Dava dosyasında mevcut 10.12.1979 günkü takdiri kıymet komisyonu raporunun incelenmesinden; taşınmazın yerinin, cins ve nev'inin, alanın, m2 fiatının, üzerindeki bina değerinin açıklandığı ve bu haliyle raporun usule uygun biçimde düzenlendiği, öte yandan kıymet takdirinin yapılacağı günün davacıya bildirilmemesi, taşınmaz için takdir edilen bedelle ilgili olduğundan, buna ilişkin itirazın yukarıda belirtilen yasa kuralı gereği adliye mahkemesinden açılacak bedel arttırımı davasında incelenebileceği, bu hususun kamulaştırma işlemini idare hukuku açısından sakatlamıyacağı nedeniyle kamulaştırma işlemine yönelik davanın redi gerektiği oyu ile karara karşıyım....
Zira, imar planının uygulanması nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, idarenin imar kanunundaki hükümlere uygun hareket edip etmediği ve kamulaştırma kanunu hükümleri uyarınca kamulaştırma işleminin tesisinin zorunlu olup olmadığı ve bu işlemin hangi idare yada idarelerce gerçekleştirileceğinin tespiti ancak bu konuda açılacak iptal davası ile açıklığa kavuşturulabilecektir. Bedel tespiti ve tescili ise ancak kamulaştırma işleminin gerekliliği ve kamulaştırmayı yapacak idarenin tespitinden sonra kamulaştırma sürecinin bir parçası, tamamlayıcısı niteliğindedir....
Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde-1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; noter tebligatı yapılmamış olmasına rağmen, yapılan işlemler nedeniyle imar uygulamasından haberdar olunduğunu, zamanaşımı süresinin sona erdiğini, idari yargının görevli olduğunu, hak düşürücü sürenin sona erdiğini ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki davacılar ile davalı idare arasındaki imar uygulaması sonucu bedele dönüştürülen payın karşılığının artırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) geçici 12 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1....
Usûlü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir. 4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesi: “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır....
sayılı parselde yer alan taşınmazın yürürlükteki 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen "Park Alanı" olarak ayrıldığı halde kamulaştırılmayarak mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufunun hukuken kısıtlandığın bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmaz bedeli olarak 9.000,00-TL (Islah edilmiş haliyle 345.600,00-TL) ile taşınmazdan yararlanamamaktan kaynaklı 1.000,00-TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir....
Dava imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir....
Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. b)İkinci koşul, yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır; c)Üçüncü koşul ise yapıyı yapanın (malzeme sahibinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir. Uygun bedel genellikle yapı için gerekli olan arsa miktarının dava tarihindeki gerçek değeri olarak kabul edilmekte ise de, büyük bir taşınmazın bir kısmının devri gerektiğinde geri kalan kısmın bedelinde noksanlıklar meydana gelecekse, bunlar taşınmaza bağlı öteki zararlar da göz önünde bulundurularak hak ve yarar dengesi kurulması suretiyle hesaplattırılmalı, iptale konu zemin bedeli arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmeli, önceden ödenmiş bedel var ise bu miktar ödenecek bedelden mahsup edilmelidir....
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 15/06/2021 tarih ve E:2020/2235, K:2021/8265 sayılı kararıyla; Taşınmazın güncel imar durumu ile mülkiyete ilişkin güncel durumu tespit edildikten sonra, dosya kapsamındaki 2013 yılına ilişkin hesaplamaya dair bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin de giderilmesi suretiyle taşınmaz bedeli tespit edilerek uyuşmazlığın esası hakkında yeniden karar verilmesi ve hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibarıyla talep edilen miktar için, dava tarihinden geçerli olmak üzere, ıslah edilen kısım için ıslah tarihi itibarıyla hesaplanması, Öte yandan, bozmaya uyulması halinde, yeniden yapılacak yargılamada, alınacak bilirkişi heyeti raporunda ortaya çıkan bedel ve 06/11/2015 tarihli ilk ıslah dilekçesinde talep edilen bedel dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılarak, ...İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir....
Mahkemece, davalının taşınmazı üzerine yaptığı binanın davacı taşınmazına taşan kısmının ana binadan bağımsız olarak yıkılmasının mümkün olmadığı, bu kısma yönelik müdahalenin men'i için binanın tamamının yıkılması gerektiği, taşan binanın ve taşılan arsanın bilirkişi tarafından belirlenen değerleri karşılaştırıldığında arada fahiş bir farkın bulunduğu, binanın büyük kısmını kendi taşınmazı üzerine yapan davalının, davacı taşınmazına bilerek taşma yaptığına yani iyiniyetli olmadığına dair delil bulunmadığı, hak-yarar dengesi karşılaştırıldığında davalının binasının tamamen yıkılması yerine, davacıya ait taşılan arsa kısmının mülkiyetinin bedeli mukabilinde davacıya verilmesinin hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de; kayıttan veya mülkiyetten kaynaklı bir hakkı bulunmayan davalının dava konusu binayı imar uygulamasından sonra taşınmazın çapının belli olduğu dönemde yaptığı anlaşıldığından ve çapa bağlı taşınmazda iyiniyet iddiası dinlenemeyeceğinden, mülkiyet...


