WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

- KARAR - Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arsa sahipleri arasında imzalanan arsa payı karşılığı işaat sözleşmesi imzalandığını, inşaatın teminatı olarak 6540, 6541, 6542, 6544, 6547 ve 6548 ada 1 parseller üzerine inşaat ipoteği konulduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirip inşaatı tamamladığını, birçoğunun iskânlarının alındığını, ancak davalıların biraraya gelip ipoteği kaldırmadıklarını, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu ileri sürerek, 6540, 6541, 6542, 6544 ve 6547 ada 1 parsellerdeki inşaat ipoteklerinin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur. Davacılar vekili, 13.03.2012 tarihli duruşma sırasında bazı davalılar hakkındaki davadan vazgeçtiklerini ifade etmiştir....

Dava, ipoteğin fekki talebine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamında belirtildiği şekilde HUMK’nun 186.maddesi uyarınca işlem yapılmışsa da davaya konu taşınmazın ilgili tapu sicil müdürlüğünden ipotek akit tablosu getirtilerek davacı şirketin davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçlarının teminatını oluşturmak amacıyla verilip verilmediği araştırılıp, davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı, somut olayda ipoteğin fekki şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle ve yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dava, ipoteğin fekki isteğine ilişkindir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Türk Medeni Kanunu, maliklerin mülkiyet haklarını satış yoluyla devretmeleri sırasında doğan alacaklılarını koruma gereği duyduğundan alacaklarını teminat altına alabilmeleri için taşınmaz üzerinde ipotek tesis hakkı sağlamıştır. Somut uyuşmazlıkta, incelenen ve ipotek aktinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, 436.000 ETL için tesis edildiği görülmektedir. Açıklanan bu niteliğe göre ipotek, kesin borç (karz) ipoteğidir. TMK'nın 875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır....

- K A R A R - Davacılar vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin feshedilip, bu hususta 27.01.2009 tarihli fesih protokolünün imzalandığını, fesih protokolü gereğince davacıların davalıya olan tüm borçlarını ödedikleri halde davalı yanca lehine tesis edilen ipoteği fek etmediği gibi teminaten elinde bulundurduğu çeki de iade etmediğini belirterek, ipoteğin fekki ile çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitiyle iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin sabit yatırım bedeliyle intifa hakkı bedelinden dolayı davacı yandan alacağı olduğundan dolayı davanın reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.07.2015 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacı; ... Tapu Müdürlüğünün 11.05.1998 tarihli ipotek senedi ile, davalıyla yapılan alışverişin teminatı olarak, 544 ada 1 parselde kayıtlı A2 blok, 22 No'lu dairesinde 10.000,00TL bedelle davalı ... lehine teminat ipoteği tesis ettiğini, söz konusu teminat ipoteğine ilişkin olarak davalı kurum tarafından ... ....

Davalı vekili, davalının cari hesap borcunu ödediğini, çekleri iade ettiğini ve ipoteği kaldırdığını, davacının bir zararı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş.'...

Davacı, ipoteğin fekki istemiyle dava açmıştır. İpotek akit tablosunda davacının dava dışı Karakardeşler ..nin yararına davalı bankaya taşınmaz ipoteği verdiği görülmektedir. İpotek akit tablosunda yararına ipotek verilen şirketin davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle "doğmuş doğacak ........ borçlu lehine veya talimatı ile 3.kişiler lehine bankaca verilen teminat mektuplarından,......borçlu tarafından amir ve müteselsil borçlu yahut kefili olarak imzalanacak sözleşmelerden kaynaklanan" borçların teminatı olarak 26/02/2007 tarihinde ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yararına ipotek tesis edilen şirketin bu kapsamda bankaya borçlu olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir....

Derecede, ipoteğin kaldırılması kooperatifçe yazı ile bildirilinceye kadar müddetsiz olarak ipotek tesis edilmiş olduğu ve ipoteğin limit ipoteği (üst sınır ipoteği) olduğu anlaşılmıştır. İpotek akit tablosundaki “fekki bildirilinceye kadar süre ile” açıklaması ise muacceliyet koşulu olmayıp, ipoteğin süresiz olarak yapıldığını göstermektedir. Kural olarak alacağın muacceliyetinin, bir ihbarın yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, alacaklının hem asıl borçluya hem de borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan ipotekli taşınmaz malikine, muacceliyet ihbarında bulunmadan icra takibi yapması mümkün değildir. (M.K. 802 md., TMK. 887 md.) Zira, Borçlar Kanunu'nun 117/2.maddesinde yer alan borcun ifa edileceği gün (vade tarihi) sözleşmede yer almamıştır. Bu durumda, borçlunun temerrüdünün ne zaman gerçekleştiğinin saptanmasında Borçlar Kanunu'nun 117/2.maddesinin (818 Sayılı BK'nun 101/1.maddesi); “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur” hükmü dikkate alınmalıdır....

Davacı banka daha sonra davalının kredi müşterisine açtığı krediyi ödemiş ancak davalı banka kendisinin açtığı kredinin ödenmesi amacıyla teminat olarak aldığı iki ipotekten birini kaldırmış dava konusu ipoteği kaldırmamıştır. Davalı banka, dava konusu ipoteği kaldırdığı takdirde davacı bankanın ipoteği onun derecesine ve sınıfına yükseleceğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı ve buna bağlı olarak aktif dava ehliyeti bulunmaktadır. Bu itibarla ilk derece mahkemesinin davanın davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddi doğru olmadığı gibi ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin de istinaf talebini esastan reddi kararı doğru olmamıştır....

UYAP Entegrasyonu