WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Davacı vekili; davacının, davalılardan Berkan Karaman ile arkadaş olduğunu, arkadaş olmalarını takiben iki gün sonra Berkan Karaman’ın davacıyı zorla bir arabaya bindirip, hürriyetinden alıkoyarak, Keçiören’de bir kömürlüğe götürerek iki kez zorla ilişkiye girdiğini, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğini, bu suç nedeniyle yargılanıp ceza aldığını belirterek, aile başkanı sıfatıyla ... ve ...; haksız eylem faili olarak da Berkan Karaman’dan manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; davalılardan Berkan Karaman’ın ceza yargılaması sonucunda, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kararı Yargıtay 14. Ceza Dairesinden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davanın hukuki sebebinin belirlenmesi hakimin görevidir....

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Mahkememizin ---- Esas sayılı asıl davasında, bu davanın davalısı ------ yönünden, davalının iflas etmiş olması, bu sebeple davanın onun yönünden ikinci alacaklılar toplanmasının yapılmasından sonra on güne kadar duracak olması ve ikinci alacaklılar toplantısının uzun süre yapılamamış olması (hüküm tarihi itibariyle hala yapılmamış olması) nedeniyle, davanın diğer davalılar yönünden sürüncemede kalmaması amacıyla tefrik kararı verilmiş, tefrik neticesinde dava Mahkememizin ----Esas numarasını almıştır.Eldeki dava 22/01/2017 tarihli trafik kazası nedeniyle sigortalısına tazminat ödemesi yapan davacı sigortacının araç malikine karşı açtığı rücuen tazminat davasıdır.Davalı ... tasfiyesinin----....

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının kurumlar vergisi üzerinden bir katı aşan tutarda kesilen vergi ziyaı cezası dışında kalan kısımlarının hukuka ve usule uygun olduğu; kurumlar vergisi üzerinden bir katı aşan tutarda kesilen vergi ziyaı cezası yönünden ise, olayda, davacı şirket tarafından ilgili yıl defter ve belgelerin, defter ve belge isteme yazısının tebliğine karşın incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle tarhedilen kurumlar vergisi üzerinden , 213 sayılı Kanunun 344. ve 359. maddelerinin takbiki suretiyle, üç kat vergi ziyaı cezası kesilmiş ise de, dayanak … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu ve bu raporun atıfta bulunduğu … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda, incelemenin, esas itibarıyla davacı tarafından sunulan ilgili yıl defter ve belgeler nazara alınarak düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporundaki veriler done alınarak yapıldığı, ikinci kez istenen yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi...

Dönem Toplu Sözleşmenin, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı İkinci Kısmının, ''Kamu Görevlilerinin Geneline Yönelik Toplu Sözleşme'' başlıklı Birinci Bölümünün, ''Toplu Sözleşme İkramiyesi'' başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, "üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine ibaresi, kamu görevlisi sendikasının kurulu olduğu hizmet kolundaki sendika üyesi olabilecek toplam kamu görevlisi sayısının en az %1'inden fazla sendika üyesi kaydeden sendikalara üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine şeklinde" ibaresinin; 2- Aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan, ''Birinci fıkraya göre üye sayılarının tespitinde, ödeme tarihi itibarıyla Resmi Gazete’de en son yayımlanan '4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına İlişkin İstatistik Hakkında Tebliğ' esas alınır.'' düzenlemesinin; iptali istenilmektedir....

a ait 2011/360 esas - 2012/50 karar sayılı dosyanın konduğu ve Dairenizin 2014/6881 esas-2014/13456 sayılı kararıyla 02.06.2014 tarihinde ONANARAK kesinleştiği, Dairenizin 10.06.2013 tarih 2013/12859 - 2013/15818 sayılı BOZMA kararı üzerine tekrar temyiz edilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/2014-15619 sayılı tebliğnamesiyle 12.03.2014 tarihinde Dairenize gönderilerek 2014/6891 esasa kaydedilen dosyanın davacı Mehmet Salih Doğan'a ait 22.10.2013 gün ve 2013/490 esas- 2013/333 karar nolu dosya olması gerekirken, davacı Yılmaz Atala'ya ait 22.10.2013 tarih ve 2013/232 Esas - 2013/330 karar nolu olduğu ve yanlışlıkla konulduğu ve Dairenizce 2014/6881 esasına kaydedilen dosyada, fiziki dosya ile uyap kayıtlarının farklı olması nedeniyle dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi yerine, yerel mahkemece dosyalar karıştırılarak ikinci kez inceleme yapılmak suretiyle karar verildiği yapılan yazışmalardan ve UYAP sistemindeki kayıtların incelenmesinden anlaşıldığı, ikinci verilen...

HMK’nun yürürlükte olduğu 01.10.2011 tarihinden sonra ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için ilk takipsiz bırakılma işleminin de 01.10.2011 tarihinden sonra olması gerekir. Somut olayda, davanın 10.12.2010 tarihinde açıldığı, 11.02.2014 ve 17.11.2015 tarihlerinde iki defa takipsiz bırakıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra dosyanın iki kez takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

Dava, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, davacı davalıların hatalı protez işlemi ve fizik tedavisi nedeniyle ikinci ve üçüncü kez ameliyat olmak zorunda kaldığını, buna rağmen durumunda iyileşme olmadığını belirterek, maddi ve manevi zararların tazminini istemiş, davalılar kusur ya da ihmalleri olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Genel Kurulu’ndan alınan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. O nedenle ... memuru ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir....

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, vergi müfettişi tarafından yapılan defter incelemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, başka bir vergi müfettişinin raporu dayanak olarak gösterilerek bir belgenin sahteliğinin ispat edilemeyeceği, incelemenin iş yerinde yapılması gerektiği, birinci kez özel usulsüzlük cezası kesildikten sonra verilecek süre sonunda da ibraz görevinin yerine getirilmesinin ibraz etmeme kabul edilerek resen takdir yoluna gidilmesi gerektiği, hatta ikinci kez özel usulsüzlük cezası kesilmesini ve tebliği beklemekte fayda olduğu, tutulan tutanakta defter ve belgelerin varlığının tespit edildiği fakat davacı şirketin temsilcisinin muhasebeciden defteri almakta güçlük çektiğini ve dava yoluna gideceğini, alır almaz ibraz edeceğini beyan ettiği, bu durumun ifade edilmesine rağmen inceleme elemanının ifadeyi dikkate almadığı, başka bilgi ve belge isteme yoluna gitmediği, ret yönünde verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir....

olarak hükmedilir.”, 13. maddesinde “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. ” hükümleri yer almaktadır....

/2018 tarihinde yani ilk tebliğin ertesi günü çıkarıldığı, bir müddet ikametgahtan geçici surette ayrılma durumunun olabileceği ihtimali göz önüne alınmaksızın tayin olunan bir günlük sürenin münasip bir süre kabilinden sayılamayacağı, ayrıca adrese ikinci kez gidişte evrakın hangi sebeplerle tebliğ edilemediği hususunun tebliğ alındısına şerh ve imza edilmediği, kapıya yapıştırılan pusulanın "tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini" içermediği, buna göre davacının merniste kayıtlı adresine ikinci kez çıkarılan tebliğ evrakının, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinin 4. fıkrasında belirlenen usule uygun olarak tebliğ edilmediği ve usulsüz tebliğ neticesinde defter ve belge ibraz yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır....

UYAP Entegrasyonu