Mahkemece; 4242 sayılı Mera Kanununun 6. maddesinde mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahsis ve tahdit işlemlerinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca yapılacağının açıklandığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının yetkisinin bunlarla sınırlı olduğu, meraların mülkiyetinin Hazineye, intifa hakkının ise köy ya da belediye tüzel kişiliklerine ait olduğu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının genel mahkemelerde mera, yaylak ve kışlakların korunması ya da sahiplenmesine yönelik dava açma haklarının bulunmadığı gerekçesiyle, sıfat yokluğundan davanın reddine ilişkin olarak kurulan hüküm, Özel Dairece yu-kanda açıklanan nedenlerle bozulmuş, mahkeme ilk hükmünde direnmiştir....
Petrol..A.Ş. edimlerini yerine getirmediğini, bu durumda da alacaklı olan taraf müvekkil şirket olduğunu, Yargılamanın tüm aşamalarında defaten ifade edilmesine karşın, davaya konu yerin intifa hakkının 15 yıllığına ... Petrol..A.Ş.'de olduğu dikkate alınmadığı gibi müvekkil şirketin mahkeme kararı ile tahliye edildiği de gözden kaçtığını, gerek bilirkişi raporlarında gerek ise mahkeme tarafından bu husus gözardı edildiğini, ... Petrol'ün talep etmiş olduğu 900.000,00 usd 15 yıllık intifa karşılığında verildiğini, bu nedenle de ... Petrol'ün intifa hakkı devam ettiği sürece, intifa hakkı karşılığında verdiği bedelin iadesini talep edemeyeceğini, aksi durumda, müvekkil şirket hem 15 yıllık intifa hakkını vermiş hem de 900.000,00 USD bedeli iade etmesi söz konusu olacağını, tapu kayıtları ile ve Kocaeli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/394 Esas 2013/530 kararı ile intifa hakkını ......
Galle dışındaki intifa hakları açısından ise yine vakfiye hükümlerince düzenleyici unsurlar incelenmelidir. Galle fazlası dışında bir hak, ücret, maaş, tahsisat vs. bırakılmış ise bu durumda bunu almaya hak kazanan vakıf evlatlarına bu ödemeler yine vakfiye hükümleri çerçevesinde yapılabilecektir. Böylece mazbutaya alınmış vakıflar için bile vakıf evlatlarının vakfiye hükümlerine göre bırakılan her türlü intifa hakkının (galle, maaş, tahsisat vs.) korunması sağlama alınmıştır. Nitekim mazbutaya ayrılsa bile vakfiyesine göre galle fazlasının açıkça evlatlarına bırakılan vakıflarda galle ödemesinin evlatlarına yapılıyor olması da bu durumu göstermektedir. Açıklanan Yasa ve Yönetmelik hükümleri ve eski vakıflar hukukunun genel ve temel prensiplerine göre vakfiyelerdeki şartlara tam ve kesintisiz olarak uyulması gerekmekte olup, evlatlara bırakılmamış olan intifa haklarından yararlanılması mümkün değildir....
Bir davada taraf sıfatının varlığının mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. ... ve ... arasında 24/07/2006 tarihinde imzalanmış olan işletme devir sözleşmesine göre, idarelerinin sadece işletme hakkının olduğu, mülkiyete sahip olmadıkları, mülkiyetin ...'a ait olduğu, bu düzenlemenin 6446 sayılı yasanın 19/2 maddesi ile de tekrarlandığı, dava konusu taşınmazda trafo yeri için mülkiyet hakkının gündeme geleceği, kamulaştırma hakkının ...'a ait olduğu, bu hali ile davalı vekilin husumet itirazının yerinde olduğu, Yargıtay 18. HD’nin 2013/18723 esas, 2013/16349 karar sayılı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 2017/1356 esas, 2017/11197 karar sayılı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5....
Yetkilisi olduğunu ve pandemi nedeniyle işlerinin kötü gitmesi nedeniyle iş yerinin faaliyeti ve idaresi için şirket adına yüksek meblağlı krediler çekmek zorunda kaldığını, çocukların özel okullarda okuduklarını ve aylık ödemelerinin olduğunu, aylık nafakayı ödeyemez duruma geldiğini, bu nedenle davalının icra takibi başlattığını, davalıya protokol ile intifa hakkı verilen taşınmazın kira getirisinin olduğunu, ayrıca şirkete ait aracın davalıya devredildiğini, ayrıca protokol de olmamasına rağmen ...' de bulunan bir taşınmazı da davalıya devrettiğini, davalının evinin kirasının davacı tarafından ödendiğini, protokol gereği davalıya bir ev alma borcunun bulunduğunu, boşanmadan sonra davalının zenginleştiğini ileri sürerek davasının kabulüne yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, mümkün olmaması halinde azaltılarak yıllık Üfe-Tüfe artış ortalaması kadar artış yapılarak ödenmeye devam edilmesi şeklindeki kararın kaldırılarak aylık 1.000,00 TL olarak belirlenmesine karar verilmesini talep...
Davalılar ... ..., ..., ..., ... dudu ..., ...ve ... 30.10.2013 tarihli celsedeki beyanlarında; taşınmazın babasından ya da dedesinden kaldığını, Orman İdaresinin hiçbir hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 9. Davalılar ... ve ... 12.03.2014 tarihli celsedeki beyanlarında; taşınmazın ...’dan miras kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. 10. Davalı ..., ..., ..., ... ve ... 16.04.2014 tarihli celsedeki beyanlarında; dava konusu taşınmazda orman idaresinin hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III....
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, kayıt ve beyan dışı bıraktığı gelirini ortaklara kâr payı olarak dağıttığından bahisle hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden alınan takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2008/Nisan dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir(stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir....
yevmiye numaralı intifa hakkı kurulduğu, ecrimisile konu alanın ecrimisil istenen dönemde Maliye Hazinesi hissesi içinde kaldığı ve henüz intifa hakkının kurulmadığı anlaşılmaktadır. 2- Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ecrimisil mevzuatının incelenmesi; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden,... tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir....
İstinaf Nedenleri Davacı istinaf dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterince inceleme ve araştırma yapılmadığını, davacı lehine TMK'nın 713. maddesindeki koşulların gerçekleştiğini, çekişmeli taşınmazın eklemeli olarak 30-40 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının bu hususu doğruladığını, dava konusu taşınmazın yaylak olmadığını, bu nedenle verilen kararın isabetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2020 tarihli ve 2020/620 Esas, 2020/584 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın umuma ait yaylak vasfında olduğu gerekçesiyle, istinaf isteğinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2....
başladığı 31/12/2013 tarihinden önceye isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu cezalı tarhiyatın, davalı idarece 31/12/2013 tarihinden önceye ilişkin olarak hesaplanan kısmınının kaldırılması, bu tarihten itibaren ileriye dönük olarak hesaplanacak kısmının ise onanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir....


