Kısıtlama şerhinin kaldırılması ise ilgilisinin talebi ile olabileceği gibi, eğer bir süreye bağlı olarak yapılmışsa o sürenin geçmesi veya hak sahibine sağlanan yararın tamamen ortadan kalkması ya da hakkın varlığının devamı taşınmazda sebep olduğu külfete göre sahibine çok az yarar sağlamaya başlaması halinde mahkeme kararıyla mümkündür. Dava konusu taşınmaz üzerine başlangıçta konulan şerh kadastroda “taşınmaz üzerine inşa olunmamak üzere irtifak hakkı vardır” şeklinde yansıtıldığından burada kısaca irtifak hakkının mevcut yasal düzenlemelere göre ne olduğu yönü üzerinde durulması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunun 779. maddesindeki tanıma göre irtifak hakları sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkileri veren ya da malike bir çekinme borcu yükleyen sınırlı ayni haklardandır. İrtifak hakkının ya bir taşınmaz veya belirli bir kişi lehine tesisi mümkündür....
Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun sistematiği içersinde üst hakkı; sınırlı ayni haklar kısmında, irtifak hakları ve taşınmaz yükü bölümünün intifa hakkı ve diğer irtifak hakları ayrımı altında, mülkiyet hakkı ise bir başka kısım altında ayrıca düzenlenmiştir. Kira ve satış akti ise esas olarak 818 sayılı Borçlar Kanununda düzenlenmiştir. Gerek bu sistematik içerisinde, gerek Türk Hukukunda başta 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu olmak üzere, özellikle Hazine taşınmazlarına ilişkin çeşitli yasa altı düzenleyici işlemlerde; kira, satış ve ayni hak tesisi işlemleri ayrı ayrı düzenlenmiştir. Bu itibarla, her üç düzenlemenin de birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğuran işlemler olduğu anlaşılmaktadır....
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 20/04/2010 tarihinde sattığı arsa için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 5/1-e maddesinde öngörülen istisnadan faydalanmasına olanak bulunmadığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu esas alınarak takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2010 yılı kurumlar vergisi ve 2010/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir....
Kısıtlama şerhinin kaldırılması ise ilgilisinin talebi ile olabileceği gibi, eğer bir süreye bağlı olarak yapılmışsa o sürenin geçmesi veya hak sahibine sağlanan yararın tamamen ortadan kalkması ya da hakkın varlığının devamı taşınmazda sebep olduğu külfete göre sahibine çok az yarar sağlamaya başlaması halinde mahkeme kararıyla mümkündür. Dava konusu taşınmaz üzerine başlangıçta konulan şerh kadastroda “taşınmaz üzerine inşa olunmamak üzere irtifak hakkı vardır” şeklinde yansıtıldığından burada kısaca irtifak hakkının mevcut yasal düzenlemelere göre ne olduğu yönü üzerinde de durulması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunun 779. maddesindeki tanıma göre irtifak hakları sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkileri veren ya da malike bir çekinme borcu yükleyen sınırlı ayni haklardandır. İrtifak hakkının ya bir taşınmaz veya belirli bir kişi lehine tesisi mümkündür....
Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; lisans sözleşmesinden kaynaklanan fatura tutarlarının düzenlendiği 2011 yılı yerine sonraki yıllara ait gelirler hesabına aktarılmasına dair cezalı tarhiyat kısmına ilişkin olarak; davacı şirketin, eser sahibi olan yurt dışı mukim firmalardan lisans sözleşmesi kapsamında belli bir süre ile sinema filmlerinin yayın ve dağıtım hakkının alındığı ve yine lisans sözleşmesi ile yurt içi firmalara yayın hakkının devredilerek belli dönemler için kiralandığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun Gayrimenkul Sermaye İradı başlıklı 70/1....
Davacı vekili, müvekkili kurumun 6200 sayılı Kanun'la verilen yetkiye dayanarak sulama kooperatiflerinin tesislerini yapıp, monte ederek çalışır vaziyette teslim ve devrettiğini, devir sözleşmesi ile pompaj tesislerinin intifa hakkının kooperatife geçmekte olduğunu, mülkiyetin ise, bedel ödeninceye kadar idarede kaldığını, taraflar arasında imzalanan 22.11.2012 tarihli ön sözleşmenin imzalamasını müteakip işlemleri yapıp tesislerin kurulup devire hazır hale getirildiği halde, davalı kooperatifçe sözleşmenin imzalanmadığını, sözleşmenin kurulmasına karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilerek sözleşmenin kurulmasına ve sözleşme şartlarının da düzenlenmesine karar verilmiştir. Hukukumuzda sözleşme serbestliği ilkesi mevcuttur....
Noterliği'nin ...sayılı ihtarnamesi ile Rekabet Kurumunun 12.03.2009 tarihli intifa ve benzer etkiye sahip ekipman kredi kira ve ayni yardım içeren sözleşmelerin rekabet yasağı gereği kaldırılması gerektiği düzenlemesi gereği Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan intifa hakkını kaldırıldığı ; ve benzeri sözleşmelerinin ve Kredi borçlarının , Protokol borçlarının 0000 olduğuna ; cari alacağı bulunmadığına dair ihtarname gönderildiğini " belirttiği ihtarnamesini tebliğ ederek borç konusunun kalmadığını bildirdiğini, alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın, kendi çektiği ihtarname ile borcunun sıfır olduğunu beyan etmiş olmakla huzurdaki davayla başkaca bir hak ve alacak talebinde bulunmaması gerektiğini, davacı yanın dava konusu alacağın ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile aynı alacak ve aynı borçlular aleyhinde başlatılan takip olduğu ve müvekkili tarafından daha önce itiraz edilmediğini, itirazının ise kötü niyetli olduğunu savunduğunu, ancak ... 12....
arttırılmadığını, intifa sözleşmesinin uzun süreli olarak sadece dağıtım şirketine sağladığı yarar gözetildiğinde bu sözleşmenin devamında hiçbir yarar da olmadığını, zira şirketin intifa hakkını taraflarına mal ve ürün verirken düşük kar marjı uygulama yönünden kullandığını, bu nedenlerle yasalara aykırı olarak davacı tarafından fekkedilmeyen şerh şeklinde kalmış intifa şerhinin kaldırılması için davacı tarafa ihtar gönderildiğini, ancak şerhin kaldırılmadığını, bu nedenle davalı tarafından davacı ile arasındaki bayilik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, davacı tarafından yüklenilen edimlerin yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından istasyondaki bütün yatırım ve tesisatın kendi öz kaynakları ile gerçekleştirildiğini, bu belgelerin geçerli olduğu varsayımında müvekkilinin bu belgelerden doğan yükümlülüklerin davacı tarafından gerçekleştirilmemesi nedeni ile davacı ile arasındaki ilişkiyi haklı sona erdirdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
e cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt edeceğine yer verildiği, diğer bentlerde benzer hususlara değinildiği, 17.10.2007 tarihli protokolün ise 1.maddesinde; Samsun ili ... ilçesi 3 nolu parselde kayıtlı mülkiyeti malike ait gayrimenkulün intifa hakkının Lukoıl lehine tesis ve tescile ilişkin olduğu, 2.maddede; intifa hakkı başlığı ile bayinin en geç 20.11.2007 tarihine kadar şirket lehine akaryakıt satış ve servis istasyonu ve müştemilatını kapsamak üzere 18 yıl süreli olarak intifa hakkının taşınmaz üzerinde inşa edilecek akaryakıt istasyonuna bayilik tesisi karşılığında Lukoil bayisi olarak faaliyetini sürdürmesi için en geç 20.01.2008 tarihine kadar EPDK'dan ve diğer yetkili kurum ve kuruluşlardan gerekli izin ve lisansların Lukoil tarafından alınacağı, (b) bendinde; bayinin belirlenen tarihlere kadar kabul ve taahhütlerini yerine getirmeleri durumunda 18 yıl için yatırım katılım bedeli olarak bayiye 665 $ KDV ödeyeceği, 4.maddede; teminatların yer aldığı, bayinin Lukoil'den alacağı...
nin tüm borçlarını kapsamadığını savunmuşsa da eski bayinin bayiliğine son verilmesi anlamına gelen davacı ile yeniden bayilik ilişkisine girmeleri, protokolün somut bir takip tutarı için yapılmaması, bakiye bir alacak için açılmış bir dava, yapılmış bir takip bulunmaması, protokol gereğince davacının ödemede bulunması, taşınmazın ipotekli olarak davacıya satılması, intifa hakkının terkini gibi hususların dava dışı .... Ltd.Şti'den olan borcun söndürülmesi amacına yönelik olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılmasına, davalı banka tarafından davacı taraf lehine muhatap davalı ...'...


