Doktrinde de, gerek …'nın, "gelirin, sahibi tarafından hukuken talep edilebilir hale geldiği anda, ekonomik tasarruf imkanının da karine olarak doğmuş sayılması" gerektiği ve gerekse (2006 haziran-…. com.tr'de yayımlanan bir makalede); menkul sermaye iratlarında vergiyi doğuran olayın iradın elde edilmesi olduğu, iradın elde edilmesi konusunda ise genel kuralın hukuki ve ekonomik tasarruf imkanının doğması ile gerçekleşeceği ve bu anlamda, menkul sermaye iratlarının elde edilmesi ile ilgili olarak ya genel kurul tarafından kar dağıtım kararı alınması ya da kar dağıtım kararı alınmadığı durumlarda, karın fiilen dağıtılması neticesi fiili ve ekonomik tasarruf meydana gelmiş sayılacağı belirtilerek, karın fiilen dağıtıldığı tarihte "elde etme" meydana gelmiş olacaktır, anlayışı benimsenmiştir....
ın mirasçı sıfatının bulunmaması nedeni ile bu davalı yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiş, taşınmazların satışına yönelik izin kararı mülkiyet değişikliği gerektirmeyen niteliği uyarınca maktu harç ve vekalet ücretine tabi bulunduğundan buna göre belirlenmek sureti ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle; davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile davaya konu 21 taşınmazın davacı ... tarafından satışını yapmaya yetkili olduğunu tespiti ile ...lar Kanununun 12/3 maddesindeki usuller uygulanmak ve son bilirkişi raporunda belirlenen değerin altında olmamak üzere satışını yapabilmesi için izin ve yetki verilmesine, her bir taşınmazın birlikte veya ayrı ayrı satışının mümkün olduğuna ve elde edilecek net satış bedelinin % 15'inin davalılara ödenerek % 85'inin davacı ...a ait olmasına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Şti. adına kayıtlı iken davalı şirket ile bayilik sözleşmesi yaptığını ve 21.03.2003 tarihinde davalı lehine ipotek tesis edildiğini, davacının dava konusu taşınmazı ipoteği ile birlikte satın aldığını ve 21.09.2004 tarihinde davalı ile on yıl süreli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin Rekabet Kurulu kararıyla geçersiz hale geldiğini, müvekkili şirketin 16.08.2010 tarihli ihbarname ile bayilik sözleşmesinin fesh edildiğinin davalıya bildirildiğini, müvekkilinin daha sonra Aytemiz Akarayakıt Dağıtım A.Ş. ile sözleşme yaptığını, müvekkili şirketin bir bağının kalmamış olması, herhangi bir borcu olmaması, sözleşmenin fesh edilmiş olması nedeniyle 07.10.2010 tarihli ihtarname ile davalı şirkete taşınmazdaki ipoteğin kaldırılmasının ihtar edildiğini; ancak davalı şirketin ipoteği fek etmediğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. II....
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 6762 sayılı TTK döneminde anonim şirketlerde esas sözleşme ile pay sahibine tanınan yönetimde belli bir süre ile bir üye tarafından temsil edilme hakkının pay sahibinin örtülü ya da açık rızası olmadan genel kurul kararı ile ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Dava, davalı şirketin esas sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararlarının yoklukla malul olduklarının tespiti istemine ilişkindir. 13. Uyuşmazlığın çözümü için ilk önce anonim şirket esas sözleşmesine ilişkin yasal düzenlemeler ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır. 14....
Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve dosyada mecut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi, bir mali müşavir ve bir sözleşme alanında uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 28/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının bayilik faaliyetlerine hukuken başlama tarihinin 19.07.2011 olarak kabul edilmesi gerektiği ve hukuki ilişkinin davalının Elmalı ... 13.11.2013 tarih... yevmiye nolu ihtarname ile 20.11.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmiş olduğu, Davacının davalıdan, tiği süre boyunca eksik ürün alımı ile ilgili olarak, satış taahhütnamesinin 10.maddesi inaden talepte bulunma hakkının şartlarının gerçekleşmediği, zira bu hususta sözleşmeyle kararlaştırılan hesaplama ve - tebliğ prosedürünün işletilmediği, Rekabet hukukuna aykırılık iddiasının dava konusu taleplerle ilgisinin olmadığı, sadece sözleşme sonrasına...
Tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve dosyada mecut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın bir akaryakıt alanında uzman sektör bilirkişisi, bir mali müşavir ve bir sözleşme alanında uzman bilirkişiden oluşacak heyete tevdi ile rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 28/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalının bayilik faaliyetlerine hukuken başlama tarihinin 19.07.2011 olarak kabul edilmesi gerektiği ve hukuki ilişkinin davalının Elmalı ... 13.11.2013 tarih... yevmiye nolu ihtarname ile 20.11.2013 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedilmiş olduğu, Davacının davalıdan, tiği süre boyunca eksik ürün alımı ile ilgili olarak, satış taahhütnamesinin 10.maddesi inaden talepte bulunma hakkının şartlarının gerçekleşmediği, zira bu hususta sözleşmeyle kararlaştırılan hesaplama ve - tebliğ prosedürünün işletilmediği, Rekabet hukukuna aykırılık iddiasının dava konusu taleplerle ilgisinin olmadığı, sadece sözleşme sonrasına...
C bendi uyarıncael konulan ürünler üzerinde kendisinemülkiyet hakkının tanınması, Marka hakkınatecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindekimarkaların silinmesi veyamarka hakkınatecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası talebi, Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması taleplerinde bulunma hakkının varlığı kabul edilmiş ve tecavüzün durdurulması, refi, Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulmasına, fıkra uyarınca el konulan --------içeren ürünler üzerinde davacı tarafa mülkiyet hakkının tanınmasına, davacı tarafa ait tescilli markanın kullanıldığı ---- unsurlu tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına...
KLASİK VE ...” ibareli markaların açılan davalar sonucunda hükümsüz kılındığı iddia etmiş olsa da söz konusu markaların varlığı davalı yanın “...” ibaresi için “Hijyen sağlayıcı ürünler (pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri).” için tescilli olduğu ve bu sebeple bir kazanılmış hakkının mevcut olduğu anlaşılmaktadır....
"Hakkın kullanılması ile" ibaresine metinde yer verilmeyerek hüküm, Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu şekilde düzenlenmiş, metinden "tecavüz suretiyle elde edilen gelire sadece sınai mülkiyet hakkının sağladığı katkı" anlamının çıkmaması gerektiği düşünülmüş, ayrıca AB direktifinde de "hakkın kullanılması ile" ibaresine karşılık gelecek ifade bulunmadığı gözetilerek anılan ibarelere fıkrada yer verilmemiştir. Yapılan düzenleme ile davalıların davaların ve tazminat sorumluluğunun daha etkin hale getirilmesi amaçlanmıştır. Yine fıkranın (c) bendine göre yapılacak hesaplama sonucu hükmedilecek tazminatta dikkate alınacak kazancın "net kazanç" yani "kâr" olduğu vurgulanmıştır." denilmek suretiyle markanın satışlara muhtemel etkisi dolayısıyla elde edilen net kârdan indirim yapılmaksızın maddi tazminata hükmetmek gerekmektedir....
" "..." ve "..." "... ..." "... ..." ibareli markaları ile davalı tarafın tescilli “...” ibareli marka arasında 6796 sayılı SMK çerçevesinde mutlak ve nisbi ret nedenleri mevcut olmasına rağmen, YİDK kararının iptali isteminin reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olan davalı markası “...” markası ile müvekkili adına tescilli markalar arasında benzerliğin bulunduğunu, davalının "..." markası adı altında hiçbir kullanımı ya da haklı sebebe dayalı tescil hakkının olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : 1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....


