WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

nin taşınmazı intifa hakkı ile yüklü olarak iktisap ettiğini, dolayısıyla yeni malikin, eski malikin intifa konusu borç ve alacaklarına halef olduğunu, intifa ivazının eski malik ...AŞ'ye ödenmiş olduğunu, intifa hakkının terkin edilmiş olması sebebiyle yeni malik......

, ayrıca intifa hakkının da 29.5.2007 tarihinde sona ermesiyle davanın konusuz kaldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

Kuşkusuz intifa hakkı ancak tapu siciline tescil suretiyle kurulabileceğinden anılan belgelerin davalıya sağladığı hak yararlanma hakkından öte değildir. Kısaca, sözü edilen belgeler intifa hakkı tesisi için yeterli bulunmamaktadır. Ne var ki, az önce açıklandığı üzere 45 sayılı parsel üzerinde davalılardan ...’e ait muhdesat şerhi bulunduğundan bu şerhin terkini temin edilmeden davalıların elatmasının önlenmesi istenemez. Davanın reddedilmesi açıklanan sebeple doğrudur. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonuç bakımından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 9.3.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

hakkı üzerlerinde kalacak şekilde payların devredildiği, intifa hakkının satış sırasında tesis edildiği, davadan önceki aşamada davacı ile satış konusunda görüşmeler yapıldığı, dava dışı başka taşınmazlarda da davalı şirketin yetkilisi ...’ün akrabaları tarafından davalı şirkete pay satışlarının olduğu, davacının ise payını satmaktan vazgeçtiği, intifa hakkının satışla eş zamanlı olarak tesis edildiği bu tip durumlarda ön alım hakkının kullanılmasını bertaraf etmek ya da zorlaştırmak amacıyla bu hakkın tesis edildiğinin kabul edildiği, bu durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması nedeniyle intifa hakkının terkin edilmesi gerektiği, bu kabulün aksini davalıların kanıtlaması gerektiği, ancak davalılar tarafından bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmediğinden intifa hakkının terkinine karar verilmiş olmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... dahili davalılar vekilinin istinaf...

Oy hakkının intifa hakkı sahibine tanınmış olmasından başlı başına iptal davası açma hakkının da intifa hakkı sahibine tanındığı sonucunun çıkarılamayacağından yola çıkan ikinci görüş sahipleri ise iptal davası açma hakkının pay sahibine ait olduğunu savunur. Nitekim üçüncü görüş sahiplerine göre ise pay üzerinde intifa hakkı tanındığı durumlarda genel kurul kararı aleyhine iptal davası açma hakkının hem intifa hakkı sahibine hem de pay sahibine aittir (Bu görüşlerin ayrıntılı açıklamaları için bkz KENDİGELEN, Abuzer, Anonim Ortkalık Payı Üzerinde İntifa Hakkı, İstanbul 1994, s. 299 vd. Yazarın da intifa sahibinin yanı sıra pay sahibinin de iptal davası açma hakkı bulunuduğu görüşünü savunduğunu belirtelim). Konuya ilişkin tespit edilebilen tek Yargıtay kararı İse, Yargıtay 11. HD.'nin 28.05.1981 tarih 1981/2243 E. 1981/2768 K. sayılı karardır....

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirketin davalı şirkete petrol istasyonu inşaatı için verdiği yatırım bedeli ve diğer ödemelerin taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesi nedeni ile güncellenmiş değerini davalı bayi şirketten ve taşınmaz maliki/ intifa hakkı veren----- ile davacı şirket ile davalı bayi şirketin imzalamış olduğu 30/05/2006 tarihli bayilik ve işletmecilik sözleşmesini garanti ve taahhüt eden sıfatı ile imzalamalarından dolayı diğer davalılardan sebepsiz zenginleştiklerinden bahisle iadesini talep hakkının bulunup bulunmadığı; varsa miktarının ne olduğunun saptanması; noktalarında toplanmaktadır. İntifa Bedeli Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İntifa hakkının terkin edilip edilmediği hususunda İlgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. ------sayı ve 13.10.2021 tarihli cevabi yazısında, ------sahifeye aktarılan taşınmazın üzerindeki intifa hakkının------ ile yapılan yazışma gereği terkin edilmiş olduğu mahkememize bildirilmiştir....

nin babası olduğunu ve onun lehine intifa hakkı kurmak üzere davacı tarafından kendisine yetki verildiğini, bu yetki ile davacıya ait taşınmazlarda ... lehine 5 yıl süreli 50.000,00TL bedelli intifa hakkı tesis edildiğini ve tapuya şerh edildiğini ancak intifa bedelinin ödenmediğini, intifanın evlilik birliğinin devamı düşüncesiyle kurulduğunu fakat evliliğin fiilen bittiğini, intifa hakkının dayanağının kalmadığını, tarafların Almanya'da boşandıklarını ve üç yıldan fazladır ayrı yaşadıklarını, taşınmazların kira gelirlerini ise davalı ...'nin tahsil ettiğini belirterek ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5740 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 101 ada 1 parsel ve ... ili, ... ilçesi, ... Mevkii 34996 ada 4 nolu parseldeki taşınmazlar üzerinde davalı lehine tesis edilen intifa hakkının kaldırılmasını ve maddi tazminat alacağına mahsuben fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir....

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı kurum vekili, davalı Hazineye ait taşınmazlarda 49 yıl süreyle tesis edilen 14.10.1998 günlü intifa hakkı uyarınca taşınmazlarda tasarrufta bulunduklarını, davalı Hazinenin 26.11.2009 ve 19.03.2010 tarihli yazılarıyla davacının intifa hakkı sözleşmesine aykırı davrandığını belirterek hasılat payı ödenmesini ve intifa hakkının terkinini istemek suretiyle muaraza yarattığını ileri sürerek hasılat payı ile gecikme zammı nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, irtifak hakkı sözleşmesinin aynen ifasını ve 26.11.2009 ile 19.03.2010 tarihli işlemlerle haksız, hukuka aykırı olarak yaratılan muarazanın giderilmesini ve tahliyeye kalkışılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir....

-KARAR- Davacı vekili, ... markası altında bayilik faaliyeti gerçekleştirilen taşınmazda davacı şirket lehine 04.09.2023 tarihine kadar intifa hakkı verilip, tapu siciline tescil edildiğini, intifa hakkı bedelinin davalılara ödendiğini Rekabet Kurumunun kararları gereği intifa hakkının 02.09.2012 tarihinde sona ereceğini, 02.09.2012 ila 04.09.2023 tarihleri arası davacı yanca yerine getirilmiş edimler kapsamında davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduklarını, 02.09.2012 tarihi sonrası döneme tekabül eden intifa hakkı ile teknik yatırımlar için ödenen bedelin 12.03.2009 tarihine güncellenmiş değerini davalıların iadesi gerektiğini belirterek, davalı ...'dan 64,714,00 TL 'nin davalı ...'ten 21.572,00 TL'nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek, ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2004 gününde verilen dilekçe ile intifa ve irtifak hakkı şerhlerinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davada, 09.03.1998 tarihli görev verilmesine ilişkin İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine dayanılarak, davalı yararına tesis edilen intifa ve irtifak haklarının kaldırılması istenmiş, mahkemece istek kabul edilmiş, hükmü davacı idare temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Davacı, ......

UYAP Entegrasyonu