Bölge Müdürlüğü tarafından 1976 yılında yaptırıldığı, dava konusu Bakanlar Kurulu kararına kadar söz konusu kıyı tesisinin tümünün (4030 m2) tek bir liman tesisi olarak davacı Belediyenin kullanımında kaldığı, 07/08/1975 tarihinde onaylı kıyı kenar çizgisine göre söz konusu tesisin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bölgede kaldığı, iskelenin Mudanya Tapu Sicil Müdürlüğü'nün … tarih ve … yevmiye numaralı işlemiyle 4030 m2 yüzölçümlü betonarme iskele vasıflı parsel olarak … ada … parsel numarası ile tapuya tescil edildiği, 1955 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iskelenin davacı Belediye tarafından kullanılmasını yani yararlanılmasını (intifa) içerdiği ancak davacının bu intifa hakkını tapu siciline işlenen intifa hakkı ile karıştırdığı, 1955 tarihli Bakanlar Kurulu kararından sonra iskelenin davacı Belediye tarafından kullanıldığı ancak davacının dava dilekçesinde tapuya tescil edildiğini ileri sürdüğü intifa hakkının 2002 yılında kurulduğu, dolayısıyla 2002 tarihli intifa hakkı ile 1955...
- K A R A R - Dava, kaynağını bayilik sözleşmesinden alan bakiye sabit yatırım bedeli ile intifa hakkının terkini için davalı adına ödenen harç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece verilen red hükmü davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 08.12.2014 gün 2014/1991 E. - 2014/17536 K. sayılı kararının (1). bendinde davacı vekilinin terkin harcının reddine ilişkin temyiz itirazı reddedilmiş, (2) nolu bentte ise hüküm kalıcı yatırımlar talebi yönünden davacı yararına bozulmuştur. Davacı vekilinin karar düzeltme talebi, terkin harcına yönelik istemin reddinin isabetsiz olduğuna ilişkindir. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği gibi intifanın kaldırılması eylemi ya da girişiminin yasal mevzuat gereğince mecburen davacı tarafından yapıldığı, terkin harcına ilişkin makbuzlarda davalının isminin yer aldığı belirtilmiş ise de, dosyada mevcut ....'nin "Vergi Tahsil Alındısı" başlıklı 30.09.2010 tarihli 35.402,40 TL'lik, nevi bölümünde "Tapu K....
müvekkilleri tarafından bilinmediğini, davacı ile taşınmazın yeni sahibinin bayilik sözleşmelerini feshetmesini müvekkillerini bağlamadığını, intifa hakkının devam ettiğini, davacı tarafından müvekkillerinden istenen bedel 18 yıllık intifa için ödenen bedelin Rekabet Kurulu'nun kararma istinaden geri verilmesi olduğunu, ancak hem rekabet kurulu kararında belirtilen 5 yıllık sürenin dolmamış olduğunu ve taşınmazın üzerinde davaamn intifa hakkının devam etmesi nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinin taşınmazı 3. bir kişiye devir ettiğinden 3. kişiye dava açılması gerektiğini, davacı tarafından taşınmazın ...'...
hakkı tesis ettiklerini, taraflarından bu intifa hakkının muvazaa nedeniyle iptali için .......
Kurulu'nun 12.03.2009 tarihinde yayınlanan 05.03.2009 tarihli kararı ile dikey anlaşmalarda yer alan ... yasağına ilişkin sürelerin 5 yıl ile sınırlandırıldığı, taşınmaz üzerinde kalan intifa hakkı süresinin geçersiz sayıldığı, kalan süre bakımından davalıların sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş ise de; akdedilen ... Bayilik Sözleşmesi'nin ... Kurulu'nun kararıyla nedeniyle sona erdiği, davacı ile davalı ... ... arasında düzenlenen 13.02.2004 tarihli fesih anlaşması ile 01.11.2001 tarihli bayilik sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiği, aynı tarihte davacı ve dava dışı ... arasında yeni bir bayilik sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye istinaden ... adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerine dava dışı şirket lehine yeniden 12 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkının davacının istemi üzerine 26.10.2010 tarihi itibariyle terkin edildiği, ... .... Şti. İle akdedilen sözleşmede davacı şirketin imzasının bulunmadığı, taraflar arasında sona ... ... ......
veya işletme hakkının intifa, irtifak veya üst hakkı gibi kavramlarla ifade edilmemiş olmasının veya tapuya tescil edilmemiş olmasının davacı şirkete kullanım izni sözleşmesi ile devredilen kullanım ve işletme hakkının mahiyetini değiştirmeyeceği ve davacı şirkete verilen bu hakkın emlak vergisi mevzuatına göre karşılığının "malik gibi tasarruf eden" olduğu sonucuna varıldığı" ek gerekçesiyle verilen kararın bu kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir....
Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dosya kapsamından kaldırılması istenen irtifak hakkının davalı şirket yararına konulduğu anlaşılmaktadır. İrtifak tesisine ilişkin işlemler tamamlanıp bu hak tapuya şerh edildiğinden, irtifak sözleşmesinin diğer yanı olan kayıt malikinin davada yer almasına gerek yoktur. Dairemizin bu yönü amaçlayan bozma kararı yanılgıya dayalı olduğundan davacı Hazinenin karar düzeltme istemi yerindedir. Ancak; yanlar arasındaki 9.3.1998 tarihli sözleşmenin 20/A ve 21/a maddeleri hükmünce, davalı şirketin sözleşme süresinin sonunda, davacıya işin yürütülmesi için yapılmış ve yapılmakta olan tüm tesisleri, taşınır ve taşınmaz malları ve bunlar üzerindeki hakları tam çalışır olarak bedelsiz devretmesi gerekmektedir....
Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dosya kapsamından kaldırılması istenen irtifak hakkının davalı şirket yararına konulduğu anlaşılmaktadır. İrtifak tesisine ilişkin işlemler tamamlanıp bu hak tapuya şerh edildiğinden, irtifak sözleşmesinin diğer yanı olan kayıt malikinin davada yer almasına gerek yoktur. Dairemizin bu yönü amaçlayan bozma kararı yanılgıya dayalı olduğundan davacı Hazinenin karar düzeltme istemi yerindedir. Ancak; yanlar arasındaki 9.3.1998 tarihli sözleşmenin 20/A ve 21/a maddeleri hükmünce, davalı şirketin sözleşme süresinin sonunda, davacıya işin yürütülmesi için yapılmış ve yapılmakta olan tüm tesisleri, taşınır ve taşınmaz malları ve bunlar üzerindeki hakları tam çalışır olarak bedelsiz devretmesi gerekmektedir....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve tapu sicilinde ... lehine şerh bulunduğu ve ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa hakkının ise, Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu gözetildiğinde, Orman Bakanlığı ile Tapu Sicil Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Her ne kadar, davacı vekilinin HMK’nun 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunma imkanı mevcut ise de, 17.10.2011 tarihli celsede, dosyanın mevcut taraflar ile sonuçlandırılmasını talep etmesi karşısında, mahkemece yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşagıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi....
Noterliği'nin 19/02/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 29/11/2007 tarihinde kurulan dikey ilişkinin sona erdiği, bayilik sözleşmesi, ek protokol, taahhütname, intifa hakkı sözleşmesi vs. tüm belgelerin feshedildiği ve intifanın kaldırılması için vekaletname gönderilmesi talebinin müvekkiline iletildiğini, müvekkili tarafından keşide edilen ... Noterliği'nin 08/04/2013 tarihli ihtarnamesi ile davalı şirketin feshi nedeniyle muaccel hale gelen alacakların ödenmesinin davalılardan talep edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığını, davalı ... Şirketinin bayilik ilişkisini feshi nedeniyle 18 yıllık süre için davalı ... Şirketine ödenen ve davalılar arasında akdedilen temlikname uyarınca iadesinden ......


