WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

Talimat sayılı dosyası ile 27/05/2019 tarihinde fiili hacze gidildiği, bir kısım menkul mallara haciz uygulandığı, davacı şirket vekilinin istihkak iddiasında bulunduğu ve haczedilen menkul malların davacı şirket yetkilisine yediemin olarak bırakıldığı, istihkak iddiasının esas icra müdürlüğüne bırakılmasına karar verildiği, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün istihkak iddiası nedeniyle takibin taliki veya devamı hususunda karar vermek üzere dosyayı .... İcra Hukuk Mahkemesine gönderdiği, anılan mahkemenin 14/06/2019 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile takibin devamına, dosyamız davacısı olan şirkete de 7 gün içerisinde istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verildiği sonrasında takip alacaklısı davalı şirketin talebi üzerine .... İcra Dairesi'nin ......

Hemen belirtilmelidir ki, haczedilen bir mal üzerinde üçüncü kişinin, bu haczin tamamen kaldırılması veya sınırlandırılması sonucunu doğuracak nitelikte bir hak iddia etmesi ve bu iddiaya alacaklı ve/veya borçlu tarafından itiraz edilmesi halinde (ya da doğrudan) üçüncü kişinin (veya mal üçüncü kişi elinde haczedilmiş ise alacaklının), söz konusu mal üzerindeki haczin caiz olup olmadığının somut icra takibi bakımından sonuç doğuracak şekilde karara bağlanması amacıyla, yedi gün içinde, İcra Mahkemesinde açtığı takip hukukuna ilişkin davaya, Hacizde İstihkak Davası adı verilmektedir (İİK.m.96 vd.; Kudret Aslan, Hacizde İstihkak Davası, Ankara 2005, s.20-21; Ali Güneren, İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları ile Tasarruf İptal Davaları, Ankara 2004, s.97). Hacizden doğan istihkak davası açılabilmesi için gereken koşullardan biri de, hukuken geçerli bir haczin bulunmasıdır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Borçlu vekili, müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece talebin reddi üzerine hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Borçlu vekili, müvekkili aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, talebin reddi üzerine, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Mahkemece takibin talikine veya ihtiyati tedbir yolu ile icranın durdurulmasına karar verilmediğine göre İİK'nun 97/13. Maddesinde açıklandığı şekilde bu dava nedeniyle 3. kişinin tutumu sonucu, alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden alacaklı yararına %15 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin tüm, davalı 3. Kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. Bendinin tamamen hükümden çıkartılmasını ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 572.80 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılar 3. kişi ve borçludan alınmasına 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı 3. kişi şirket vekilince temyiz edilmiştir. 1-Asıl dava yönünden; Dava, alacaklının İİK’ nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelerden; borçlu şirketin 3. kişi şirketin ortaklarından birisi olduğu, dava konusu haciz adresinin 3. kişi şirketin ticaret sicil kayıtlarında yer alan adresi olduğu, yine haciz adresinin 3. kişi şirket tarafından işletilmekte olduğu hususunda taraflar arasında çekişme olmadığı, mahcuzların 3. kişi şirketin faaliyet konusu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi davalı 3. kişi yararınadır. Borçlu şirket ile 3. kişi şirketin bir kısım ortaklarının aynı kişilerden oluşması tek başına karineyi tersine çevirmeye yeterli değildir....

Zira, herkes alacak ve tazminat talepleri, ile ilgili açtığı davalarda alacak veya tazminatın kesinleşmesini, borçlu (davalının)acze düşmesi nedeniyle aciz vesikası alınması gibi alacağın takibini zorlaştıran koşulları gerçekleştirmeden bu yolla amacına ulaşabilir. Bunun sonucu olarakta İİK nun 277 ve devamı maddelerinde ki düzenlemenin, yasa koyucu tarafından uygulanmamak üzere düzenlendiğini kabul etmemiz gerekir ki bu durum, yargının görevinin yasaları uygulamak olduğuna ilişkin prensibe uygun düşmez. 2- Diğer yandan (alacak veya tazminatın kesinleşmediği, aciz belgesinin alınmadığı, diğer bir deyişle İİK nun 277 ve devamı maddelerindeki koşulların oluşmadığı haller nazara alındığında davacının dava açmakta hukuki yararı da bulunmamaktadır. Halbuki hukuki yarar davanın açıldığı anda var olmalıdır. İleri de hukuki yararın var olabilme ihtimali dava açmak için yeterli değildir....

Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar (HUMK.443/4) Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları, (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 4.maddesi), Kira tespit ilamları (12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı), Menfi tespit davasına ilişkin ilamlar ( İİK 72. m.), Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar ( MÖHUK. 41/2 ), Sayıştay Kararları (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. m.), İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar (2577 sayılı İYUK 28/1, ) Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar, kesinleşmeden icra edilemez. Somut olayda, icra takibinin dayanağı olan ......

(İİK mad.281) Ancak, üçüncü kişi hacze dayalı istihkak davası açmışsa (İİK mad.97/6-9) davalı takip alacaklısı geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın, bu davaya karşılık tasarrufun iptali davası açabilir. (İİK mad.97/17) Bu durumda, karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davası istihkak davasına bakan icra mahkemesinde incelenerek karara bağlanır. Öte yandan, karşı dava, HMK’nin133. maddesi gereğince cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek sureti ile açılır. Somut olayda, davalı vekiline dava dilekçesi ve tensip tutanağı 21.7.2014 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içinde cevap dilekçesi sunulduğu ancak karşı dava dilekçesinin cevap dilekçesinden ayrı olarak 10.11.2014 tarihinde verildiği ve harcın yatırıldığı görülmüştür. Buna göre, tasarrufun iptali davası cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava olarak açılmadığı gibi esasa cevap süresi geçirildikten sonra açılmış olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir....

Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda: 1.Dosya içeriğine, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre HUMK’nun 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davacı 3.kişiler vekilinin karar düzeltme isteğinin REDDİNE karar verilmesi gerekmiştir. 2.Davalı alacaklı vekilinin karar düzeltim talebine gelince, 3.kişinin açtığı dava red edilmiş ve İcra Mahkemesince takibin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verildiğine göre İİK.’nun 97/13. Maddesi gereğince bu dava nedeniyle davacı 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsili geciktiğinden davanın reddi nedeniyle alacaklı yararına % 40 tazminata hükmedilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır....

UYAP Entegrasyonu