Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle davalı borçlunun takibe itirazında zamanaşımı definde bulunmasa dahi açılan itirazın iptali davasında takibe itirazında ileri sürdüğü hususlarla bağlı olmaksızın zamanaşımı savunmasını da ileri sürebilecek olması nedeniyle bunun savunmanın genişletilmesi niteliğinde kabulü mümkün olmayıp davalı borçlunun itirazın iptali davasına karşı süresinde verilen cevap dilekçesiyle zamanaşımı def'inde bulunulmuş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilnin bütün temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ....
Yine davacılar tarafından dava devam etmekte iken, icra takibine konu borç nedeniyle 11.04.2011 tarihinde davalı bankaya 18.494.- TL ödenmiştir. İİK 72/7 maddesi uyarınca icra takibine konu olan yargılama devam ederken fazla ödeme yapıldığı takdirde, menfi tespit davası yasa gereği istirdat davasına dönüşür....
Tüm bu nedenlerle itirazın iptali davası alacak davası olarak ıslah edilmiş olmakla davanın kabulü ile 65.700,00-TL üzerinden tahsiline asıl alacak olan bu miktara yasal faizi uygulanmasına karar vermek gerektiği...." gerekçesiyle, davanın kabulü ile dosya alacak davasına çevrilmiş olmakla 65.700-TL üzerinden devamına, asıl alacak olan bu miktara yasal faizi uygulanmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak huzurdaki dava yazılı yargılama usulüne tabi bir dava iken mahkemece basit usulde yargılama yapılıp sözlü yargılama safhasına geçilmeden ve taraflara son sözleri sorulmadan emredici hükümlere aykırı olarak hüküm kurulmasının hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, nitekim Yargıtay 1....
Her ne kadar mahkemece direnme kararı gerekçesinde, anılan dava dosyası ve icra takibinde eldeki davanın konusu olan çeke dayalı istemlerinin gayri nakit alacak olarak takibe ve itirazın iptali davasına konu edildiği, bu hususun takip talebinin “b” bendinde gösterildiği belirtilmişse de, mahkemenin gerekçesine esas olan bu takip talebinin 2011/9760 E. sayılı icra dosyasına ait olmayıp, gayri nakit alacak takiplerine örnek takip talebi olarak davacı vekilince sunulduğu ve dosya içerisinde bulunduğu anlaşılmıştır. İzmir 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/104 E. sayılı dosyada yer alan dava dilekçesinde davacı taraf yalnızca dava dilekçesinin açıklamalar kısmında depo talebinden bahsetmiş olup, talep sonucu kısmında ise davacı bankanın kredi alacağının tahsilini teminen itirazın iptali isteminde bulunduğunu bildirmiştir. Kaldı ki, davalı taraf bu davadan sonra açılan İzmir 13....
22/01/2024 tarihli rapora itiraz dilekçesinde yaptıkları hesaplama sonucu 3.711.233,45 TL toplam borç hesaplaması ve borca kısmi itirazda bulunmuş olunduğu nazara alınarak borcun 3.258.412,30 TL'si kabul edilmiş olmakla kalan tutara itiraz edilmiş olduğu noktada bu durumda itirazın iptali davasına esas olmak üzere müddeabihe esas olacak olan alacak toplamı (Kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla) 3.711.233,45 TL - 3.258.412,30 = 452.821,15 TL olması gerektiğini, şirket yönünden - 11.151.762,10 TL ve kefil yönünden 11.145.968,48 TL alacak bulunduğunun tespiti ile usule dair olmak üzere gerek ipotek limitinin şirket borcundan düşülmesi ve gerekse kısmi tahsilatın her iki borçlu borcundan düşülmesi ve kabul edilen borç tutarı üzerinden itirazın iptali davası açılamayacağı gibi hukuki yarar yokluğuna dair tespitler de yine 11.151.762,10 TL ve 11.151.762,10 TL üzerinden yapıldığını, dolayısıyla bilirkişi usule yönelik olarak yukarıdaki üç ayrı durumu hukuki yarar yokluğu durumunu...
(Tutumlu, M.A., Kuram ve Uygulama Işığında Medeni Usul Hukukunda Islah, 2010, s.17) Uygulamada gözetilmesi gereken ve yukarıda izah edilen denge olgusu, bazı hallerde ıslah yoluna başvurulmasına engel oluşturur. Bu noktada istem sonucu kavramını açıklamak gerekir. İstem sonucu, dava konusunu belirleyen tek ve asıl ögedir. Öğretide istem sonucu, mahkemeden istenilen şey olup davanın mevzuunu teşkil eder (Postacıoğlu, İ. E., Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6.Bası, İstanbul 1975) ve mahkemenin davayı kabul etmesi halinde kararında neyi hüküm altına alacağı hususunun açıkça beyan edilmesi keyfiyeti olarak anlaşılmaktadır.(Bilge N./Önen E., Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Ankara 1978) Dava konusunun ne olduğu istem sonucu ile belirleneceğine göre, istem konusu ile dava sonucu iddianın ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı ve bu nedenle de ıslah kurumu açısından bir özdeşlik göstermektedir. (Yılmaz, E., Medeni Yargılama Hukukunda Islah, Değiştirilmiş 2....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:20/06/2018 NUMARASI:2017/642 Esas - 2018/630 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali iken iflasta kayıt kabul davasına dönüştü Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/148 Esas KARAR NO: 2023/513 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 27/02/2023 KARAR TARİHİ:14/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili avukatın 31.10.2016 tarihinde dava dışı ---- aleyhine -------sayılı dosyası ile avukatlık ücret alacağına ilişkin ikame etmiş olduğu itirazın iptali davasının yargılamasına devamı için ve ---- uyarınca ----- tüzel kişiliğinin imar ve ihyasına karar verilmesi için müvekkiline süre verildiğini, bu nedenle huzurdaki işbu davanın açıldığını belirterek -----nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde----- sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere, bu dava sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere TTK.nun 547. maddesi uyarınca ihyasını, yargılama gideri ve vekalet ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/148 Esas KARAR NO: 2023/513 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 27/02/2023 KARAR TARİHİ:14/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili avukatın 31.10.2016 tarihinde dava dışı ---- aleyhine -------sayılı dosyası ile avukatlık ücret alacağına ilişkin ikame etmiş olduğu itirazın iptali davasının yargılamasına devamı için ve ---- uyarınca ----- tüzel kişiliğinin imar ve ihyasına karar verilmesi için müvekkiline süre verildiğini, bu nedenle huzurdaki işbu davanın açıldığını belirterek -----nosunda kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde----- sayılı dosyası yönünden geçerli olmak üzere, bu dava sonuçlanıp kesinleşme ve infazına kadar geçerli olmak üzere TTK.nun 547. maddesi uyarınca ihyasını, yargılama gideri ve vekalet ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini...
Yukarıda ıslaha ilişkin belirtilen açıklamalar doğrultusunda davacının itirazın iptali davası olarak açmış olduğu iş bu davada tam ıslaha başvurarak davasını alacak davasına çevirmesi mümkündür.Ancak davacı taraf tam ıslah dilekçesi ile birlikte faiz talebinde bulunmadığından faize hükmedilmemiştir.Her ne kadar dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş olmanın yeterli olabileceği düşünülebilirse de iş bu durum kısmi ıslah için geçerlidir.Tam sılah ile kısmi ıslah arasındaki farklardan biri de kısmi ıslahla ilk davanın yeni bir davaya dönüştürülmemesi aksine dava dilekçesi ile talep edilen hususun---------değiştirlmesi veya artırılmasıdır.Dolayısıyla ---yeni bir dava dilekçesi değildir.Ancak --- davacı taraf yeni bir dava dilekçesi vererek tüm talebini değiştirmektedir.------ dilekçesi ile birlikte ilk dava dilekçesi tamamen(bir anlamda) ortadan kalkmakta ve talep tam ıslah dilekçesinde yer alan hususlar olmaktadır.Bu nedenle tam ıslah dilekçesinde yer almayan bir husus hakkında ilk dava...


