İş Mahkemesi 2016/521 E. 2018/139 K. sayılı ilam nedeniyle uğranılan zararın tazmini amaçlı rücu talebi" sebebine dayalı olarak 23.618,44 TL asıl alacak, 3.987,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.605,75 TL alacağın tahsili istemiyle 19.04.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı, davalının haksız yere sırf şirkete ve ortaklara zarar vermek kastı ile şirket çalışanı ...’yı işten çıkardığını, bu kişinin haksız fesih nedeni ile açmış olduğu alacak davasına konu edilen bazı alacaklarını davacı şirketten tahsil ettiğini, davalının iş akdinin haksız feshi nedeniyle davacı şirketi zarara uğrattığını iddia etmiş; davalı ise iş mahkemesinde açılan davada yeteri kadar savunma yapılmadığını, şirket çalışanı ...’nın şirketi zarara uğrattığının tespiti üzerine ihtarname göndererek iş akdinin feshedildiğini...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/895 KARAR NO : 2022/771 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/12/2017 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/11/2018 KARAR TARİHİ : 13/10/2022 K. YAZIM TARİHİ : 11/11/2022 Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Davalı borçlu şirket aleyhine Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ......
İcra Müdürlüğü’nün 2018/13047 sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu/davalı aleyhine alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 43.500-TL üzerinden alacak davasına dönüştürüldüğü anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı asaleten sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ve ... A.Ş.'...
Önemle vurgulamak gerekir ki, kanunda da menfi tespit davası açılmasını yasaklayan bir hüküm de bulunmamaktadır (Halil Özdemir; Sosyal Güvenlik Kurumunun 6183 Sayılı Yasaya Göre Ödeme Emri Ve İptali Davaları, Sicil İş Hukuku Dergisi, S:31, Yıl:2014, s. 101-102). 6183 sayılı Kanun'da menfi tespit davasına, "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczini" düzenleyen 6183 sayılı Kanun'un 30.03.2006 tarihli ve 5479 sayılı Kanun ile değişik 79. maddesinde "...Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi hâlinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda..." olduğuna ilişkin düzenleme ile üçüncü şahıslar yönünden yer verilmiş ise de, bu olanak, kamu alacağı borçluları yönünden öngörülmemiştir....
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, izleme olanağı sağlayan bilirkişi raporu denetlendiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin fesholunduğu ve davacı talepleri arasında yer alan teminat mektubunun iadesine ilişkin istemi, davacının bu yönde teminat mektubu verildiğinin belgelenmediği gibi, davalınında kayıtlarında rastlanmadığı gibi kendilerine verilmiş bir teminat mektubunun olmadığının ifade edildiği, bu yönde bu talebin dayanaksız kaldığı, ipoteğin fekkine ilişkin istemi yönünden tapuda şerhin 04.10.2010 tarihinde terkinin sağlandığı, davacının bayilik sözleşmesinin 05.09.2010 tarihine kadar geçerli olduğu yönündeki beyanı ile sözleşmenin fesholunduğu, 01.12.2010 tarihinde taşınmazda başka bir firma ile kira sözleşmesi ve dağıtım anlaşması yapıldığı, davalı tarafından cari alacağa ilişkin takibin yapıldığı, ancak mevcut itiraz sonucu itirazın iptali söz konusu olmayıp, menfi tespit davasına konu edildiği, davacıların menfi tespite konu taleplerinin bu yapılan takip alacağı ile ilgisi...
Tüm dosya kapsamı sunulan deliller, izleme olanağı sağlayan bilirkişi raporu denetlendiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin fesholunduğu ve davacı talepleri arasında yer alan teminat mektubunun iadesine ilişkin istemi, davacının bu yönde teminat mektubu verildiğinin belgelenmediği gibi, davalınında kayıtlarında rastlanmadığı gibi kendilerine verilmiş bir teminat mektubunun olmadığının ifade edildiği, bu yönde bu talebin dayanaksız kaldığı, ipoteğin fekkine ilişkin istemi yönünden tapuda şerhin 04.10.2010 tarihinde terkinin sağlandığı, davacının bayilik sözleşmesinin 05.09.2010 tarihine kadar geçerli olduğu yönündeki beyanı ile sözleşmenin fesholunduğu, 01.12.2010 tarihinde taşınmazda başka bir firma ile kira sözleşmesi ve dağıtım anlaşması yapıldığı, davalı tarafından cari alacağa ilişkin takibin yapıldığı, ancak mevcut itiraz sonucu itirazın iptali söz konusu olmayıp, menfi tespit davasına konu edildiği, davacıların menfi tespite konu taleplerinin bu yapılan takip alacağı ile ilgisi...
davası olarak açıldığının bildirildiğini ve harca esas değerin 10.000 TL gösterildiğini, bu tutarın 1.000 TL'sinin prim alacağı, 9.000 TL'sinin erken fesih nedeniyle ücret alacağı olarak talep edildiğini, davacının daha sonra 24/12/2020 tarihli dilekçesiyle HMK 107/2 uyarınca talebini artırdığını belirtip, alacak talebini 725.000 TL'ye çıkardığını, ancak davacının hangi alacak kalemini 725.000,00-TL'ye çıkardığını beyan etmediğini, bu hususta ibraz edilen talep arttırım dilekçesinin usule aykırı olduğu gibi davacı tarafından belirlenebilir olan alacağın belirsiz alacak davasına konu edilmesinin de hatalı olduğunu,Yerel mahkemenin, belirsiz alacak davası açılamayacağına dair itirazlarına karşı bir değerlendirme yapmadığını, gerekçeli kararda alacağın belirsiz alacak olup olmadığı hakkında herhangi bir değerlendirme bulunmadığını, ancak kararın hüküm kısmında davacının talep arttırım dilekçesinin ıslah olarak dikkate alınmaması sonucu artırılan talep sonucu üzerinden dava tarihinden itibaren...
E. 2012/17577 K. 2013/18544 T. 23.10.2013) Sonuç itibariyle, dava konusu taşımaya ilişkin emtialar konteynerlere tam ve sağlam yüklenmiş fakat taşıma esnasında hasar meydana geldiğini, TTK'nın amir hükümleri uyarınca taşıyan acentesi; eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede uğradığı zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, somut olayda ise dosyaya sunulan belgeler ve ekspertiz raporundaki tespitler dolayısıyla hasarın, mevzuatta taşıyan acentesinin sorumlu olduğu belirtilen zaman dilimi içerisinde meydana geldiğinin ispatlanmış durumda olduğunu, buna karşılık davalı tarafından hasarın meydana gelme sebebi açısından sorumluluğu bulunmadığına ilişkin öne sürülmüş herhangi bir delil, belge bulunmadığını,Dava konusunun likit alacak olduğunu, ödeme dekontu ile de bu hususun sabit olduğunu,İşbu itirazın iptali davasına konu tazminat alacağının, delil niteliğini belirtmiş oldukları ekspertiz raporunun tazminat hesaplamalarından ve ödeme dekontundan...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/10/2022 NUMARASI : 2017/895 E-2022/771 K ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARIN KONUSU : İtirazın İptali-Alacak-İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)| KARAR TARİHİ : 10.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10.04.2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, alacak ve itirazın iptali istemlerine ilişkin asıl ve birleşen davalarda mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada; Davacı vekili özetle; davalı borçlu şirket aleyhine Ankara 24....
Tespit davası, eda davasına göre istisnai bir davadır. Bu durum ise eda davalarında hukukî menfaatin varlığı esas iken tespit davasında ise bunun varlığının ispatının şart koşulmasından kaynaklanmaktadır ki bu hal usul ekonomisinin de bir gereğidir. Öte yandan 6100 sayılı Kanun’da düzenlenen tespit davası, genel bir tespit davası olup, buna karşılık 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenen menfi tespit davası ise özel bir dava türü olarak düzenlemiştir. Bu düzenlemelerden biri anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin 5763 sayılı Kanun ile değişik 2 nci fıkrasındaki alt işverenlik sözleşmesinin muvazaalı olduğu tespitini içeren müfettiş raporlarına karşı itiraz davası olup, diğeri ise 92 nci maddenin 6111 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü fıkrasında yer alan “iş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına” karşı itiraz davasıdır....


