WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davacı 3.kişi bu kez, haciz mahallinde hazır bulunan ...”nun borçlu şirketin işletme müdürü ve A grubu imzaya yetkili şahıs olduğunu ve borçluya ait belgeleri kişisel çantasında taşıması nedeniyle haciz mahallinde bulunduğunu kararın kesinleşmesinden sonra tesbit ettikleri gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu talep, istihkak davalarının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağından, yargılamanın iadesi mümkün olmadığından bahisle red edilmiştir. 2009/9827 2010/4463 İcra Mahkemesinin İİK’nun97 ve 99. Maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davaları sonunda verdikleri kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Çünkü, istihkak davaları genel hükümler çevresinde ve basit yargılama usulüne göre bakılan teknik bir davadır. (İİK’nun97/11-512). Bu davalarda HUMK’nun da yazılı tüm kanıtlar (tanık, yemin, ikrar, bilirkişi, keşif)taraflarca ispat aracı olarak dayanılabilir ve mahkemece bu kanıtlar serbestçe takdir olunur....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3.kişi vekili, ... 12.İcra Müdürlüğünün 2007/2802 sayılı takip dosyasından 23.10.2007 tarihinde haczedilen münkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapılması nedeniyle mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olup aksinin alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir....

Hukuk Dairesinin 2014/30022 Esas, 2014/29307 Karar Sayılı ilamı ile davacının talebinin istihkak iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden bozulmasına karar verilmiş, yeniden yapılan yargılamada kredi sözleşmesi uyarınca henüz borçlunun borcunun tamamını ödemediği ve Bankanın riskinin devam ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1. Üçüncü kişinin açtığı istihkak davasında takip alacaklısı yasal hasım olmakla birlikte, takip borçlusunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulaması da bu yöndedir. Üçüncü kişi tarafından her ne kadar şikayet nitelemesi ile dava açılmış ise de Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma ilamı uyarınca istihkak olarak davaya devam edilmiştir. Alacaklı ise dosyada taraf değildir....

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davanın şikayet niteliğinde olduğu, icra dairesince istihkak konusunda işlem yapılmadığı, malların 3.kişi nezdinde haczedilmesi nedeniyle İİK 99 madde gereğince işlem yapılması gerektiğinden şikayetin kabulü ile....İcra Müdürlüğü’nün 2010/2823 Takip sayılı dosyasında talimat yoluyla yapılan haciz işlemi sonrasında İİK 99.madde gereğince işlem yapılmasına, takip dosyasından İİK 99.madde gereğince işlem yapılana kadar 6.7.2010 tarihinde ... İcra Müdürlüğünün 2010/437 talimat sayılı dosyasından yapılan haczedilen mallarla ilgili tüm işlemlerin durdurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak davasına ilişkindir. Somut olayda, dava konusu 6.7.2010 tarihli haciz, davacı 3.kişi ve borçlunun yokluğunda yapılmıştır....

Dava, usulsüz icra emrinin tebliği işlemlerinin iptali ile 3.kişinin İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı açtığı istihkak davasına ilişkindir. Davacılar, aynı dava dilekçesi ile hem usulsüz icra emri tebliğine ilişkin memur muamelesinin şikayet yoluyla iptalini, hem de bu takip nedeniyle 18.11.2009 tarihinde haczedilen menkullerin kendilerine ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. Mahkemece davacıların istihkak iddiasına ilişkin talepleriyle ilgili dava tefrik edilerek mahcuzların değeri üzerinden dava harcı tamamlatılıp yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyla hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. Kabule göre de; İstihkak davalarına İİK 97/11.madde hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usülüne göre bakılır. Mahkeme, yasada belirtilen durumlar ayrık olmak üzere tarafları çağırıp dinlemeden hükmünü veremez....

Bu bilgilere göre istihkak davasının konusuz kaldığının kabulü gerekir. Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmek, 6100 sayılı HMK'nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmiş olması doğru olnadığından davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

un borcu nedeniyle müvekkili bankaya 17.09.2010 tarihinde gönderilen 1. haciz ihbarnamesine 21.9.2010 tarihinde itiraz ettiklerini, davalı alacaklı tarafından İİK 89/4.madde gereğince işlem yapılması gerekirken 13.10.2010 tarihinde 2.haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, buna da itiraz ettiklerini, borçlunun hesabındaki paraların banka tarafından verilen krediler nedeniyle doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatı olarak bankalarına rehinli olduğunu ve bu konuda ayrıca yapılmış rehin sözleşmeleri bulunduğunu, istihkak iddiası üzerine takibin devamına karar verildiğini ancak bu kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabülü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, bankadaki paranın borçluya ait olduğunu, istenmesine rağmen davacı tarafından ödenmediğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın tahsilini savunmuştur....

Davalı alacaklı vekili, davacı 3. kişi şirketin icra takibinden sonra kurulduğunu, 3. kişi şirket ile borçlu şirketin ortaklarının ve adreslerinin aynı olduğunu, aynı konuda faaliyet gösterdiklerini, şirketler arasında organik bağın olması nedeniyle istihkak davasının reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre, borçlu şirket tarafından borcun ödenmesi nedeniyle davaya konu gübreler üzerindeki haciz kaldırıldığından istihkak iddiasına ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına; borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasında organik bağ bulunduğu, istihkak iddiasında amacın borçlulardan mal kaçırmak olduğu, haksız olarak dava açılması nedeniyle delillerin toplanmış olması da nazara alınarak, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....

İcra Mahkemesinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle HMK’nun 114/4 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir. Dava, 3. kişinin İİK’nin 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Davacı 3. kişi, borçlu hakkında takibin yapıldığı ... 12. İcra Müdürlüğünün talimatı üzerine Kahramanmaraş 1. İcra Müdürlüğünce haczedilen taşınır malın mülkiyetinin kendisine ait olduğunu öne sürerek istihkak davasını açmıştır. Mahkemece davanın, takibin yapıldığı asıl icra dairesinin bağlı bulunduğu ... İcra Mahkemesinde açılması gerektiği, bu yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğundan bahisle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, hacizli malın bulunduğu yerde istihkak davası açılıp açılamayacağı noktasında toplanmaktadır....

Mahkemece toplanan delillere göre: ödeme emrinin haciz yapılan adreste borçluya tebliğ edildiği, adresin borçlu ve lehine istihkak iddia edilen davalı şirket tarafından kullanıldığı, bu iki şirketin ortakları ve yetkililerinin aynı isimlerden oluşup aralarında organik bağ olduğu, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğu ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan adi şekilde hazırlanmış kira sözleşmesinin istihkak iddiasını ispatlamaya yeterli olmadığı, iflas erteleme davası nedeniyle İİK'nun 179. maddesi kapsamında koruyucu tedbirlerden yararlanan şirkete atıf yapılarak diğer şirkete ait malların korunmasının amaçlandığı, bu şirketin borçlarından dolayı yapılan hacizlerin iflas erteleme davasında verilen tedbirlere dayanılarak engellenmeye çalışıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine ve davacı alacaklı lehine tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni...

UYAP Entegrasyonu