faturalar incelendiğinde, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı/borçlu tarafından müvekkile kesilen faturalarda tutarsızlıklar ve hatalar olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, müvekkil şirket ile davalı/borçlu arasında -----” anlaşması bulunmamasına rağmen, davalı/borçlu tarafından haksız ve sözleşmeye aykırı olarak faturalandırdığını, bu tespit neticesinde, davalı/borçlu’ya Ocak 2017 döneminde iade faturası kesilmiş olup, işbu faturanın davalı/borçlu tarafından ödendiğini, davalı/borçlu tarafından ödenen iade faturasından sonra, müvekkil şirkete kesilen faturalarda tutarsızlıklar ve hataların devam ettiği bir kez daha tespit edilmiştir ....
in elinde kalan çeki tekrar tedavüle çıkarttığını, müvekkilinin bu nedenle aynı çek yaprağı için ikinci ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, ikinci ödemeye basiretli tacir gibi davranmayan davalı Banka'nın yol açtığını ve diğer davalının da bu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, ikinci kez tedavüle çıkan çeke davalı banka tarafından karşılıksız şerhinin işlenmesi, müvekkilinin Merkez Bankası nezdinde tutulan kara listeye alınması ve bu çeke dayalı olarak icra takibi başlatılması karşısında müvekkilinin ticari itibarının da sarsıldığını ileri sürerek, çek bilgilerinin kara listeden kaldırılmasına, 88.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Banka vekili, davacının talimatı üzerine çek bedelinin diğer davalı ... adına havale edildiğini, bankanın Konya ... Sanayi Sitesi Şubesi tarafından havale tutarı olarak 75.000,00 TL'nin davalı ...'...
Davacının ilk ıslah dilekçesindeki bedel üzerinden tazminata karar veren UHH kararına taraf vekilleri itiraz etmiş; İHH tarafından, davacının davasının belirsiz alacak davası olduğu, talebin yükseltilmesine ilişkin ilk dilekçenin "bedel artırımı" ve ikinci dilekçenin "ıslah" dilekçesi olduğu, davacının ikinci dilekçesindeki bedeli talep edebileceği, ancak kaza ve poliçe tanzim tarihi nedeniyle TRH 2010 Tablosu ve 1,8 teknik faiz ile tazminatın hesaplanmasının gerektiği, bu nedenle de ilk aktüer raporundaki bedelin hüküm altına alınmasının doğru olduğu gerekçesiyle, taraf vekillerinin itirazının reddine karar verilmiştir. Dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair açık ifade bulunmadığı için, İHH'nin dava türüne ilişkin nitelemesi hatalı olduğu gibi, davacının tazminat talebini iki kez yükseltebileceği kabulü de yerinde olmamıştır....
taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08/10/2019 tarih, 2019/2509 Esas ve 2019/4435 sayılı ikinci bozma ilamı ile; davacı ...’e yönelik eylemler nedeniyle davacılar yararına daha üst seviyede manevi tazminat verilmesi gerekçesiyle bozma kararı verildiği, ikinci bozma kararı sonrası mahkemece ilk kararında hükmolunan manevi tazminat tutarlarını aşacak şekilde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır....
Bu sebeple öncelikle; Davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine ait aracın onarımı yapıldıktan sonra yeniden ortaya çıkan hasar nedeniyle ...’da bulunan dava dışı ... Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti’nce onarımı yapılarak 17.01.2014 tarih ve 276756 nolu ve 4.000.03 TL bedelli fatura düzenlendiğinden, ikinci onarımı yapan dava dışı şirketten aracın onarımı ile ilgili teslim belgesi, iş emri ve araçta tespit edilen hasar ve arızalar ile araca yapılan onarımı gösteren tüm belge ve servis kayıtları getirtildikten sonra, yeniden seçilecek otomotiv konusunda uzman teknik bilirkişiden, davacıya ait araçta oluşan ve dava dışı ... Otomotiv San. Tic. Ltd....
Belediye Başkanlığı vekilinin yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden ihbar olunanların yokluklarında duruşmaya başlanarak sözlü açıklamalar da dinlenip ikinci kez verilen geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, malikin rızası ile bedelsiz terk edilen taşınmazların daha sonra yapılan imar uygulamaları ve protokollerle kamu alanından çıkartıldığı ve dava dışı kurum ve vakıflara tahsis edildiği, yapılan imar uygulaması sırasında yasal ... oranının aşılması nedeniyle tapu iptal tescil, bina ve eklerinin yıkımı, terditli olarakta kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili veya terk amacına uygun olarak davalı idare adına tapuya tescil ve ecrimisil istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre dava konusu parsellerin kök 1042 ada 7 parsel sayılı...
Davacı tarafça ikinci kez yenileme talebinin sehven kabul edildiği ve duruşma günü verilmiş olduğu anlaşıldığından davacının maddi ve manevi tazminat davalarının açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
aleyhine 12/06/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebinin feragat nedeni ile reddine manevi tazminat talebinin reddine dair verilen 26/11/2013 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosya kapsamından; davacı asılın dava tarihi itibarıyla akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olduğu, davacının vasisi ... tarafından verilen vekaletnameye istinaden Avukat ... tarafından yargılamanın takip edildiği ve kararın da anılan vekil tarafından temyiz edildiği, ancak mahkemenin karar tarihinden sonra davacının vasisinin değiştiği ve ......
Açıklanan tüm bu sebeplerle mahkeme kararının ikinci kez ıslah yoluna başvurulamayacağı ve ikinci ıslah dilekçesine göre karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönünde tezahür eden görüşüne katılmıyorum.24/12/2019...
üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; "fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması ve haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği" vurgulanmıştır....


