WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin alacağına istinaden----------- sayılı dosyası ile borçlular aleyhinde icra takibi başlatıldığını, ardından yine müvekkilinin alacağına binaen borçlu adresinde haciz işlemi yapıldığını, davacı ----yetkilisi olduğu firma adına haciz sırasında istihkak iddia ettiğini, İstihkak iddiası---------------tarafından reddedilerek takibin devamı kararı verildiğini, takibin devamı kararı ile birlikte aynı adrese tekrar hacze gidildiğini ve davacı -----borcu kabul ederek tarafımızla protokol imzaladığını ve borca karşılık senet verdiğini,---------tarafından borca karşılık verilen senetin ödeme tarihinde ödenmemesi sebebiyle taraflarınca icra takibi başlatıldığını, bunun sonucunda davacı borcunu ödeyerek senedini teslim aldığını, işbu dava yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemenin istanbul asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, dava kötü niyetli olup davacı yana tarafımızca hiç bir şekilde haciz baskısı kurulmadığını, usule...

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1.Davacı üçüncü kişi ZTF Müh. İnş. Taah. Reklam San. ve Tic. Ldt. Şti.'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK'nin 96/1. maddesinde, üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir....

İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sukütları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı gibi, istihkak iddiasının dinlenebilmesi için öncelikle, usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin ve haciz işleminin bulunması gerekmektedir....

İş yerinin davacı tarafından işletilmeye başlamasından sonra, ----- üzerinden davalının şahsi borcu sebebiyle takip başlatıldığı, ---- tetkikinde; Borçlu ----- esas-karar sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz işlemlerine başlandığı, --- tarihinde -----ait olmadığını, --- olduğunu belirttiği, menkul mallar---- olarak teslim edildiği, alacaklı vekili ----- tarihli dilekçesi ile istihkak iddiasının geçersiz olduğunu iddia ettiği, adresin senette yazılı adres olduğunu, bu nedenle ---madde gereğince takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, Üçüncü şahıs----- istihkak iddiasında bulunduğu, Alacaklı tarafça ---- tarihinde esas takibe geçildiği, İstihkak iddiası nedeniyle dosyanın --- tarihinde ---- gönderildiği, ----- ilamı ile mahkememiz dosyası davacısına---- içersinde istihkak davası açmakta muhtar olmak üzere takibin devamına karar verildiği, Alacaklı vekilince --- tarihli taleple --- istihkak iddiası ile ilgili kararın ----- tebliği, hacizli olan malların muhafazası...

İİK.nun 85.maddesine göre alacaklının gösterdiği adreste İcra dairesince haciz isteminin yerine getirilmesi zorunlu olup İcra memurunun bu konuda takdir hakkı bulunmamaktadır. 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı yasayla yapılan değişiklik sonucu icra memuruna sadece İİK'nun 82.maddesi kapsamına giren mal veya hakların haczine ilişkin bir takdir hakkı getirilmiştir. Bu nedenlerle icra memurunca alacaklının gösterdiği adreste haciz işlemi yapılıp, borçlu veya üçüncü bir kişinin istihkak iddiası varsa İİK'nun 97 veya 99.maddelerine göre işlem yapılması gerekir. İcra müdürlüğünün işlemi, İİK.'nun 85.maddesine uygundur. Kaldı ki 15.02.2008 tarihli haciz işleminde borçluya süre verildiğinden fiili haciz yapılmamıştır....

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının dayandığı 21.03.2009 tarihli senedin adi satış senedi olup her zaman düzenlenmesinin mümkün olmasına ve bu senet ile davacının aracın mülkiyetini kazanamıyacağına, haciz talep tarihi olan 03.07.2009 tarihinde aracın borçlu adına kayıtlı olması nedeniyle İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olmasına,haciz tarihi ile satış tarihinin aynı olması nedeniyle davacının aracı haczi görerek aldığı veya satın alırken beklenen özeni göstermesi halinde haczi bilebilecek durumda olması nedeniyle davacının iyiniyetli kabul edilemiyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; 3.kişinin, İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir....

Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. Somut olayda dava konusu 2.4.2010 tarihli haciz borçlunun senet ve tebligat adresi dışında davacı 3.kişi....,'nın 1.10.2002 tarihinden beri kuyumcu olarak çalıştırdığı dükkanda yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davacı 3.kişi yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanması gereklidir. Davalı alacaklı haciz adresinde davacı 3.kişi ve eşi borçlunun birlikte çalıştığını belirterek dükkanın fotağraflarını, telefon kayıtlarını, kuyumcular odası telefon listesini, borçlunun kartvizitini ve tanıkları delil olarak bildirmiştir....

Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. 3.kişi tarafından açılan bu tür davaların dinlenebilmesi için, istihkak iddiasının haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanması gerekmektedir. Somut olayda,davacı 3.kişi yargılama sırasında hacizli makinelerin dava dışı firmadan kiralandığına dair 01.06.2008 tarihli kira sözleşmesi sunmuştur. Yani davacının istihkak iddiası mülkiyet hakkına değil kiracılık hakkı gibi şahsi bir hakka dayalı olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece 3.kişi tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi ile davalı alacaklı lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi 2.fıkrası gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın esastan reddi ile nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

İİK.nun 97/17 maddesinde, istihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklının bu kanunun 11. babı hükümlerine dayanarak ve geçici veya kesin aciz belgesi ibrazına gerek olmadan; karşılık iptal davası açabileceği belirtilmiştir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve o malın haciz ve satışını isteyebilir (İİK. md. 283). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir....

İİK'nun 363/1. maddesinin (7) nolu bendinde temyiz edilebilecek kararlar arasında sayılan istihkak davalarında ve istihkak davalarına ilişkin takibin taliki kararlarında temyiz incelemesi yapılabilmesi için aynı fıkranın son cümlesinde yer verilen özel düzenlemeye göre icra mahkemesi kararının taalluk ettiği malın veya hakkın değerinin belirlenen bu miktarı geçmesi şarttır. Somut olayda, temyiz konusu mahcuzların değeri 6.310,00 TL'nin altındadır....

UYAP Entegrasyonu