WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

KARAR Keskin İcra Müdürlüğü'nün 13.1.2016 tarihli yazısı ile, 2015/254 Esas sayılı dosyasındaki istihkak iddiası nedeniyle İİK'nun 96.ve devamı maddeleri kapsamında takibin ertelenmesi veya devamı hakkında karar verilmek üzere icra dosyası mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece, istihkak iddiasında bulunanın iddiasını kanıtlayacak hiç bir delili dosyaya sunmadığı gerekçesi ile istihkak iddiasının reddi ile davaya konu takibin devamına karar verilmiştir. Karar, 3.kişi tarafından temyiz edilmiştir.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.5.2016 tarih, 2016/3 Esas, 2016/5 Karar sayılı ek Kararı ile; kararın kesin olarak verildiği, kesin kararların temyizi mümkün olmadığı gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş, 3.kişi vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. 1-İcra Mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan mahkeme kararları kesindir....

Mahkemece; davacı 3.kişi tarafından hacizden ve satıştan haberdar olunarak ihalenin feshi davası açılmasına karşın, istihkak davasının yasal yedi günlük süre içinde açılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir. Dava konusu mahcuzlar 02.3.2009 tarihinde borçlu adresinde haczedilmiş, 17.6.2009 tarihinde de muhafaza işlemi için aynı adrese gidilmiştir. Borçlu şirket yetkilisi icra müdürlüğüne verdiği 25.6.2009 tarihli dilekçe ile davacı 3.kişi yararına (İİK.nun 96/1.maddesi) istihkak iddiasında bulunmuş, alacaklı vekili 3.kişi yararına yapılan istihkak iddiasına karşı çıkmıştır. İstihkak iddiası ile yasada öngörülen hak düşürücü dava süresi kesilmiştir.Bu durumda, icra müdürlüğünce İİK.nun 97/1.maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekir....

Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir. Somut olayda Mahkemenin de kabülünde olduğu gibi davacı banka ile davalı borçlu arasındaki 25.3.2010 tarihli çek taahütnamesinin 14.maddesi gereğince davacı bankanın, borçlunun banka nezdindeki doğmuş ve doğacak tüm alacakları üzerinde rehin ve hapis hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. 30.7.2010 tarihli hacze cevaben yazılan 6.8.2010 tarihli itiraz yazısından borçlunun davacı bankadaki hesabında 16.735 TL olduğu, bu miktar üzerinde davacı bankanın karşılıksız çıkan 17 çek için riski bulunduğu (HGK. 2011/17-513-549 sayılı kararı da bu yöndedir) ve risk miktarının karşılıksız çıkan her çek yaprağı için 655,00 TL 'den 11.135,00 TL olması nedeniyle davacının istihkak iddiasının 11,135,00 TL'lik kısmının kabülüne karar verilmesi gerekirken karşılıksız çıkan ve banka tarafından ödeme yapılan 2 adet çek için 1,310,00 TL ile sınırlı olarak kabülü isabetli görülmemiştir....

Bu durumda, istihkak davasının açıldığı tarihte ortada geçerli bir haciz bulunmadığından, dava ön koşulunun yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekirken uyuşmazlığın özü hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Öte yandan; ön koşulun yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğine göre, davada haksız olan taraf aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı 3. kişi yetkilisi, Tuzla İcra Müdürlüğünün 2009/3196 talimat sayılı takip dosyasından 23.7.2009 tarihinde haczedilen plastik enjeksiyon makinasının yetkilisi olduğu şirkete ait olduğunu, dava konusu makinanın borçlu şirkete 4.2.2009 tarihli fatura ile satıldığını, borçlunun mal bedelini ödeyememesi nedeniyle makinanın 30.6.2009 tarihli fatura ile iade edildiğini, haczin makinalar taşınırken yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir....

Mahkemece, asıl dava dosyasında talimat icrasının gösterilen adreslerde haciz yapmasının usule aykırı olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine, birleşen dava dosyasında, tüzel kişilerde istihkak iddiasının tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca ileri sürülebileceği, haciz mahallinde üçüncü kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunan kişinin tüzel kişiyi temsile yetkili kişi olmadığı, bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul olan süresinde yapılmış usule uygun bir istihkak iddiasının bulunmadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne davalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, karar davacı-birleşen dosyada davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl dava, memur işlemini şikayet, birleşen dava ise alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir....

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ............. ünvanlı şirketin davacılardan ....firması ile adi ortaklığına dayanılarak ve adi ortaklığa ait olduğu iddiası ile yapılan hacizlere konu mallar üstünde diğer davacı tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, davalı alacaklının hiçbir aşamada malların borçluya ait olduğu iddiasında bulunmadığı, malların adi ortaklığa ait olduğu iddialarının bulunduğu, bu durumda TBK 638/2 madde uyarınca yapılan haczin geçerli bulunmadığı, zira adi ortaklığa ait malların adi ortağın borcundan dolayı haczinin zaten mümkün olmadığı, istihkak iddiasının dinlenebilmesi için ortada öncelikle geçerli bir haciz bulunması gerektiği, geçerli olmayan hacizlere konu mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunulmasında hukuk yararın bulunmadığı gerekçesiyle yöntemine uygun geçerli bir haciz bulunmadığından istihkak iddiasının reddine karar verilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir....

Mahkemece, davalı 3.kişi istihkak iddiasında bulunmuş ise de kiralandığını belirtmiş mülkiyet veya rehin hakkına dayanmadığı, istihkak iddiası kabul edilse dahi borçlu ve 3.kişiler arasında organik bağ bulunduğundan bahisle davanın kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık alacaklının, İİK'nun 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişilerin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. 1.Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve davalı 3.kişi ......

Mahkemece, icra dosyası ve davacı vekilinin beyanlarından talebin mahcuzların sadece kendilerine iade edilmesine ilişkin olması nedeniyle istihkak hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan mahcuzların yediemin sıfatı ile davacıya teslimine karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nin 33. maddesi gereğince, bir davada ileri sürülen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir. Somut olayda; nispi harç yatırılarak Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2015/8173 Esas, Silivri İcra Müdürlüğünün 2015/573 talimat sayılı dosyasında uygulanan iştirak haczine ilişkin istihkak davası açılmıştır. Mahkeme gerekçesinde değinilen 2015/200 Esas sayılı istihkak davası ise Bursa 8....

Mahkemece, icra dosyası ve davacı vekilinin beyanlarından talebin mahcuzların sadece kendilerine iade edilmesine ilişkin olması nedeniyle, istihkak iddiası hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan mahcuzların yediemin sıfatı ile davacıya teslimine karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HMK'nin 33. maddesi gereğince, bir davada ileri sürülen olgulara dayalı olarak uyuşmazlığı nitelemek ve yasa maddelerini doğru olarak uygulamak hakimin görevidir. Yani hukuki tavsif hakime aittir. Somut olayda; nispi harç yatırılarak Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2015/8175 Esas, Silivri İcra Müdürlüğü'ünün 2015/575 talimat sayılı dosyasında uygulanan iştirak haczine ilişkin istihkak davası açılmıştır. Mahkeme gerekçesinde değinilen 2015/200 Esas sayılı istihkak davası ise Bursa 8....

UYAP Entegrasyonu