davacının iş sözleşmesinin 01/04/2016 tarihli fesih bildiriminde belirtildiği gibi "4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. ve 18. maddelerine istinaden, şirketimiz içindeki yeniden yapılanma ve düşük performans sebebiyle 8 haftalık ihbar ödeneli peşin verilmek suretiyle" 01/04/2016 tarihinde feshedildiğini, davacının ihbar ve kıdem tazminatı hesabının yapıldığını, davacının da bu hesabı kabul ederek ibraname imzaladığını, davacının rızası ve serbest iradesi ile iş akdinin feshedildiğini, davacının başka bir bölümde istihdam edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, yapılan feshin geçerli olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, taraflar temyiz etmiştir....
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin Ekim/2002 -Şubat/2009 arası davalı şirkete ait işyerinde aşçı olarak çalıştığını ve sebepsiz olarak işten çıkarıldığını, davalı şirketin müvekkiline ve diğer personele iş akdinden doğan alacaklarını vermemek için her yıl giriş çıkış yaptırdığını, tüm personele ibraname imzalattırıldığını, ... raporuna istinaden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek ... İcra Müdürlüğünün 2010/3692 esas ve 2010/3691 esas sayılı dosyalarına yapılan itirazlarının iptali ile icra inkar tazminata hükmedilmesini, kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça davacının iş akdinin devamsızlık sebebi ile feshedildiği savunulmasına rağmen devamsızlığa ilişkin usulüne uygun tutanakların tanzim edilmediği, SGK işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış tarihin 09.03.2014 olarak ve kodunun 4 olarak belirtildiği, 13.05.2014 tarihli davalı fesih ihtarında ise devamsızlık tarihlerinin 05.05.2014, 06.05.2014, 07.05.2014 olarak belirtilmesine rağmen tutanakların davacının çıkışı verildikten sonra tutulduğu ve davalının savunması ile çeliştiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/22745 Esas, 2015/27307 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen emsal dosya ... 14. İş Mahkemesi'nin 2014/122 Esas,2015/185 Karar sayılı dosyasında da benzer gerekçe ile iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğinin kabulü ile davacının ihbar tazminatı hüküm altına alınmıştır....
Somut uyuşmazlıkta davalı tarafça davacının iş akdinin devamsızlık sebebi ile feshedildiği savunulmasına rağmen devamsızlığa ilişkin usulüne uygun tutanakların tanzim edilmediği, SGK işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış tarihin 09.03.2014 olarak ve kodunun 4 olarak belirtildiği,13.05.2014 tarihli davalı fesih ihtarında ise devamsızlık tarihlerinin 05.05.2014, 06.05.2014, 07.05.2014 olarak belirtilmesine rağmen tutanakların davacının çıkışı verildikten sonra tutulduğu ve davalının savunması ile çeliştiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/22745 Esas, 2015/27307 Karar sayılı onama ilamı ile kesinleşen emsal dosya ... 14.İş Mahkemesi'nin 2014/122 Esas, 2015/185 Karar sayılı dosyasında da benzer gerekçe ile iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğinin kabulü ile davacının ihbar tazminatı hüküm altına alınmıştır....


