Birleşen dava davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; takip her iki borçlu yönünden de yetkisiz icra dairesinde açılmış olup, yetkili icra daireleri, Büyükçekmece yada Bakırköy İcra Daireleri olup bu bağlamda takibin açıldığı icra müdürlüğünün yetkisine icra dosyasına sunulan dilekçe ile itiraz edildiğini, icra takibinin yetkisine bağlı olarak huzurdaki dava ise Ticaret Mahkemeleri bağlamında Bakırköy Ticaret Mahkemelerinin yetki alanına girmekte olup huzurdaki dava yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle mahkemenizin yetkisine itiraz ettiklerini, öte yandan itirazın iptali davasına konu alacak iddiasıyla ilgili tarafımızca daha önce mahkemenizde açılmış bir menfi tespit davası varken ve yargılaması da hala devam ediyor iken davacı tarafının konu alacağı icra takibine koyması ve itirazımıza rağmen huzurdaki itirazın iptali davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığını, bu bağlamda da davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, birleştirilen davaya konu aynı olaya ilişkin olarak davacı...
Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.'' şeklindedir. Emsal kararda da ifade edildiği gibi yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatından son yüklenici sorumlu iken, diğer alacaklardan ise her bir yüklenici işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olacak şekilde sorumludur. Ücret alacağı yönünden de sorumluluk son işverene aittir. Bu ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir....
Şti. ile asıl ve birleşen dosya davalısı ... aralarındaki birleştirilerek görülen alacak - itirazın iptali davasına dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30/06/2016 tarihli ve 2011/272 E - 2016/786 K sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 26/12/2018 tarihli ve 2018/2191 E - 2018/13372 K sayılı ilama karşı taraflarca kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile dava dışı...'ndan muhasebe bürosunu devir aldıklarını, bedelini birlikte ödeyerek 15.11.2007 tarihli ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, bilahare ortaklık sözleşmesini feshettiklerini ileri sürerek, ortaklık döneminin gerçek gelirinin belirlenerek hakediş tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir....
İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyası ile 173.781,98 -TL asıl alacak, 41.864,79 -TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 215.646,77-TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiği, icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durması nedeni ile huzurdaki itirazın iptali davasının 215.646,77-TL üzerinden açıldığı, davalının davacının alacak istemini reddettiği görülmüştür. Beykoz ......
Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesinde davalının itirazının iptali ile borçlunun iflasına karar verilmesi talebi ile 07.03.2014 tarihinde itirazlı iflas davası açıldığı, işbu menfi tespit davasının Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava tarihinden daha sonra açılmış olmakla ve menfi tespit davasında ileri sürülecek hususların itirazın iptali ile iflas talebini içeren ve daha önce açılmış olan dava kapsamında cevap olarak ileri sürülüp değerlendirilebileceğinden açılan davada Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2013/12927 sayılı takibe yönelik menfi tespit talebinde davacı yanın hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla bu takibe yönelik davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerektiği, menfi tespit davasına esas olan diğer Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2013/13121sayılı ve Ankara 32....
Önemle vurgulamak gerekir ki, kanunda da menfi tespit davası açılmasını yasaklayan bir hüküm de bulunmamaktadır (Halil Özdemir; Sosyal Güvenlik Kurumunun 6183 Sayılı Yasaya Göre Ödeme Emri Ve İptali Davaları, Sicil İş Hukuku Dergisi, S:31, Yıl:2014, s. 101-102). 6183 sayılı Kanun'da menfi tespit davasına, "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczini" düzenleyen 6183 sayılı Kanun'un 30.3.2006 tarihli ve 5479 sayılı Kanun ile değişik 79. maddesinde "...Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi hâlinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda..." olduğuna ilişkin düzenleme ile üçüncü şahıslar yönünden yer verilmiş ise de, bu olanak, kamu alacağı borçluları yönünden öngörülmemiştir....
Asıl davaya konu olan ve itirazın iptali istenen Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas, Ankara ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasına konu olan Ankara 19.İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, Ankara ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E., 2015/417 K. Sayılı dosyası, Ankara ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi kurulu raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Somut olayda asıl dava, haksız fiile dayalı olarak maddi ve manevi zararın tazmini amacıyla Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Asıl davaya konu olan Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip, Ankara ...İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile 07/10/2013 tarihinde haczin haksız yapıldığından bahisle uğrandığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların tazminine yöneliktir....
Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:21.09.2021 NUMARASI:2018/14 Esas - 2021/681 Karar DAVA:İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Önemle vurgulamak gerekir ki, kanunda da menfi tespit davası açılmasını yasaklayan bir hüküm de bulunmamaktadır (Halil Özdemir; Sosyal Güvenlik Kurumunun 6183 Sayılı Yasaya Göre Ödeme Emri Ve İptali Davaları, Sicil İş Hukuku Dergisi, S:31, Yıl:2014, s. 101-102). 6183 sayılı Kanun'da menfi tespit davasına, "Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczini" düzenleyen 6183 sayılı Kanun'un 30.3.2006 tarihli ve 5479 sayılı Kanun ile değişik 79. maddesinde "...Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi hâlinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda..." olduğuna ilişkin düzenleme ile üçüncü şahıslar yönünden yer verilmiş ise de, bu olanak, kamu alacağı borçluları yönünden öngörülmemiştir....
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın geri alındığını, itirazın iptali davası aşamasında İcra Müdürlüğüne başvuru yapılarak itirazın geri aldığını, haciz konulan 3.kişilerdeki alacakların da alacaklıya ödenmesi yönünde beyanda bulunulduğunu, davalı şirketin sadece ayni ortaklık yapısı olan ... A.Ş.'...


