Öte yandan, verilecek ihya kararının, kapsamında kalan tüm imar parsellerinin maliklerinin mülkiyet haklarını etkileyeceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1). Somut olaya gelince; çekişmeli 7 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamıyla sabittir....
Öte yandan, verilecek ihya kararının, kapsamında kalan tüm imar parsellerinin maliklerinin mülkiyet haklarını etkileyeceği kuşkusuzdur. 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m. 26/1) Somut olaya gelince; çekişmeli 247 ada 1 parsel sayılı taşınmazda yapılan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya kapsamıyla sabittir....
Mahkemece, dava konusu 588 parsel sayılı taşınmazda elbirliği mülkiyeti devam ettiğinden bu parsel yönünden davanın reddine, 176 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davanın kabulüne; davalılara ait hisselerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmişlerdir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-3194 Sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmü gereğince; veraset yoluyla intikal eden kanun hükümlerine göre şuyulandırılan, Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yoluyla satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz....
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların miras bırakanları .... ve .... kadastral 370 ada 42 parsel sayılı taşınmazda paydaş iken 1999 yılında yapılan imar düzenlemesi sonucu oluşan 3782 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davacıların dava dışı belediye ile paydaş olduğu, davalı ...'e 06.12.1986 tarih, 17040 sayılı tapu tahsisi belgesi ile .... Belediyesine ait 370 ada 70 parsel sayılı taşınmazda 373 m2 yer tahsis edildiği, bu tahsis belgesine karşılık 1999 tarihinde yapılan imar düzenlemesi sonucu, 210 m2 miktarlı 3728 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tescil edildiği, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin davalı tarafından imarın kesinleşmesinden sonra inşa edildiği anlaşılmaktandır Bu durumda, davalının 3 parsel sayılı imar parselinde önceye dayalı ayni bir hakkının bulunmadığı, yapının da imardan sonra yapıldığı saptandığından, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 13.03.2014 gün ve 2013/21988 Esas - 2014/6939 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R – 1-Esenyurt Belediye Başkanlığının 04.04.2012 tarihli kararına göre yapılan imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvellerinin ilgili belediyeden istendikten, 2-En son yapılan uygulamasıyla davacının dava konusu taşınmazda payı 1071 ada 16 parsele gittiği iddia edildiğinden 1071 ada 16 parselin imar durumunun ilgili Belediye Başkanlığı İmar Müdürlüğünden istendikten, 3-Dava konusu taşınmaz ile imar uygulaması sonucu gittiği 1071 ada 16 parselin aynı imar...
içerir, önceki ziraatçi bilirkişi raporlarını irdeleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; orman mühendisi bilirkişiden taşınmaz bölümlerinin Orman Yasasına göre durumlarını belirleyen ve taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığını açıklayan rapor düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı ve böylelikle taşınmazın imar planı kapsamında kalması halinde, imar planının onay tarihi dava tarihinden önce ise bu tarihe kadar, aksi halde dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği tespit edilmeli; davacılar...
Hükmüne uyulan bozma ilâmında binanın yasaya uygun duruma getirilebilmesi için gereken iş ve işlemlerin bilirkişice belirlenmesi ve buna göre de infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm kurulması gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece bozmaya uygun bilirkişi incelemesi yaptırılmadan dava reddedilmiştir. Oysa yapılması gereken iş, bilirkişiden ek rapor alınarak inşaatın İmar Yasasına uygun duruma getirilmesi için gereken tüm iş ve işlemlerin ayrıntılı saptanması, buna göre de infazda tereddüt yaratmayacak biçimde hüküm kurulmasından ibarettir (HUMK.388 ve 389. md.). Diğer yandan, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden davacının vekâlet ücreti ve masrafla sorumlu tutulamayacağı bozma ilâmında belirtildiği halde davalı yararına vekâlet ücreti takdiriyle davacıdan tahsil kararı verilmesi de doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır....
Davacı, kayden paydaş olduğu .. ada 3 parsel sayılı taşınmazda davalı Ö.. E.. E.. Kurumları'na ait, Ö..S.. U.. Lisesi binasının yer aldığını, davalının taşınmazı haksız olarak kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı, taşınmazdaki binayı 2001-2012 yıllarında İ..D.. T.. Vakfın'dan kiralayarak ilkokul ve lise olarak eğitim ve öğretim faaliyetinde bulunduklarını, halen E.. E..Kurumları olarak binada kiracı olduklarını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davalı eğitim kurumunun G.. E.. A.Ş. tüzel kişiliğine bağlı eğitim kurumu olduğunu, davacının taşınmazdaki binada hakkı olmayıp, 3 numaralı parselde imar uygulaması sonucu paydaş iken, yapılan yeni imar uygulaması ile payının başka bir imar parseline gittiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının taşınmazda kiracı olup, taşınmazın tapuda İ..D..T.. Vakfı adına kayıtlı olması sebebiyle davalının husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar karar verilmiştir....
Mahkemece, dava konusu parselin bulunduğu yerde İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre uygulama yapılmadığı, bu parsel üzerindeki binaların ruhsatsız ve İmar Kanununa aykırı olarak kaçak yapıldığı nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili kararı temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki noter satış vaadi sözleşmelerinin konusu .. Mah. 461 ada 2 sayılı parsel bahçe cinsli 6780 m2'lik taşınmazda davalı adına 3/20 oranında kayıtlı taşınmazda davacılara ayrı ayrı 3-5 ve 8 nolu bölümlerin ve bu dairelere isabet eden arsa payının satış vaadine ilişkindir....
Şöyle ki, 25.09.2009 tarihli keşfe katılan ziraatçi bilirkişi, taşınmazın en az 25-30 yıldır ekilip dikildiğine dair hiçbir belirtiye rastlanmadığını, taşınmazda imar ihya çalışması yapılmadığını, taşınmazın tarım arazisi özelliğini kaybettiğini, bu haliyle taşınmazda tarımsal faaliyetin mümkün olmadığını ve taşınmazın özel mülkiyete tabi yerlerden olmayıp Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğunu beyan etmesine rağmen, 31.05.2011 tarihli keşfe katılan ziraatçi bilirkişi ise taşınmazın buğday ekili olduğu, taşınmazda 5-6 yaşlarında 8 adet ceviz ağacı bulunduğunu, taşınmazda imar ihya çalışmalarının takriben 40 yıl önce başlatıldığı, emek ve masraf ile imar ve ihyanın 35-40 yıl öncesinde tamamlanmış olduğunu beyan etmiştir. Her iki keşfe katılan ormancı bilirkişiler dava konusu taşınmazın geçmişteki kullanımının en doğru şekilde tespit edilebilmesine yarayan hava fotoğraflarını incelememişlerdir....


