Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin imar kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir. Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz. Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz....
Mahkemenin 21.09.2010 tarihli kararıyla, dava konusu parselin imar uygulaması ile oluştuğu ve yapının imar uygulamasından önce yapıldığı, davacı tarafa verilen sürede yapı bedelinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine 1....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … esasına kayden kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davası açıldığı, anılan Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın yargı görev yeri nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinde: "Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir....
Öyle ise, imar uygulaması neticesinde yapının imar parselinde kalmış olması nedeniyle 3194 sayılı Yasanın İmar Yasasının 18.maddesi hükmünde öngörülen kaim değere davalı tarafın müstehak olmayacağı kuşkusuzdur. Ne var ki; davacı tarafından temyiz edilmemiş olması sebebiyle anılan husus bozma nedeni yapılmamıştır. O halde mahkemece elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmiş olması doğru değil ise de davacının taşınmazına yapılanan kişi diğer davalıya satış yapan ... olup, haksız fiili yaratan kişinin de bu kişi olması sebebiyle davalının da bu yeri satın alması nedeniyle Borçlar Kanununun 50. ve 142. maddesi hükmü uyarınca her ikisinin birlikte yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu üzere sadece davalı ...'ın sorumluluğuna gidilmiş olması doğru olmadığı" gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, enkaz bedelinin davalı ...'...
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın imar uygulaması ile bedele dönüştürülüp tapudan terkin edildiğini, dava sırasında ortaya çıkacak hak ve alacaklar açısından takas/mahsup taleplerinin olduğunu, % 40 oranında düzenleme ortaklık payı düşülmesi gerektiğini, imar uygulamasından kaynaklanan değer artışının talep edilemeyeceğini, her ne kadar dava konusu taşınmaz 5747 sayılı Büyükşehir Belediye Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5747 sayılı Kanun) ile kurulan ve 2009 yılında tüzel kişilik kazanan ......
İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacının ihaleye konu taşınmazda, Seyhan Belediye Encümeni'nin imar uygulaması yapılması yönünde alınan 2018 tarihli kararı ile DSİ ile hissedar konumuna geldiği, ancak dava konusu parselin oluşumunu sağlayan imar uygulaması işleminin Mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle yeniden imar uygulaması yapılması yönünde Seyhan Belediye Encümeni'nce karar alındığı ve yeni yapılmakta olan imar uygulamasında … ada içinde yer alan tüm parsellerin birleştirilerek tek parsel hâline geleceğinin bildirildiği, anılan belgelere göre taşınmaz üzerinde davacı adına kayıtlı iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı bir iş yerinin (yapının) 2004 yılından bu yana bulunduğu, tapu kaydında niteliği arsa vasfında olan taşınmazın üzerinde bulunan yapının davacıya ait olduğu, taşınmazın bedel tespiti yapılırken muhdesat bedelinin dikkate alınmadığı, Bu durumda, ihale işlemlerinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, arsa vasıflı taşınmaz üzerinde bulunan yapı bedelinin taşınmazın...
Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.01.2014 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25778 ada 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından ...Kalanbaklı'nın payını Mahmut Köymen'e satışı nedeniyle davacıların önalım haklarını kullanarak bu payın adlarına hükmen tescilini sağladıklarını, taşınmazın tapu kaydında imar uygulamasından dolayı davacıların kendi paylarında 1000 TL (eski para birimiyle) ve ...'...
İletişim Hizmetleri A.Ş vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddine karar vermek gerektiği, davacı Hazine vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davaya konu taşınmazın getirtilen tedavül kayıtları ile bilirkişi raporundaki tespitlerin çelişkili olduğu ve tam olarak denetlenemediği, taraflara ait taşınmazların imar öncesinden itibaren tedavül kayıtlarının ve krokilerinin getirtilmesi, gerek kadastral kayıtlar, gerekse imar kayıtları mahalline keşfen uygulanarak dava konusu binaların bulunduğu alanın imar öncesi hangi parsel veya parsellerde kaldığının belirlenmesi, bu hususun fen bilirkişi raporuna yansıtılması, akabinde niza konusu binaların yaşları da tespit edilerek imar öncesi mi, yoksa imar sonrası mı inşâ edildiklerinin saptanması, bu şekilde imar ile oluşan bir taşkınlığın olup olmadığının tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespiti ile var ise davalının imar öncesinde hukuken korunmaya değer bir hakkının bulunup bulunmadığının açıklığa...
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda imar parselinin oluşumuna ilişkin Seyhan Belediyesinin 08.06.1998 tarihli ve 3270 sayılı Encümen Kararına istinaden 42 no'lu imar uygulamasının yapıldığı, 42 no'lu imar uygulamasına ilişkin idare mahkemesinin iptal kararının bulunmadığı, imar uygulaması idare mahkemesince iptal edilmediği sürece davacı tarafından açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kök parselin ihyası ile Hazine adına tescili, mümkün olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir. Tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği) bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır....


