Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre;hacizdeki istihkak davalarının, İİK 97 ve 99 .maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayetlerin İİK 79 madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, asıl takibin yapıldığı yer icra tetkik merciinde incelenmesi gerektiği, Antalya 4.İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/146 Esas -2011/145 Karar sayılı ilamı ile davacının istihkak iddiasının İİK 97 maddesine göre kesin olarak reddine, dava açmak üzere 7 günlük süre verilmesine karar verildiği, buna göre davacının davasını Antalya İcra Hukuk mahkemesinde açması gerekirken görevli ve yetkili olmayan mahkemede dava açması nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde iki hafta içinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir....
İcra Hukuk Mahkemesi istihkak davalarında haczedilen menkullerin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu düzenleyen 1086 sayılı HUMK'nın 512 maddesinin 01.10.11 tarihinde yürürlüğe giren 6100 s. HMK nedeniyle yeni usûl kaanununda aynı konuda bir düzenlemeye yer verilmediğinden geçerliliğinin kalmadığı, bu durumda yetkili mahkemenin belirlenmesinde İİK'nun 4 ve 50. maddelerinin esas alınacağı bu durumda 3. kişi tarafından açılacak istihkak davalarında başvurunun asıl takibin yapıldığı yer veya davalının bulunduğu yer icra mahkemesince incelenip bakılmasının gerekeceği davalı tarafın yetki itirazı ve yargılamada asıl takibin yapıldığı ... İcra Mahkemelerinin yetkili bulunduğuna yönelik itirazı yerinde görüldüğü belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. ... 2. İcra Hukuk Mahkemesince de davalı alacaklı taraf cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuştur. Ancak, davalı borçlu ...'ün adresi Konak/... olup, yetkili mahkeme ......
Davacı 3.kişi takip konusu borca icra kefili olduğuna göre, artık sıfat itibariyle icra takip borçlusu durumunda olup, bu durumda borçlu sıfatında olan davacının mahcuzlar hakkında istihkak davası açıp açamayacağı mahkemece tartışılmadığı gibi, dava tarihinden önce açıkça istihkak iddiasından vazgeçen davacının dava açmakta hukuki bir yararının olmadığı da mahkemece gözetilmemiştir. O halde, bu maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece davanın dava ön koşulu olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Davacı 3.kişi takip konusu borca icra kefili olduğuna göre, artık sıfat itibariyle icra takip borçlusu durumunda olup, bu durumda borçlu sıfatında olan davacının mahcuzlar hakkında istihkak davası açıp açamayacağı mahkemece tartışılmadığı gibi, dava tarihinden önce açıkça istihkak iddiasından vazgeçen davacının dava açmakta hukuki bir yararının olmadığı da mahkemece gözetilmemiştir. O halde, bu maddi ve hukuki olgular karşısında, mahkemece davanın dava ön koşulu olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Ancak, HMK'nun 350. maddesinde belirtilen kararlarla, özel kanunlarında belirtilen mahkeme kararları kesinleşmedikleri sürece icra edilemez. 12.11.1979 tarihli ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, istihkak davasının kabulüne ilişkin kararlar mülkiyetin tespitine ilişkin olması nedeniyle kesinleşmeden infaz edilemezler ise de istihkak davasının reddine ilişkin kararların icrası için kesinleşmeleri gerekmez. Somut talep, Trabzon 1. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E., ... K. sayılı dosyasında İİK .'nun 99 uncu maddesi kapsamında alacaklı tarafından açılan 3. kişinin istihkak iddiasının reddine dair verilen ilamdaki vekalet ücreti ve yargılama giderleri alacağına ilişkindir. Bu nedenle, ilamın kesinleşmesine gerek yoktur....
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; takip dosyasının incelenmesinde karar tarihinden sonra 02.03.2015 tarihinde davalı alacaklı vekilinin takibe konu alacağın haricen tahsil edildiğini beyan edip mevcut hacizlerin fekkini talep ettiği, aynı gün haricen tahsil harcını yatırdığı anlaşılmakla,Mahkemece bu bilgilere göre; istihkak davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdirine karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
İstihkak davası bu yetkili İcra Mahkemelerinden birisinde açıldığı takdirde yetkisizlik ilk itirazı olsa dahi Mahkemece yetkisizlik kararı verilemez. Öyleyse talimat icrasının yapıldığı Ceyhan İcra Mahkemesinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi de doğru değildir. Mahkemece, davanın HMK'nun yürürlüğü girdiği 01.10.2011 tarihinden önce açıldığı gözardı edilerek ve bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozma nedenine göre diğer hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 21.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; dava dilekçesinde dava istihkak olarak nitelendirilmiş ise de, davanın iflas erteleme kararı nedeniyle haczin kaldırılmasına yönelik şikayet olduğu, borçlu sıfatı da bulunan davacının istihkak davası açmasının mümkün olmadığı, davacı hakkında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının şikayete konu haciz işleminin yapıldığı 22.09.2014 tarihinde halen geçerli bulunduğu, haciz işleminin bu karara aykırı olduğu, bu aşamada borçlu şirketler arasındaki organik bağ araştırmasının gerekli olmadığı, haciz tarihi itibariyle davacı borçlunun mallarının haczinin mümkün olmadığı,şikayetin bu yönü ile haklı bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir....
Ne var ki, borçlunun üçüncü kişi adına istihkak davası açma hakkı bulunmamaktadır. Az yukarıda açıklanan İİK'nin 96 ve 99. maddelerinde istihkak davasının üçüncü kişi veya alacaklı tarafından açılabileceği öngörülmüş, borçluya dava açma hakkı tanınmamıştır. Bu durumda, Mahkemece, borçlunun istihkak davası açma hakkı olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süreden ret kararı vermesi doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: ......
Mahkemece, takibin devamına ve üçüncü kişinin kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmakta muhtariyetine ilişkin 2014/127 değişik iş sayılı mahkeme kararının davacıya tebliğ tarihinin 04 Temmuz 2014 olduğu gerekçesi ile 18/07/2014 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nun 96.maddesine dayalı olarak 3. kişinin istihkak iddiasına ilişkindir....


